Öne Çıkanlar altın fiyatı29 kasım Tarsus İdman Yurdu Teknik Direktörlüğü yapan Ergün Penbe Adanada öğrencilerle buluştu. Ünsal Emre Kimdir Vecdi Gönül ANTALYA KAŞ

Bu haber kez okundu.

Kerbelâ’nın Kader ve Hikmet Ciheti

 
Kader nokta-i nazarında feci akıbetin hikmeti ise:

Hasan ve Hüseyin ve onların hanedanları ve nesilleri, manevî bir saltanata namzet idiler. Dünya saltanatı ile manevî saltanatın cem’i gayet müşküldür. Onun için onları dünyadan küstürdü, dünyanın çirkin yüzünü gösterdi; tâ kalben dünyaya karşı alâkaları kalmasın. Onların elleri muvakkat ve sûrî bir saltanattan çekildi; fakat parlak ve daimî bir saltanat-ı maneviyeye tayin edildiler. Adi valiler yerine, evliya aktablarına merci oldular.

Üçüncü Sualiniz: “O mübarek zatların başına gelen o feci gaddarâne muamelenin hikmeti nedir?” diyorsunuz.

Elcevap: Sâbıkan beyan ettiğimiz gibi, Hazret-i Hüseyin’in muarızları olan Emevîler saltanatında, merhametsiz gadre sebebiyet verecek üç esas vardı:

Birisi: Merhametsiz siyasetin bir düsturu olan “Hükûmetin selâmeti ve asayişin devamı için eşhas feda edilir.”

İkincisi: Onların saltanatı, unsuriyet ve milliyete istinad ettiği için milliyetin gaddarâne bir düsturu olan “Milletin selâmeti için her şey feda edilir.”

Üçüncüsü: Emevîlerin Hâşimîlere karşı an’anesindeki rekabet damarı, Yezid gibi bazılarda bulunduğu için şefkatsiz bir gadre kabiliyet göstermişti.

Dördüncü bir sebep de, Hazret-i Hüseyin’in taraftarlarında bulunuyordu ki Emevîlerin, Arap milliyetini esas tutup sair milletlerin efradına “memalik” tabir ederek köle nazarıyla bakmaları ve gurur-u milliyelerini kırmaları yüzünden milel-i sâire Hazret-i Hüseyin’in cemaatine intikamkârâne ve müşevveş bir niyetle iltihak ettiklerinden Emevîlerin asabiyet-i milliyelerine fazla dokunmuş, gayet gaddarâne ve merhametsizcesine meşhur faciaya sebebiyet vermişlerdir.

Mezkûr dört esbab zâhirîdir. Kader noktasından bakıldığı vakit, Hazret-i Hüseyin ve akrabasına o facia sebebiyle hâsıl olan netaic-i uhreviye ve saltanat-ı ruhaniye ve terakkiyat-ı maneviye o kadar kıymettardır ki o facia ile çektikleri zahmet gayet kolay ve ucuz düşer. Nasıl ki bir nefer, bir saat işkence altında şehid edilse, öyle bir mertebeyi bulur ki on sene başkası çalışsa ancak o mertebeyi bulur. Eğer o nefer şehid olduktan sonra ona sorulabilse, “Az bir şey ile pek çok şeyler kazandım” diyecektir.

Mektubat, On Beşinci Mektub, s. 69

***

Mu’cizât-ı Ahmediye’den:

Hem Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Ümmü Se­leme’nin, daha diğerlerin rivayet-i sahihiyle haber vermiş ki “Hazret-i Hüseyin, Taff, yani Kerbelâ’da katledilecektir.” Elli sene sonra, aynı vak’a-i ciğersuz vukua gelip o ihbar-ı gaybîyi tasdik etmiş.

Mektubat, 19. Mektub, s. 121
LÛ­GAT­ÇE:

aktab: Kutublar, büyük velîlerden zamanın en büyük mürşidi olan kimseler.

an’ane: Gelenek.

asabiyet-i milliye: Millî damar, milliyetçilik damarı.

asayiş: Emniyet, güvenlik.

cem’: Toplanma, bir araya gelme.

esbab: Sebepler.

eşhas: Şahıslar, ferdler.

gadir: Haksızlık, zulüm, kıyım.

ihbar-ı gaybî: Gaybdan gelen haber, geçmiş veya gelecek zamana ait haberler.

intikamkârâne: İntikam besleyerek, intikam alır gibi.

memalik: Kullar, köleler.

merci: Merkez, kaynak.

milel-i sâire: Diğer milletler.

muarız: Karşı çıkan, muhalif.

muvakkat: Geçici.

müşevveş: Karışık.

netaic-i uhreviye: Ahiretteki neticeler, sonuçlar.

nokta-i nazar: Bakış açısı.

sâbıkan: Bundan önce, evvelce.

saltanat-ı ruhaniye: Ruhânî saltanat, manen devam eden hâkimiyet.

sûrî: Görünüşte olan, şeklî.

terakkiyat-ı maneviye: Manevî yükselmeler, ilerlemeler.

vak’a-i ciğersuz: Ciğer parçalayıcı olay.



KAYNAK: YENİ ASYA


ADMİN 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34