Kâinat Kitabının Mürekkebi: Nur-u Muhammedî (asm)

İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

09 Kasım 2019 Cumartesi 07:15
Bu haber 175 kez okundu
Kâinat Kitabının Mürekkebi: Nur-u Muhammedî (asm)
banner22
 
İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

Şu gördüğün büyük âleme büyük bir kitap nazarıyla bakılırsa, nur-u Muhammedî (asm) o kitabın kâtibinin kaleminin mürekkebidir. Eğer o âlem-i kebîr bir şecere tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî hem çekirdeği, hem semeresi olur. Eğer dünya mücessem bir zîhayat farz edilirse, o nur, onun ruhu olur. Eğer büyük bir insan tasavvur edilirse, o nur onun aklı olur. Eğer pek güzel şaşaalı bir Cennet bahçesi tahayyül edilirse, nur-u Muhammedî onun andelibi olur. Eğer pek büyük bir saray farz edilirse, nur-u Muhammedî o Sultan-ı Ezel’in makarr-ı saltanat ve haşmeti ve tecelliyat-ı cemaliyesiyle âsâr-ı sanatını hâvî olan o yüksek saraya nâzır ve münadi ve teşrifatçı olur. Bütün insanları dâvet ediyor. O sarayda bulunan bütün antika sanatları, harikaları ve mu’cizeleri tarif ediyor. Halkı o Saray Sahibine, Sâni’ine iman etmek üzere cazibedar, hayretefza dâvet ediyor.

Mesnevî-i Nuriye, s. 130

***

Risalet-i Muhammediye (asm) ve vahy-i Kur’ânî hayatın ruhu ve aklı hükmünde olduğundan, bu hayatın vücudu gibi hakkaniyetleri kat’îdir denilebilir.

Evet, nasıl ki hayat bu kâinattan süzülmüş bir hülâsadır ve şuur ve his dahi, hayattan süzülmüş, hayatın bir hülâsasıdır ve akıl dahi, şuurdan ve histen süzülmüş, şuurun bir hülâsasıdır ve ruh dahi, hayatın halis ve safî bir cevheri ve sabit ve müstakil zatıdır. Öyle de, maddî ve manevî hayat-ı Muhammediye (asm) dahi, hayattan ve ruh-u kâinattan süzülmüş hülâsatü’l-hülâsadır ve risalet-i Muhammediye (asm) dahi; kâinatın his ve şuur ve aklından süzülmüş en safî hülâsasıdır. Belki maddî ve manevî hayat-ı Muhammediye (asm) dahi, âsârının şehadetiyle, hayat-ı kâinatın hayatıdır. Ve risalet-i Muhammediye (asm), şuur-u kâinatın şuurudur ve nurudur.

Ve vahy-i Kur’ân dahi, hayattar hakaikının şehadetiyle, hayat-ı kâinatın ruhudur ve şuur-u kâinatın aklıdır.

Evet, evet, evet! Eğer kâinattan risalet-i Muhammediyenin (asm) nuru çıksa, gitse, kâinat vefat edecek. Eğer Kur’ân gitse, kâinat divane olacak ve küre-i arz kafasını, aklını kaybedecek, belki şuursuz kalmış olan başını bir seyyareye çarpacak, bir kıyameti koparacak.

Sözler, s. 133

***

Evet, zat-ı Ahmediyenin (asm) nuruyla âlemin şekli değişti, insan ve bütün kâinatın mahiyet-i hakikiyeleri o nur, o ziya ile inkişaf etti ve göründü ki, şu kâinatın mevcudatı esma-i İlâhiyeyi okutan birer mektubat-ı Samedâniye, birer muvazzaf memur ve bekaya mazhar kıymettar ve manidar birer mevcuddurlar. Eğer o nur olmasa idi, mevcudat fenâ-i mutlaka mahkûm ve kıymetsiz, manasız, faydasız, abes, karma karışık, tesadüf oyuncağı bir zulmet-i evham içinde kalırdı.

İşte şu sırdandır ki, insanlar zat-ı Ahmediyenin (asm) duâsına “Âmin” dedikleri gibi, Arş ve ferş ve serâdan Süreyya’ya kadar bütün mevcudat onun nuruyla iftihar edip, alâkadarlık gösteriyorlar. Zaten ubudiyet-i Ahmediyenin (asm) ruhu, duâdır.

Belki kâinatın harekâtı ve hidematı bir nevi duâdır. Meselâ, bir çekirdeğin hareketi, Hâlık’ından, bir ağaç olmasına bir nevi duâdır.

Sözler, s. 91
LÛ­GAT­ÇE:

andelib: Bülbül.

âsâr-ı sanat: Sanat eserleri.

Hâlık: Yaratıcı, Allah.

hidemat: Hizmetler.

hülâsatü’l-hülâsa: Özetin özeti.

küre-i arz: Dünya, yer küre.

nur-u Muhammedî: Peygamber Efendimizin (asm) nuru.

risalet-i Muhammediye: Hz. Muhammed’in (asm) peygamberliği.

şecere: Ağaç.

ubudiyet-i Ahmediye: Peygamber Efendimizin (asm) kulluğu, ibadeti.

zîhayat: Hayat sahibi.

ziya: Işık.




KAYNAK: YENİ ASYA


ADMİN 1








    Yorumlar

Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner35

banner38

banner37

banner34