Risale-i Nur Hizmetinin Bazı Özellikleri

Bu ahir zamandaki, helâket ve felâket asrında, dinin yaşanmasının çok zorlaştığı ve ağırlaştığı şartlar içinde, gayet ciddî ve gayretlenen yüksek ilim olan iman ve Kur’ân ilmi hakikatlerinin öğrenilmesi ve yaşanmasında çalışan Risale-i Nur Talebelerinin bazı özellikleri olması gerekir.

15 Eylül 2019 Pazar 17:27
Bu haber 139 kez okundu
Risale-i Nur Hizmetinin Bazı Özellikleri
banner39
 
Bu ahir zamandaki, helâket ve felâket asrında, dinin yaşanmasının çok zorlaştığı ve ağırlaştığı şartlar içinde, gayet ciddî ve gayretlenen yüksek ilim olan iman ve Kur’ân ilmi hakikatlerinin öğrenilmesi ve yaşanmasında çalışan Risale-i Nur Talebelerinin bazı özellikleri olması gerekir.



Üstad Bediüzzaman bu hizmet özelliklerinden birini bir mektubunda şöyle belirtiyor: “Ben pek kat’î bir surette ve bine yakın tecrübelerim neticesinde kat’î kanaatim gelmiş ve ekser günlerde hissediyorum ki: Risale-i Nur’un hizmetinde bulunduğum günde, o hizmetin derecesine göre kalbimde, bedenimde, dimağımda, maişetimde bir inkişaf, inbisat, ferahlık, bereket görüyordum.”

Üstad, Risale-i Nur hizmetinde bulunduğu günlerde ve zamanlarda, o anda yapılan hizmetin çeşidi ve önemine göre, hissettiği, “kalbinde, bedeninde, dimağında, maişetinde bir inkişaf, inbisat, ferahlık ve bereket gördüğüne” göre; bu zamanda da aynı hizmetin müdavimleri olan Nur Talebeleri aynı şekilde bu tür faydaları büyük bir ihtimalle göreceklerdir ve görmektedirler de zaten.

Aynı mektubun devamında, “Hem İmam-ı Şâfiî’den (ra) rivayet var ki: “Hâlis talebe-i ulûmun rızkına, ben kefalet edebilirim” demiş. “Çünki rızıklarında vüs’at ve bereket olur.” Madem hakikat budur ve madem hâlis talebe-i ulûm ünvanına Risale-i Nur şakirdleri bu zamanda tam liyakat göstermişler; elbette şimdiki açlık ve kahta mukabil Risale-i Nur hizmetini bırakmak ve zaruret-i maişet özrüyle, maişet peşine koşmak yerine en iyi çare, şükür ve kanaat ve Risale-i Nur Talebeliğine tam sarılmaktır.”

Nur Talebeliğinin önemli özelliklerinden biri de “Vazifesini yapıp vazife-i İlâhiye’ye karışmamak”tır. Bunu da Üstad birçok yerde belirtmektedir. Meselâ; “Umum Nur Talebelerine Üstad Bediüzzaman’ın vefatından önce vermiş olduğu en son derstir” başlığıyla Emirdağ Lâhikasında bir mektupta; “Aziz Kardeşlerim! Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. rızâ-i İlâhîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır. Bizler asayişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde herbir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz” der. Diğer önemli bir prensip, ben anlayışıyla değil biz anlayışıyla hizmet etmek, anlatmak ve insanlara faydalı olmaktır.

Yine diğer önemli bir prensip de hizmetle ilgilenen diğer arkadaşlarını tenkit etmemek ve onların üzerinde bir üstünlük gösterisi yapmamaktır.

Bildiğiniz gibi son belirttiğimiz prensipler 21. İhlâs Lem’ası’nda belirtilen bazı prensiplerdir.



KAYNAK: YENİ ASYA

ADMİN  1

    Yorumlar

Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner35

banner38

banner37

banner34