İman İlmi, Ekmek ve Su Gibidir

İman İlmi, Ekmek ve Su Gibidir

12 Haziran 2019 Çarşamba 03:31
Bu haber 165 kez okundu
İman İlmi, Ekmek ve Su Gibidir
banner39
 
Salisen:


Aziz kardeşlerim, bahar ve yazın meşgaleleri, hem gecelerin kısalması, hem Şuhur-u Selâsenin gitmesi ekser kardeşlerimin bir derece hisse alması ve daha sair bazı esbabın bulunması elbette bir derece neşeli kış dersine fütur verir. Fakat onlardan gelen fütur size fütur vermesin. Çünkü o dersler ulûm-u imaniyeden olduğu için, bir insan yalnız kendi nefsine dinlettirse yeter. Bahusus siz daima bir-iki hakikî kardeşi de bulursunuz.

Hem o dersi dinleyenler yalnız insanlar değil. Cenab-ı Hakk’ın zîşuur çok mahlûkatı vardır ki, hakaik-ı imaniyenin istimaından çok zevk alırlar. Sizin o kısım arkadaşınız ve müstemi’leriniz çoktur.

Hem mütefekkirâne, o çeşit sohbet-i imaniye, zemin yüzünün bir manevî ziyneti ve medar-ı şerefi olduğuna işareten biri demiş:

[Farsça bir beyit] Yani: Semavat zemine gıbta eder ki; zeminde hâlisenlillâh sohbet ve zikir ve tefekkür için, bir-iki adam, bir-iki nefes, yani bir-iki dakika beraber otururlar; kendi Sâni-i Zülcelâl’inin çok güzel âsâr-ı rahmetini ve çok hikmetli ve süslü âsâr-ı sanatını birbirine göstererek Sâni’lerini sevip sevdirirler, düşünüp düşündürürler.

Hem de ilim iki kısımdır: Bir nevi ilim var ki, bir defa bilinse ve bir iki defa düşünülse kâfi gelir. Diğer bir kısmı, ekmek gibi su gibi her vakit insan onu düşünmeye muhtaç olur. Bir defa anladım, yeter diyemez. İşte ulûm-u imaniye bu kısımdandır. Elinizdeki Sözler ekseriyet itibarıyla inşaallah o cümledendir.

Bütün kardeşlerimize birer birer selâm ediyorum. Zannederim müfarakat ihtimalinden, ikimizden ziyade Hakkı Efendi kardeşimiz daha ziyade sevap kazanmak emaresi olarak, daha ziyade müteessirdir. Fakat Cenab-ı Hak hakkımızda çok emarelerle inayet ve rahmetini gösterdiğinden, sûrî iftirakımız vuku bulsa, bir eser-i inayet ve rahmet olduğunu telâkki etmeliyiz.

Rabian: Sizin gibi hakikate yetişmiş ve hakikatteki hakikî teselli ve esaslı sevinci bulmuş zatlara, envar-ı imaniyenin ve esrar-ı Kur’âniyenin neşirlerine karşı ehl-i dalâletin ve şeytanların desaisle tehacümünden neş’et eden müşkülât ve gam ve kedere karşı sabır ve metanet et ve hüzün ve merak etme demeye ihtiyaç hissetmem.

Hem her vakit beklediğim, ehl-i zındıkanın bana hücumu gayretli talebem, cesaretli biraderzâdem olan uhrevî kardeşimden başlaması muhtemel olmakla beraber, hıfz-ı Kur’ânî her müşkülâta galip ve lezzet-i hizmet-i imaniye her kederi unutturur, itikadında olduğumdan, seni teşcî’ ve teşvike lüzum görmem.

Barla Lâhikası, mektup no: 214, s. 299


LÛ­GAT­ÇE:

âsâr-ı rahmet: Rahmet eserleri.

desais: Desiseler, aldatmalar.

ehl-i zındıka: Dinsizler.

envar-ı imaniye: İman nurları.

esbab: Sebepler.

esrar-ı Kur’âniye: Kur’ân sırları.

fütur: Usanç, gevşeklik.

hakaik-ı imaniye: İman hakikatleri.

hâlisenlillâh: Allah için, ihlasla.

istima’: Dinleme.

lezzet-i hizmet-i imaniye: İman hizmetinin lezzeti.

müfarakat: Ayrılık.

müstemi’: Dinleyen, işiten.

mütefekkirâne: Tefekkür ederek.

neş’et etmek: Meydana gelmek.

Sâni-i Zülcelâl: Celâl sahibi ve her şeyi sanatla yaratan Allah.

Şuhur-u Selâse: Üç aylar; Recep, Şaban ve Ramazan.

tehacüm: Hücum etme.

teşcî: Cesaretlendirme.

ulûm-u imaniye: İman ilimleri.

zîşuur: Şuur sahibi.




KAYNAK: YENİ ASYA


ADMİN 1

    Yorumlar

Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner35

banner38

banner37

banner34