Her Şeyden Allah’ın Nuruna Bir Kapı Açılır

Her şeyden Cenab-ı Hakk’ın nuruna bir kapı açılır. Bu kapılardan birisinin kapanması, gayr-i mütenâhî sair kapıların da kapanmasını istilzam etmez.

08 Haziran 2019 Cumartesi 00:11
Bu haber 149 kez okundu
Her Şeyden Allah’ın Nuruna Bir Kapı Açılır
banner39
 
Her şeyden Cenab-ı Hakk’ın nuruna bir kapı açılır. Bu kapılardan birisinin kapanması, gayr-i mütenâhî sair kapıların da kapanmasını istilzam etmez.



İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

İnsanların öyle eblehleri vardır ki, şeffaf bir zerrede şemsin timsalini veya bir çiçeğin renginde şemsin tecellisini görse, şemsin o timsal ve tecellisinden hakikî şemsin bütün levazımatını, hatta âleme merkez olmasını ve seyyarata olan cezbini talep edip isterler. Maahâzâ, o zerrede veya o çiçekte gördüğü timsal ve tecellinin bir arızadan dolayı kayboldukları zaman, basar ve basiretinin körlüğü dolayısıyla, hakikî şemsin inkârına zehab ederler.

Ve keza, o eblehler tecelli ile husûle gelen vücud-u zıllîyi vücud-u hakikî ve aslîden fark edemezler, birbiriyle iltibas ederler.

Bunun için, bir şeyde şemsin timsalini, gölgesini gördükleri zaman, şemsin hararetini, ziyasını ve sair husûsiyatını da istemeye başlarlar.

Ve keza, o eblehler, sinek, böcek ve sair küçük ve hasis şeylere bakarken, onlarda pek yüksek bir eser-i sanat ve hikmet görmekle derler: “Sâni bunlara pek fazla ehemmiyet vermiştir. Bir sineğin ne kıymeti olabilir ki, bu kadar masraflara, külfetlere mahal olsun?”

Arkadaş! Bu gibi eblehleri ikna ve işkâllerini def’ için dört şeyin bilinmesi lâzımdır:

Birincisi: Cenab-ı Hakk’ın rububiyetinin kemaliyle alâkadar olan her şey O’nu tavsif eder; fakat o şeyin, rububiyetine mazhar olduğu münasebetiyle, kemalinin de mahall-i tecellisi olur. Fakat o kemal ile muttasıf olamaz.

İkincisi: Her şeyden Cenab-ı Hakk’ın nuruna bir kapı açılır. Bu kapılardan birisinin kapanması, gayr-i mütenâhî sair kapıların da kapanmasını istilzam etmez. Fakat hepsinin bir miftah ile açılması mümkündür.

Üçüncüsü: İlm-i muhitten in’ikâs eden kader, her şeyde esma-i nuriyeden bir hisse tersim etmiştir.

Dördüncüsü: “Bir şeyin olmasını murad ettiği zaman, Onun işi sadece ‘Ol!’ demektir, o da oluverir.” [Yâsin Sûresi: 82.] “Sizin yaratılmanız da diriltilmeniz de tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir.” [Lokman Sûresi: 28.] Bu âyetlerin sarahatine göre, her şeyin vücudu “Kün!” emriyle bağlı olduğu gibi, bütün eşyanın icad ve sonradan ihyaları bir nefs-i vâhidenin icad ve ihyası gibidir. Demek, icad Cenab-ı Hakk’a isnad edilirse, bu kadar rahat ve kolay olur, amma esbaba veya eşyanın kendilerine isnad edildiği zaman, bütün ukalânın ve eblehlerin hükümlerinden neş’et eden muhâlâtı kabul etmeleri lâzım gelir.

Mesnevî-i Nuriye, s. 118

Lûgatçe:

basar: Görme.

ebleh: Pek akılsız, ahmak, aptal, bön, alık, budala.

esbab: Sebepler, vasıtalar.

gayr-i mütenâhî: Sonsuz, sonu olmayan, nihayetsiz.

ihya: Canlandırma, diriltme, hayat verme.

ilm-i muhit: Her şeyi ihata edici, kuşatıcı ilim.

in’ikâs: Aksetme, yansıma.

istilzam: Gerektirme.

işkâl: Müşküllük, anlaşılma güçlüğü, güçlük.

kün: Arapça “Ol!” emri.

maahâzâ: Bununla birlikte, böyle olmakla beraber.

miftah: Anahtar.

rububiyet: Cenab-ı Hakk’ın her zaman, her yerde, her mahlûka muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onu terbiye etmesi ve idaresi altında bulundurma vasfı.

Sâni: Her şeyi sanatlı olarak yaratan Allah.

şems: Güneş.

tersim: Resmini çizme, resmini yapma.

vücud-u zıllî: Gölgemsi varlık; yansıma ile elde edilen varlık.

ziya: Işık.



KAYNAK: YENİ ASYA


ADMİN 1
Anahtar Kelimeler: Allah ın Nuru

    Yorumlar

Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner38

banner37

banner34