Bu Benim İnancım

Bu Benim İnancım

Fransa’da, başörtüsü dolayısıyla hedef gösterilen öğrenci lideri Maryam Pougetoux, “Başörtüm kesinlikle siyasî bir sembol değil. Bu benim inancım” dedi.

26 Mayıs 2018 Cumartesi 12:40
Bu haber 350 kez okundu
Bu Benim İnancım
banner1
 
Fransa’da, başörtüsü dolayısıyla hedef gösterilen öğrenci lideri Maryam Pougetoux, “Başörtüm kesinlikle siyasî bir sembol değil. Bu benim inancım” dedi.


* Bu benim inancım

* Kapanmak tercihimdir, dinî in ancımla ilgilidir. Hukuka, başkasına saygı duyma konusuna gelirsek; bu andan itibaren bu tartışmanın kapanması gerekir.

* Neden başörtüsü bir sorun olsun, anlamıyorum.

* İnsanlar beni desteklediler.

* Kapanmayı ben tercih ettim. Bu kararımla beraber bence ortada bir soru işareti kalmıyor. Ben bütün kadınları savunuyorum, kapansınlar ya da kapanmasınlar, Müslüman olsunlar ya da olmasınlar, fark etmiyor.

***

Paris-IV Üniversitesi Öğrenci Birliği Başkanı, 19 yaşındaki Maryam Pougetoux, başını örttüğü için her taraftan baskı altında. 19 yaşındaki Maryam Pougetoux, Buzzfeed News’ten David Perrotin ve Paul Aveline’in kendisiyle yaptığı ve 20 Mayıs 2018’de yayınlanan söyleşiyi Medyascopetv’den Oğul Tuna çevirdi.

Bir haftadır, kimse onun giyim kuşamından başka bir şey konuşmuyor. Halbuki 19 yaşındaki Maryam Pougetoux, insanların onun öğrenci birliğindeki çalışmalarından bahsetmesini tercih ederdi. Kendisi, geçtiğimiz aralıktan beri Paris-IV-Sorbonne Üniversitesi’nin UNEF (Fransa Öğrencileri Millî Birliği)’in başkanı. Sorbonne’da Edebiyat ve Yayıncılık okuyor. Yakında lisans üçüncü sınıfa başlayacak. Günün birinde bir sivil toplum kuruluşunda çalışmak istiyor.

* Bu mevzu, İçişleri Bakanı Gérard Collomb’un 19 Mayıs tarihinde BFM-TV kanalında yorum yaptıktan sonra daha da yayıldı. Bakan özellikle, başörtünüzün “Fransız toplumundan” “farkınızı” simgelediğini öne sürdü. Buna cevap vermek ister misiniz?

Bakan’ın ifadesi yeterince vahim, mevzunun bu kadar büyüyüp de bir devlet meselesi hâline geleceğini beklemezdim. Bir bakandan böylesi sözler gelmesi yeterince hazin, ayrıca sert ifadeler. Hem de benim başörtümün hiçbir siyasî işlevi olmadığını bilmesine rağmen. Bu benim inancım. Evet, gözle görünen bir şey ancak dinî propaganda aracı değil. Bunu yapmamam gerekirken, başörtüsü tercihimi neredeyse meşrûlaştırmak zorundayım.

*Başörtülü gençler ve IŞİD tarafından ayartılanlar arasında bir bağ kuruluyor gibi…

Bana göre, benim başörtüm ve IŞİD’in çektiği gençler arasında hiçbir bağ yok. Her şeyin eğitimle ilgili olduğunu bilmek gerek. Gençlere öğrenim görme, üniversiteye gitme, kendilerine ait görüşleri kurma imkânı verilirse, bunların radikalleşmeleri gibi bir sorun olmayacaktır. Elbette istisnalar olacaktır, ama radikal eğilimlerle mücadelenin en önemli yolu bu bence. Bana gelirsek, toplumun bir parçası olduğumu düşünüyorum ve IŞİD’le hiçbir alâkam yok. Ben bir Fransız vatandaşıyım, Fransa’da, laik ve kamu kurumlarında eğitim aldım, başörtümün bunlarla hiçbir ilgisi yok. Kapanmak tercihimdir, dinî inancımla ilgilidir. Hukuka, başkasına saygı duyma konusuna gelirsek; bu andan itibaren bu tartışmanın kapanması gerekir.

* Kadın-Erkek Eşitliğinden Sorumlu Müsteşar Marlène Schiappa, başörtünüzün “bir tür siyasal İslâm” ifadesi olarak gördüğünü söyledi, böyle bir şey söz konusu mu?

Başörtüme siyasal bir sembol denilebileceğini reddediyorum. Kesinlikle böyle bir durum yok. Benim bile yüklemediğim bir anlam yükleniyor başörtüsüne. Bence bu konuyu daha açık hâle getirmek gerek. “Siyasal İslâm”ın arkasına ne olduklarına önem vermeden bazı anlamlar yüklüyoruz. Bu çok zavallıca çünkü bana ait olmayan niyetler isnat ediliyor. Hiçbir zaman başörtümü siyasî ya da tepkisel sebeplerle takmadım. Hiçbir zaman.

* Yüzünüzün büyük bir kısmını örttüğünüz için, bu eylemin “siyasal İslâm” olduğunu zannedenler var…

Bu durum artık komik bir hâl alıyor. Giydiğimiz kumaşın ölçüsünü de almaya başlayacak mıyız? Eğer burdan başlarsak, nereye varacağız? Kanun üniversitede başörtüsü takmaya izin verdiği andan itibaren, saçını mı örtüyormuş, saçlarını ve kulaklarını mı ya da boynunu da mı kapatıyor, bunu sorgulamamalıyız.

* Boyun Eğmeyen Fransa (FI) milletvekili Adrien Quatennens, sizi kastederek, hem dinî inançlarımızı açığa vurup hem de öğrenci birliği sorumlusu olamayacağımızı ifade etmiş; bunda bir çelişki görüyor musunuz? Başkaları da sizle böyle bir görüş paylaştı mı?

Başörtüsü takmak ve öğrenci birliği görevlisi olmak, bence kesinlikle hiçbir şekilde zıt şeyler değil. UNEF’teki hiç kimse ne böyle bir şey düşündü, ne de bana böyle bir şeyden söz etti. Elbette pek çok şey üzerine tartıştık! Ama asla bu konu gündeme gelmedi. Ben öğrencileri temsil ediyorum, öğrenci birliğindeki işleri iyi yürütebileceğimi düşünenlerce seçildim. Neden başörtüsü bir sorun olsun, anlamıyorum. Umuyorum ki kimi zihniyetler dönüşecektir ve bu olaydan geriye sadece pozitif şeyler kalacaktır. İnsanlar diyebilmeliler ki aynı anda kadın, Fransız vatandaşı, Müslüman, kapalı, öğrenci olunabilir ve mücadele verilebilir.

* Bu konularda önde gelen bir öğrenci birliğinin temsilcisi olarak, açıkça “Evet, eşcinsel evliliği ya da yardımcı üreme tekniklerini destekliyorum” demediğiniz için eleştirilebilirsiniz…

Eleştirebilirler. Ben, kendim için önemli olan şeyleri biliyorum. Öğrenci birliğine kattıklarım ve onun bana kattıkları benim için değerli. Bu tarz eleştiri sahipleri benim yerime geçip konuşuyorlar. Evet mi demeliyim, hayır mı; sürekli yeniden konuşturmak için bir şeyler bulurlar. Bana göreyse bu noktada tartışacak bir şey yok. Haklarını savunduğum öğrenciler arasında hiçbir ayrım yapmıyorum, öyleyse sorun yok. UNEF’in bir parçası olarak, öğrenci birliğinin değerlerini biliyordum. Bunları, UNEF’in beni kabul ettiği gibi, önşartsız ve iyi niyetle kabul ettim. Ben inançlı biriyim ve aynı zamanda çağımın insanıyım.

* Bu hafta öğrenci birliğindeki görevinizden istifa etmeyi düşündünüz mü?

Eğer bu soruyu aklımdan geçirmiş olsaydım, o vakit ederdim. Ancak böyle bir şey söz konusu olmadı. ORE (Öğrenci Başarı ve Yönlendirme, l’orientation et la réussite des étudiants — çn) yasasına, Parcoursup (üniversite girişinde kayıt için kullanılan çevrimiçi platform — çn)’a, öğrenci haklarının tartışılmasına karşı harekete geçtim. Şu anda verdiğim tek mücadele bu. Bana “başın kapalı, o hâlde hakkın yok” dendiği için işi gevşetse miydim? Hayır, hakkım var. Niçin görevimden ayrılayım anlamıyorum. Mücadele bitmedi; hâlâ hem kişisel olarak hem de bu mücadele için öğrenilecek, sahip çıkılacak, başarılacak şeyler var. Hayır, ne ben istifa etmeyi düşündüm, ne de istifa etmek düşünülebilir. Ayrıca bana ‘görevi bırakmak ister misin?’ diye de soran olmadı. İnsanlar beni desteklediler ve ayrılmak için bir sebebim olmadığının farkındalar. Sadece öğrencilerin geleceğinin önemi üzerine kafa yoruyorum, tıpkı demiryolu işçilerinin, posta memurlarının ve hastane personellerininki gibi…

* Başörtünüzde bir itaat sembolü görenlere diyecek bir şeyiniz var mı?

Kapanmayı ben tercih ettim. Bu kararımla beraber bence ortada bir soru işareti kalmıyor. Ben bütün kadınları savunuyorum, kapansınlar ya da kapanmasınlar, Müslüman olsunlar ya da olmasınlar, fark etmiyor. Tek bir feminizm yok; feminizmin farklı, muhtelif ve bir sürü şekli var. Bana göre bu tartışma bir noktada sona ermeli ya da açıkça rafa kaldırılmalı. Çünkü şu anda kanunen kamusal alanda, üniversite başörtüsü takmak, başkalarına saygı duyulduğu sürece, serbest. Ben de gerekli bütün şartları sağladığımı düşünüyorum.

* Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Beni destekleyen herkese teşekkür etmek isterim yalnızca. Herkese karşılık veremedim, ama aklımda kalan sadece bu.

    Yorumlar

Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner37

banner26

banner34