Öne Çıkanlar O Ses Türkiye Yarışması Yeni Bölüm Hadise 01 Y 1110 yanardağ Hasan Dağı Tugay Mert Osmaniye Şelalede Boğulan 33 E 9430

Bu haber kez okundu.

Madem O var; her şey var

SEKİZİNCİ KELİME

Ve hüve hayyun lâ yemût.” Yani bütün kâinatın mevcudatında görünen ve vesile-i muhabbet olan kemâl ve hüsün ve ihsanın hadsiz bir derece fevkinde bir cemal ve kemâl ve ihsanın sahibi ve bütün mahbublara bedel bir tek cilve-i cemali kâfi gelen bir Ma’bud-u Lemyezel, bir Mahbub-u Lâyezal’in ezelî ve ebedî bir hayat-ı daimîsi var ki şaibe-i zeval ve fenâdan münezzeh ve avarız-ı naks ve kusurdan müberradır.

İşte şu kelime, cin ve inse ve bütün zîşuura ve ehl-i muhabbet ve aşka ilân eder ki:

Sizlere müjde! Mahbublarınızdan nihayetsiz firakların yaralarını tedavi edip merhem süren bir Mahbub-u Bâkî’niz var. Madem O var ve bâkîdir; başkaları ne olursa olsun, merak çekmeyiniz. Belki o mahbublarda sebeb-i muhabbetiniz olan hüsün ve ihsan, fazl ve kemâl, o Mahbub-u Bâkî’nin cilve-i cemal-i bâkîsinden, çok perdelerden geçip, gayet zayıf bir gölgenin gölgesidir. Onların zevalleri sizleri incitmesin. Çünkü onlar bir nevi âyinelerdir. Âyinelerin değişmesi, şaşaa-i cemalin cilvesini tazeleştirir, güzelleştirir. Madem O var; her şey var.

DOKUZUNCU KELİME

”Biyedihi’l-hayr.” Yani her hayır O’nun elindedir; her yaptığınız hayrat O’nun defterine geçer; her işlediğiniz a’mâl-i saliha, yanında kaydedilir.

İşte şu kelime, cin ve inse nida edip müjde veriyor, diyor ki:

Ey bîçareler! Mezaristana göçtüğünüz zaman “Eyvah, malımız harap olup, sa’yimiz heba oldu. Şu güzel ve geniş dünyadan gidip, dar bir toprağa girdik” demeyiniz, feryat edip me’yus olmayınız. Çünkü sizin her şeyiniz muhafaza ediliyor. Her ameliniz yazılmıştır, her hizmetiniz kaydedilmiştir. Hizmetinizin mükâfatını verecek ve her hayır elinde ve her hayrı yapabilecek bir Zat-ı Zülcelâl, sizi celb edip yer altında muvakkaten durdurur, sonra huzuruna aldırır. Ne mutlu sizlere ki hizmetinizi ve vazifenizi bitirdiniz. Zahmetiniz bitti; rahata ve rahmete gidiyorsunuz. Hizmet, meşakkat bitti; ücret almaya gidiyorsunuz.

Evet, geçen baharın defter-i a’mâlinin sahifeleri ve hidematının sandukçaları olan tohumları, çekirdekleri muhafaza eden ve ikinci baharda gayet şaşaalı, belki yüz derece aslından daha bereketli bir tarzda muhafaza eden, neşreden Kadîr-i Zülcelâl, elbette sizin de netaic-i hayatınızı öyle muhafaza ediyor. Ve hizmetinize pek kesretli bir surette mükâfat verecektir.

Mektubat, Yirminci Mektub, s. 268-269

LÛ­GAT­ÇE:

a’mâl-i saliha: Salih ameller, Allah’ın rızasına uygun hayırlı işler.

avarız-ı naks ve kusur: Kusur ve noksanlık arızaları, kusur ve noksanlığın bulaşmaları.

cilve-i cemal: Güzellik görüntüsü.

fevkinde: Üzerinde.

firak: Ayrılık.

hidemat: Hizmetler, vazifeler.

hüsün: Güzellik.

Ma’bud-u Lemyezel: Hiçbir zaman yok olmayan ve ibadete lâyık olan Allah.

Mahbub-u Lâyezal: Hiçbir zaman yok olmayan, ölümsüz, sonsuz sevgili; Allah.

netaic-i hayat: Hayatın sonuçları, neticeleri.

şaşaa-i cemal: Gösterişli güzellik.

zeval: Sona erme, yok olma.

zîşuur: Şuur sahibi.

KAYNAK: YENİ ASYA

ADMİN 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34