Öne Çıkanlar hamas Polis Memuru Mithat Şahin İntihar Girişimini Engelledi yeşilçayın faydası Kayseride yaşayan mimar İsmail Ruhlukürkçü Kimdir İzmir Çevik Kuvvet Müdürlüğü

Bu haber kez okundu.

Risale-i Nur’u israf etmek

Baştan sona taklidi kırmak üzere takdim edilen imanî bahisler, her fırsatta bizi tahkike çağırır. Bizler ise tahkike çağıran bu meseleler içerisinde bazen taklide düşeriz. Çünkü her defasında Risale-i Nur’u okuruz, ama Risale-i Nur’la okumayı ihmal ederiz. Risale-i Nur’un kendisini taklit edip, kendi tahkikimize bir türlü geçemeyiz. Oysa Risale-i Nur kendi tahkikimizi gerçekleştirmemizi ister. İbareyi okumaktan ve çözümlemekten öte geçemeyen okumalar bizi tahkik mesleğinde derinleştirmediği gibi Risale-i Nur’ları da israf ettirecek yaklaşımları doğurur.

Üstad Hazretleri, kendi tahkikini Kur’ân’dan aldığı derslerle gerçekleştirme yolculuğunu yapmış bu yolculukta her bir maddi, manevi uzvu ve cihazatını terbiye etme metodunu anlatmış, kainatı bir kitap gibi okumuş, damar damar, hissiyat hissiyat kendisini Kur’ân’la tedavi etmiş, Esma penceresinden hadiseleri okumuş ve okutmuştur.

Bu pencereden bakıldığında Risale-i Nur’un hedefi, muhatabını kâinata, Kur’ân’a ve Peygambere (asm) yaklaştırma usûlünü öğretmektir. Daha özet bir ifadeyle Bediüzzaman kâinata, hadiselere Kur’an’i bakış açısıyla, Peygamber (asm) talimiyle, nasıl bakmış ve tahkiki yolculuğunu gerçekleştirmişse Risale-i Nur’a muhatap olanlarında aynı metotla bu tahkiklerini gerçekleştirmesi gerekmektedir.

Bediüzzaman, Kur’ân penceresinden, Peygamber terbiyesiyle kâinatı nasıl okuyorsa aynı usulü kullanarak benimde kainat okumaları yapmam, hikmet yolculuklarına girmem mülk ve melekut keşifleri yapmam gerekir ki bende tahkikimi gerçekleştireyim.

Bediüzzaman ‘dördüncü şuâ’nın hemen girişinde adeta konuyu özetler biçimde bir ihtarda bulunur: 

“Hem bu birinci mertebe bana mahsus gayet ehemmiyetli bir muhakeme-i hissi ve gayet ruhlu bir muamele-i imani ve gayet gizli bir mukaleme-i kalbi suretinde mütenevvi ve derin dertlerime şifa olarak tebarüz etmiş. Bana tam tevafuk eden tam hissedebilir; yoksa tam zevk edemez.”

Meselâ Bediüzzaman tahkikini gerçekleştirirken bu zamanın en büyük hastalığı olan imansızlık cereyanına karşı sunduğu iman derslerinde eserden müessire giden yani âlem-i şehadettin şahitliğinden sonra Zata giden bir yolculuk yaptırır. Kelâma, Allah şöyledir böyledir demeden önce göz önündeki şahit olduklarımızdan başlayan imanî bir yolculuğa çıkarır. Çok maslahatı içinde bulunduran bir metoddur. Zira ahir zaman insanı sadece ahirete kör değil şahit olduğu, bizzat yaşadığı âleme de kördür. Bu yüzden, göz önündeki nimetlere önce gözü açmak, her gördüğü şeyde Yaratıcıyı ispat etmek gibi bir metodu takip eder. Aynen Asay-ı Musa gibi.

Risale-i Nurla okutma metodunda önce bize bakmayı ve görmeyi öğretir. Sonra da imanı bu bakılan ve görülenin sonuçları üzerine bina eder. Fiilden isme isimden sıfata sıfattan zata giden bir yolculuk yaptırır.

Hasılı, Risale-i Nur’u Kurân’ı anlamak için okumamız gerekir. Risale-i Nur Kur’ân’ı Peygamberi, kainatı, vicdanı nasıl okumuşsa biz de aynı metodu kullanarak kendi tahkikimizi gerçekleştirmeliyiz. Zira bu zamanın eğitim metodu budur. Ancak bu metodu kullanarak doğru bakış açıları geliştirebiliriz. Risale-i Nur okurken sadece malumatı geliştirmek ve marifete dönüşmeyen okumalar yapmak Risale-i Nur’u israf etmek demektir. Bu yüzden Kur’ân’ı anlamak için okuduğumuz Risale-i Nurlar’ın Kur’ân’a yaklaşım tarzını, metodunu bilmemek âyetleri ele alış tarzını anlamamak ne kadar gariptir.

Fotoğraf: Erhan Akkaya

KAYNAK: YENİ ASYA

ADMİN 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34