Şeytanın Desisesi ve İnsan

Şeytan-ı zalim insanlara her zaman bir vesvese tuzağı ile yaklaşır. Şeytan, kendini dinleyen insanı türlü vesveselerle kandırıp onları günah bataklığında boğar.

03 Mart 2017 Cuma 09:40
Bu haber 441 kez okundu
Şeytanın Desisesi ve İnsan
banner22
 
Şeytan-ı zalim insanlara her zaman bir vesvese tuzağı ile yaklaşır. Şeytan, kendini dinleyen insanı türlü vesveselerle kandırıp onları günah bataklığında boğar.

Çeşitli desiselerle insanları Allah’tan uzaklaştırır. Şeytanın çok dehşetli tuzaklarından birisi de küfrün hayalini gerçekmiş gibi göstererek insanı şaşırtmasıdır. İnsanın zihnine sürekli çirkin hatıraları getirerek onu ümitsizliğe sevk eder. Bu desiseler karşısında aklı karışan insan sürekli küfrün içinde olduğu hissine kapılarak ye’se düşüp şeytanın maskarası olur.

Şeytanın bu tür desiselerine karşı ne yapmamız gerektiğini Üstad Bediüzzaman Hazretleri çok açık bir şekilde izah etmiştir:

“Şeytanın bu desisesinin mahiyeti ne kadar esassız olduğunu, bazı risalelerde beyan ettiğimiz gibi, burada icmâlen bahsedeceğiz.

Şöyle ki: Nasıl ki aynada yılanın sureti ısırmaz ve ateşin misali yandırmaz ve murdarın aksi telvis etmez. Öyle de, hayal veya fikir aynasında küfriyâtın ve şirkin akisleri ve dalâletin gölgeleri ve şetimli çirkin sözlerin hayalleri itikadı bozmaz, imanı tağyir etmez, hürmetli edebi kırmaz. Çünkü meşhur kaidedir ki, “Tahayyül-ü şetim şetim olmadığı gibi, tahayyül-ü küfür dahi küfür değil ve tasavvur-u dalâlet de dalâlet değil.”

İmandaki şek meselesi ise, imkân-ı zâtîden gelen ihtimaller, o yakîne münâfi değil ve o yakîni bozmaz. İlm-i usul-i dinde kavâid-i mukarreredendir ki, (İmkân-ı zâtî, yakîn-i ilmîye münafi değil ve zaruret-i zihniyeye zıddiyeti yoktur.) Meselâ, Barla Denizi su olarak yerinde bulunduğuna yakînimiz var. Halbuki, zâtında mümkündür ki, o deniz, bu dakikada batmış olsun. Ve batması mümkinattandır. Bu imkân-ı zâtî, madem bir emâreden neş’et etmiyor; zihnî bir imkân olamaz ki, şek olsun. Çünkü, yine ilm-i usul-i dinde bir kaide-i mukarreredir ki, ‘...’ Yani, “Bir emâreden gelmeyen bir ihtimal-i zâtî ise, bir imkân-ı zihnî olmaz ki şüphe verip ehemmiyeti olsun.”

İşte bu desise-i şeytaniyeye mâruz olan biçare adam, hakaik-i imaniyeye yakînini böyle zâtî imkânlarla kaybediyor zanneder. Meselâ, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm hakkında, beşeriyet itibarıyla çok imkân-ı zâtiye hatırına geliyor ki, imanın cezim ve yakînine zarar vermez. Fakat o zarar verdi zanneder, zarara düşer.

Hem bazan şeytan, kalb üstündeki lümmesi cihetinde, Cenâb-ı Hak hakkında fena sözler söyler. O adam zanneder ki, onun kalbi bozulmuş ki böyle söylüyor; titriyor. Halbuki onun titremesi ve korkması ve adem-i rızası delildir ki, o sözler kalbinden gelmiyor, belki lümme-i şeytaniyeden geliyor veya şeytan tarafından ihtar ve tahayyül ediliyor.” 1

Şeytanın bu tür hile ve desiseleri kıyametin kopacağı ana kadar sürmeye devam edecektir. Âlemlerin Rabbi olan Yüce Allah, açıkça ikaz etmesine rağmen insanların hâlâ şeytanın tuzağına düşmeleri çok vahim bir durumdur. Şeytan ve avaneleri hiç durmadan kendilerine taraftar toplamaktadır. Topladığı taraftarlarla beraber dünyaya kötülük tohumları eken şeytan ve avaneleri Cehenneme odun olmaya her geçen gün daha da yaklaşmaktadır. Şeytanın taraftarı ve Cehennem de bir odun parçası olmamak için var gücümüzle nefsimizi ve şeytanın vesveselerini kontrol altına almalıyız. İçimizdeki iman nuruyla şeytanın hilelerini bozmalıyız. Her şey çok geç olmadan kör şeytana lanet deyip Kur’ân-ı Kerîm ve Sünnet-i Seniyye’nin ipine sımsıkı sarılmalıyız. Bundan başka bir seçeneğin olmadığını acilen idrak etmeliyiz.

Dipnot: 1- Lem’alar, Yeni Asya Neşriyat, 2014, s. 216-218.

Adil Söylemez
Yeni Asya

www.yeniasya.com.tr/adil-soylemez/seytanin-desisesi-ve-insan_425342


    Yorumlar

Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner35

banner38

banner37

banner34