İslâm Kahramanı Adnan Menderes

İslâm Kahramanı Adnan Menderes

17 Eylül 2019 Salı 07:22
Bu haber 135 kez okundu
İslâm Kahramanı Adnan Menderes
banner39
 
[Risale-i Nur’un vatana, millete ve İslâmiyete büyük hizmetini kabul ve takdir eden Başvekil Adnan Menderes’e Üstadın yazdığı bir mektup.]


Bismihî sübhânehû.


Ben çok hasta olduğum ve siyasetle alâkasız bulunduğum halde, Adnan Menderes gibi bir İslâm kahramanı ile bir sohbet etmek isterdim. Hal ve vaziyetim görüşmeye müsaade etmediği için, o sûrî konuşmak yerine, bu mektup benim bedelime konuşsun diye yazdım.

Gayet kısa birkaç esası, İslâmiyetin bir kahramanı olan Adnan Menderes gibi dindarlara beyan ediyorum.

• Birincisi: İslâmiyetin pek çok kanun-u esasîsinden birisi, ”Velâ teziru vâziratun vizra uhrâ” [En’am Suresi: 164] ayet-i kerimesinin hakikatidir ki, “Birisinin cinayetiyle başkaları, akraba ve dostları mesul olamaz.”

Halbuki şimdiki siyaset-i hâzırada particilik taraftarlığı ile, bir caninin yüzünden pek çok masumların zararına rıza gösteriliyor. Bir caninin cinayeti yüzünden taraftarları veyahut akrabaları dahi şenî gıybetler ve tezyifler edilip bir tek cinayet yüz cinayete çevrildiğinden, gayet dehşetli bir kin ve adaveti damarlara dokundurup kin ve garaza ve mukabele-i bilmisile mecbur ediliyor. Bu ise, hayat-ı içtimâiyeyi tamamen zîr ü zeber eden bir zehirdir. Ve hariçteki düşmanların parmak karıştırmalarına tam bir zemin hazırlamaktır. İran ve Mısır’daki hissedilen hâdise ve buhranlar bu esastan ileri geldiği anlaşılıyor. Fakat onlar burası gibi değil; bize nisbeten pek hafif, yüzde bir nisbetindedir. Allah etmesin, bu hal bizde olsa pek dehşetli olur.

Bu tehlikeye karşı çare-i yegâne: Uhuvvet-i İslâmiyeyi ve esas İslâmiyet milliyetini o kuvvetin temel taşı yapıp masumları himaye için, canilerin cinayetlerini kendilerine münhasır bırakmak lâzımdır.

Hem emniyetin ve asayişin temel taşı yine bu kanun-u esâsîden geliyor.

Meselâ, bir hânede veya bir gemide bir masum ile on cani bulunsa, hakiki adaletle ve emniyet ve asayiş düstur-u esasîsi ile, o masumu kurtarıp tehlikeye atmamak için, gemiye ve hâneye ilişmemek lâzım; tâ ki masum çıkıncaya kadar.

İşte bu kanun-u esasî-i Kur’ânî hükmünce asayiş ve emniyet-i dahiliyeye ilişmek, on cani yüzünden doksan masumu tehlikeye atmak, gazab-ı İlâhînin celbine vesile olur. Madem Cenab-ı Hak, bu tehlikeli zamanda bir kısım hakiki dindarların başa geçmesine yol açmış, Kur’ân-ı Hakîm’in bu kanun-u esasîsini kendilerine bir nokta-i istinad ve onlara garazkârlık edenlere karşı siper yapmak lâzım geldiğini, zaman ihtar ediyor.

Emirdağ Lahikası-II, mektup no: 322, s. 500

LÛ­GAT­ÇE:

adavet: düşmanlık.

çare-i yegâne: tek çare, tek çıkar yol.

düstur-u esasî: temel prensip, esas düstur.

emniyet-i dahiliye: iç güvenlik.

hayat-ı içtimaiye: sosyal hayat, toplum hayatı.

kanun-u esasî: temel kanun, anayasa.

kanun-u esasî-i Kur’ânî: Kur’ân’ın temel kanunu.

mukabele-i bilmisil: misliyle mukabele etme, aynen karşılık verme.

münhasır: sınırlanmış, sınırlı.

nokta-i istinad: dayanak noktası.

siyaset-i hâzıra: şimdiki siyaset.

sûrî: görünüşte olan, şeklî.

şenî: fena, kötü, çirkin, ayıp.

tezyif: alay etme, aşağılama, küçük düşürme.

uhuvvet-i İslâmiye: İslâm kardeşliği.

zîr ü zeber: altüst, karmakarışık, darmadağın.




KAYNAK: YENİ ASYA


ADMİN 1

    Yorumlar

Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner35

banner38

banner37

banner34