Öne Çıkanlar tokal medikal hastanesinde doktora şiddet YAGDA UN KAVURMAK KANSER RİSKİ İstanbul Uluslararası Özel Sektör ve Kalkınma Merkezi Gaziantep Merkez Nöbetçi Eczane Listesi 04.09.2012 2013 Ebru gündeş Bayramda Nerede

Bu haber kez okundu.

Hizmetin Mükâfatı Hizmet İçinde Derc Edilmiş

 
Ey sa’y ve ameldeki lezzet ve saadeti bilmeyen tembel insan! Bil ki, Cenab-ı Hak, kemal-i kereminden, hizmetin mükâfatını hizmet içinde derc etmiştir.



SEKİZİNCİ NOTA

Ey sa’y ve ameldeki lezzet ve saadeti bilmeyen tembel insan! Bil ki, Cenab-ı Hak, kemal-i kereminden, hizmetin mükâfatını hizmet içinde derc etmiştir. Amelin ücretini nefs-i amel içinde koymuştur. İşte bu sır içindir ki, mevcudat, hatta bir nokta-i nazarda câmidât dahi, evâmir-i tekviniye tabir edilen hususî vazifelerinde, kemal-i şevk ile ve bir çeşit lezzet ile evâmir-i Rabbaniyeyi imtisal ederler. Arıdan, sinekten, tavuktan tut, tâ şems ve kamere kadar her şey kemal-i lezzetle vazifesine çalışıyorlar. Demek hizmetlerinde bir lezzet var ki, akılları olmadığından akıbeti ve neticeleri düşünmeden, mükemmel vazifelerini îfâ ediyorlar.

Eğer desen: “Zîhayatta lezzet kabildir. Cemâdâtta nasıl şevk ve lezzet olabilir?”

Elcevap: Cemâdât kendi hesaplarına değil, onlarda tecelli eden esma-i İlâhiye hesabına bir şeref, bir makam, bir kemal, bir güzellik, bir intizam isterler, arıyorlar. O vazife-i fıtriyelerinin imtisalinde, Nurü’l-Envar’ın isimlerine birer ma’kes, birer âyine hükmüne geçtiğinden tenevvür eder, terakki eder.

Meselâ, nasıl bir katre su, bir zerrecik cam parçası, zatında ziyasız, ehemmiyetsiz iken, sâfî kalbiyle güneşe yüzünü çevirse, o vakit o ehemmiyetsiz, ziyasız katre ve cam parçası, güneşin bir nevi arşı olup senin yüzüne de tebessüm eder. İşte bu misal gibi, zerrat ve mevcudat, cemal-i mutlak ve kemal-i mutlak sahibi olan Zat-ı Zülcelâl’in isimlerine vazifeperverlik cihetinde âyine olmalarıyla, o katre ve zerrecik şişe gibi gayet aşağı bir dereceden gayet yüksek bir derece-i zuhura ve tenevvüre çıkıyorlar. Madem vazife cihetinde gayet nurânî ve yüksek bir makam alıyorlar; lezzet mümkün ve kabil ise, yani hayat-ı ammeden hissedar iseler, “Gayet lezzetle o vazifeleri görüyorlar” denilebilir.

Vazifede lezzet bulunduğuna en zâhir bir delil: Sen kendi âzâ ve duygularının hizmetlerine bak. Her biri, beka-i şahsî, beka-i nev’î için ettikleri hizmetlerinde ayrı ayrı lezzetleri var. Nefs-i hizmet, onlara bir telezzüz hükmüne geçiyor. Hatta hizmeti terk etmek o uzvun bir nevi azabıdır.

Mesnevî-i Nuriye, Zühre, s. 177-178
LÛ­GAT­ÇE:

câmidât: cansızlar.

cemâdât: cansız varlıklar.

derc etmek: koymak.

evâmir-i Rabbaniye: Allah’ın terbiye ve idare kanunları.

evâmir-i tekviniye: yaratılışla ilgili emirler, işler.

imtisal: emre tamamen uyma, gerekeni yapma, alınan emre boyun eğme.

kamer: ay.

kemal-i lezzet: lezzetin mükemmelliği, tam ve mükemmel lezzet.

ma’kes: ayna.

nefs-i amel: amelin kendisi, amelin tâ kendisi.

Nurü’l-Envar: tüm aydınlık ve ışıkların kaynağı, nurların nuru olan Allah.

sa’y: iş, çalışma, çabalama.

şems: güneş.

tenevvür: nurlanma, parlama, aydınlanma.

terakkî: ilerleme.

vazife-i fıtriye: fıtrî vazife, yaratılıştan gelen vazife.

zîhayat: hayat sahibi.

ziya: ışık.


KAYNAK: YENİ ASYA


ADMİN 1

Anahtar Kelimeler:
HizmetMükafatRisale I Nur
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34