Kötü Birine İyilik Edilmez mi?

SORU: “İza ente ekremtel-kerime melekteh, ve in ente ekremtel-leime temerradâ”(Şeref ve izzet sahibi birine iyilik etsen, onu elde edersin. Aşağılık ve kötü birine iyilik etsen, o daha da azar.-Şerh-i Divani’t-Tayyib, s. 710. Mütenebbi’ye ait bir beyit.)

10 Haziran 2019 Pazartesi 12:35
Bu haber 187 kez okundu
Kötü Birine İyilik Edilmez mi?
banner22
 
SORU: “İza ente ekremtel-kerime melekteh, ve in ente ekremtel-leime temerradâ”(Şeref ve izzet sahibi birine iyilik etsen, onu elde edersin. Aşağılık ve kötü birine iyilik etsen, o daha da azar.-Şerh-i Divani’t-Tayyib, s. 710. Mütenebbi’ye ait bir beyit.)




Üstad meal vermemekle birlikte bu beyti aynen aldığına göre, özel bir sebebi olmalı. Bu “kötü birine iyilik edersen o daha da azar” konusu, kötü birine iyilik edilmemeli, hatta kötülerle konuşulmamalı şeklinde anlaşılamaz mı?”

BEYTİN ANAHTAR KELİMELERİ

Beyit, Abbasîler dönemi Arap şairlerinden Ebu Tayyip Ahmed Mütenebbi’ye aittir. Ebu Tayyib, şiirde ustalığına güvenerek bir dönem peygamberlik iddiasında da bulunduğundan, ‘peygamberlik taslayan kişi’ anlamında Mütenebbi sıfatı ile tanınmıştır.

Bu beytin anahtar kelimeleri kerim ve leim sıfatlarıdır. Kerîm izzet, şeref, kerem ve seha sahibi demektir. Leim ise alçak, hain, aşağılık, rezil, zelil, ayıplamaya lâyık, hasis, mayası bozuk, deni ve levm edilesi kişi demektir.

Bediüzzaman Uhuvvet Risalesinde Mütenebbi’nin bu beytinde geçen kerim makamına mü’min’i oturtmuş; leim makamına da inatçı, muannit, ukala ve kibirli kâfiri oturtmuştur.

Nitekim demiştir ki: “Mü’minin şe’ni, kerîm olmaktır. Senin ikramınla sana musahhar olur. Zahiren leîm bile olsa, iman cihetinde kerîmdir.” Bu cümlenin biraz yukarısında da, “düşmanlık etmek istersen, kâfirler, zındıklar çoktur; onlara adavet et.” demek suretiyle kâfirin zındık cinsine düşmanlık edilebileceğini belirtmiştir. 1

GERÇEK LEİM KİMDİR?

Şiirde yer alan leim sıfatından Bediüzzaman’ın çıkardığı mana, mü’min olmayan, aşağılık ve zındık kâfirdir. Bu beyit Uhuvvet Risalesine bu manayı ifade için girmiştir. Mü’min gerçekte leim olmaz. Zahiren leim olsa bile, iman cihetiyle kerimdir. İman cihetiyle kerim olan birisine, zahiren leim de olsa “fenalığına karşı iyilikle mukabele etmek” 2 gerekir.

Çünkü iman sahibi olan adam, -gerçekte leim olmadığından-, “iyilikle mukabele etsen, nedamet eder, sana dost olur.” 3 “Eğer fenalıkla mukabele edersen, husûmet tezayüt eder. Zahiren mağlûp bile olsa, kalben kin bağlar, adaveti idame eder.”

Bu beyitte yer alan leim sıfatından “kötü birisi”, “bize kötülüğü dokunan birisi” gibi bir mana çıkarırsak, bize kötülük yaptığını kabul ettiğimiz ehl-i imanı da leim saymış oluruz ki, bu haksızlık olur. Bu barış ve rahmet yolunu kapatır, kin ve nefretin yolunu açar, adavete ve dargınlıklara götürür. Bundan rahmet küser. Leim, insanlara kötülüğü dokunan kişi değildir.

İMAN SAHİBİNİ KÖTÜLÜK YAPMAKLA MAHKÛM EDEMEZSİN

Mü’minden kötülüğün gelmesi söz konusu olduğunda karşımıza şu ilke çıkıyor:

“Mü’min kardeşinden sana gelen bir fenalığı bütün bütün ona verip onu mahkûm edemezsin.” 4

Bu şu demektir: Mü’minden kötülük görsen onu kötü sayamazsın, ona küsemezsin, onu kınayamazsın, ona düşman olamazsın, ona ceza veremezsin! Kötü huylu bir mü’minle mesafeni ayarlayabilirsin; bunda sıkıntı yok! Ama onunla iletişimini bütün bütün koparamazsın!

Üç seçeneğin var: 1- Ya sulh içinde, hilm ve rıfk içinde, medenice bir iletişimle bu kötülüğü onunla görüşerek bertaraf edersin, 2- Ya sabredersin ve onu affedersin, 3- Ya da onu adalete teslim edersin. Başka seçeneğin yoktur.

Kötü bile olsa, mü’mine iyiliğini kesemezsin. Nihayet, onu kötülükten alıkoymak da ona iyiliktir. Çünkü tek suçlu mü’min değildir.

Mü’minden sana gelen kötülükte, dört hissedar vardır.

1- Kader. 2- Senin nefsinin kusurları. 3- Söz konusu mü’minin nefsinin kusurları ve şeytanın ilcaatları. 4- Söz konusu mü’min.

Dolayısıyla kötülük bu dört hissedara dağıtılacaktır.

Aksi takdirde, kötülükle ilgili dört hissedarın suçunu bir kişiye, yani sadece o mü’mine yıkarsan ve sadece o mü’mine düşman olursan, bu durumda mü’minler arasındaki hukuk zayi olur. Barış zayi olur. Uhuvvet ve kardeşlik zayi olur. Hakikat nazarında çirkin ve zulüm olur. Hikmet nazarında, hayat-ı beşeriye için zehir olur. İslâmiyet nazarında bu sebeple merdut olur.

Dipnotlar:

1- Mektubat, s. 447. 2- Mektubat, s. 447. 3- Mektubat, s. 447. 4- Mektubat, s. 449.



KAYNAK: YENİ ASYA


ADMİN 1

    Yorumlar

Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner35

banner38

banner37

banner34