Öne Çıkanlar Kıbrıs Barış Hareketi KİMSE YOKMU DERNEGİ türk telekom kıbrıs TÜRK

Bu haber kez okundu.

Temizliği imandan sayan bir din...

Cenab-ı Hakk’ın, ilk insanı yaratıp, onu Peygamber de yaparak kavimlerine bu kâinattaki hâl ve hareketlerinin tanzimini öğretmiştir. Yani, bir nev’i; bir aletin, makinenin, otomobilin kullanma kılavuzu gibi... Kılavuza münasip kullanımda, hiç bir şey olmamakta, aksi vaziyette ise, hem o alet elden çıkabilmekte, hem de mal ve can kaybına sebep olunabilmektedir.

Aynen öyle de, insan makinesi, kendilerine bir katalog gibi gönderilen, Allah’ın kitaplarına tabî olmazsa, hem dünyada, hem de âhirette büyük zarara uğrar. Geçmiş kavimlerin başına gelenler buna en güzel misâldir.

O geçmiş kavimlerin başına gelen felâket ve âfatın gözle görünmeyen, ancak mikroskopla büyütülerek görülebilen biçimi, şimdilerde dünyanın başına belâ oldu. Koca koca, dev gibi devletler, milletler, insanlar, perişan oldu, aciz duruma düşüp, ellerinden hiç birşey gelmeyip bir hiç olduklarını anladılar.

Onun için, kâinatın bir tek; sahibi, yaratıcısı, her şeye gücü yeteni, her şeyin anahtarı yanında, her şeyin dizgini elinde olanı Allah, istemedikten sonra, başı Kaf dağında olan insancıklar da, devletler de, çaresizlikten hiç bir şey yapamazlar. Demek ki, en büyük, Allahmış! Allahu Ekber!

Tekrar girişteki cümlelerimize dönecek olursak, evet kâinatı Yaratan, kâinatın nizamını da koymuştur. İnsanlar, o nizamlara muhalif hareket ederlerse, o çarkın altında ezilirler.

Geçmiş dinlerde, dünya nizamına ait, pek öyle fazla bir şey bulunmazken, İslamiyet; kitabı Kur’an ve Peygamberinin (asm) sünnet-i seniyyesi ile kâinata, insanlara bir düzen, bir terbiye verip yol göstermiş, hata yapmadıkları müddetçe rahatla hayatlarını idâme ettireceklerini söylemiştir.

Bir çoğu da dindar olan bazı arkadaşlarla, lokantaya filan gittiğimizde, herkes masaya otururken, ben hemen “yemeğe oturmadan ve kalktıktan sonra ellerinizi yıkayınız!” hadis-i şerifi îcabı, ellerimi yıkamaya gidiyorum. Masaya gelince, nereye gittiğimi soranlara da söyleyince, bazısı şaşırıyor da... Şahsen, bunun gibi, bir çok sünnet-i seniyyeye tâbî olmaya çalışıyorum. Düşünün, el yüz temizliğinden, doğru-dürüst habersiz insanların bulunduğu dünyada, Peygamber (asm) diş temizliğinden bahsedip ümmetine, misvak kullanmayı tavsiye ediyor. Hani bunun hikmetini tey’id için söylüyorum, gençliğimizin ilk yaşlarından beri, bu emre riayet ettiğimden, 67 yaş içinde olmama rağmen, şükür takma dişim yok.

İşte, şu son koronovirüs hadisesinden sonra, iş temizliğe gelip dayanınca, dünya uyandı. Kendi geçmişlerinde, temizlikle alâkalı pek öyle bir şeyi olmayan; Amerika ve Avrupa, İslâmiyet’teki, İslâm’ın Peygamberindeki (asm) temizlikle, (onların lisanıyla hijyenle) alâkalı emir ve tavsiyeleri görünce şok oldular.

“ Allah temizdir, temiz olanları sever.”

“Temizlik imandandır- temizlik, imanın yarısıdır” gibi hadis-i şeriflerden haberleri olunca, hop oturup, hop kalktılar. Bu nasıl bir “din”di böyle? “Temizliği imandan sayan, imanın yarısı gören, adeta imanın bir şartı gibi” zikreden bir din.

Amerika’nın haftalık büyük mecmuası “Newsweek”, bunu dillendiriyor ve yine Peygamber Efendimizin (asm); sâri, bulaşıcı hastalıklardaki karantina emrini nazara verip, diyor ki: “Bir salgın sırasında, kimin, hijyen ve karantina teklif ettiğini biliyor musunuz? Bin dört yüz sene önce, İslâm Peygamberi Hz. Muhammed (asm)”

Şok olup şaşırıyorlar. Bu nasıl bir din böyle?

Yarım asırdır, bilmem kaç defa okuduğum ve ezberime aldığım, Üstadın şu sözleri aklıma geldi: “Eğer biz ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-i imaniyenin kemalâtını, ef’âlimizle izhar etsek, sair dinlerin tâbileri, elbette cemaatlerle İslâmiyete girecekler. Belki, küre-i arzın bazı kıt’aları ve devletleri de İslâmiyete dehâlet edecekler” ve kendisine, El-Ezher şeyhinin “Bediüzzaman” unvanı verdiği, bir asır önce söylediği o muhteşem sözler: “.....Bütün kanaatimle derim ki: Avrupa ve Amerika İslâmiyetle hamiledir; günün birinde bir İslâmî devlet doğuracak....”

Bu muhteşem görüşleri ben hep düşünür ve hayâl ederdim. “Acaba bunlar nasıl tahakkuk edecek?” diye.. Çünkü, bakıyordum, İslâm dininin mensupları olarak bizler, bu “kemâlatları” “fiillerimizle” gösteremiyorduk maalesef. Peki, bu nasıl tahakkuk edecekti?

İşte o dinin sahibi olan Allah, belki de, doğrudan dinin o güzelliklerini böyle göstererek, o müjdeleri gerçekleştirecektir inşâallah!

KAYNAK: YENİ ASYA

ADMİN 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34