Öne Çıkanlar Bilgiden Bilince konulu konferans miraç kandili bornova ilçesinde kaza bahçelievler mah.cinayet Bornova

Bu haber kez okundu.

Hıristiyan Alman Doktorlar: İlaçsız Tedavi = Oruç


 

Oruç metabolizmayı düzeltiyor

Prof. Herzig metabolizmanın en merkezi değişim organı olan karaciğere orucun etkisini şöyle yorumladı: “İlaçlar her zaman problemli, zira bir ilacın sorunsuz ve tesirli bir şekilde verimli olabilmesi için yıllar gerekiyor. Ama oruçla ilaçsız bir şekilde metabolizmayı düzeltebilmek çok ilginç bir durum.”

Genlerimizde var olan program

Prof. Michalsen: “Oruç, tabiri caizse gen ve proteinlerimizde var olan milyonlarca yıllık bir program. 16 saati aşkın süre bir şey yemediğimizde, vücut çok sayıda hormonal proteini harekete geçirir. Bu da bize orucun bedenimiz için ne kadar etkin ve verimli olduğunu açıklar.”

***

Hıristiyan Alman doktorlar: İlâçsız tedavi: Oruç

Almanya’da Hıristiyan doktorlar orucun ve açlığın metabolizmayı ilaç kullanmadan tedavi edebileceği görüşündeler.

Avrupa’da Ramazan orucu tartışmaları sürerken bir Alman tv kanalında bir grup doktorun orucun ve açlığın hikmetlerine yönelik görüşlerine yer verildi. Prof. Andreas Michalsen orucun/açlığın vücuda etkisi ile ilgili şunları söyledi:

“Oruç, tabiri caizse gen ve proteinlerimizde var olan milyonlarca yıllık bir programdır. Zira eski çağlarda açlık tokluğa nazaran daha fazlaydı. 16 saati aşkın bir süre bir şey yemediğimizde, vücut çok sayıda hormonal proteini harekete geçirir. Bu da bize orucun bedenimiz için ne kadar etkin ve ne denli verimli olduğunu açıklar.“

Yiyecek olmasa da enerji ihtiyacı karşılanır

Yeme ve içmeyi terk etmek ile bedenimizde ne gibi bir etkiye sebebiyet verdiği sorulduğunda ismini vermeyen başka bir doktorun verdiği cevap da benzer şekilde: “Aslında bu açlık programı bedenimizde var olan çok eski bir programdır. Vücudumuzdaki bu program midemizde yiyecek olmadığında dahi yeterli enerji ihtiyacımızı karşılar. Hatta beynimiz daha iyi çalışmaya başlar. Son olarak vücudumuz orucun etkisiyle enerji tedarikini şekerden yağa çevirir. Buna enerji depolayan yağ dokusu denir. 12 ila 24 saat arası bir açlıktan sonra sağlıklı bir insanın vücudu; bedende, özellikle karaciğer ve kaslarda depolanmış şekeri tükettiği ifade edilir.” Doktora “Bu vücut için çok karmaşık bir durumdur. Böyle uzun süreli açlığın zararları yok mudur? Böyle uzun süreli bir açlığın sağlığımıza ne tür faydaları olabilir?” şöyle cevap vermiştir:”İnsan bedeninde pankreasın salgıladığı bir hormon var. Buna insülin diyoruz. Şeker hastalarında problem çıkaran hormon. Açlık hissi bize vücudumuzun tekrardan gıda istediğini bildirir.”

Oruç tutan fareler daha uzun yaşıyor

Kaliforniya ve Milano’da araştırma yapmış olan Valter Longo’ya göre deyim yerindeyse oruçla kanserli hücreleri kandırabiliriz. Bunu ilk iddia eden kişi olan Valter Longo’ya göre kanserli hücreler çok hızlı büyürler, fakat kendilerini koruyamazlar. Bu biyolog teorisini şu şekilde ispatlamaya çalışmıştır: Bir miktar kanserli maya hücresini sade suda (oruç), bir miktarını ise şekerli suda yüzmeye bırakır. Sade sudaki hücreler yaşamaya devam ederken, şekerli sudakiler ölürler. Valter Longo şöyle der: “Hücredeki koruma mekanizmasını da kontrol edenlerin sevimsiz kanser genleri olduğunu keşfettik. Gördük ki, normal hücreler oruç süresinde kendilerini koruyorlar. Ama kanser hücrelerinin bunu yapamadığı çok önemli bir keşifti. Bunun sadece maya hücrelerinde böyle olmadığını da göstermek zorundayız.” Bunun için Valter Longo farelerin oruç tutmasını sağlıyor. Fareler sağlıklı ve daha uzun yaşıyorlar, daha iyi bir hafızaya sahipler ve normal beslenen farelere göre yarı yarıya daha az tümöre sahipler. Daha sonra Valter Longo oruç tutan ve tutmayan farelere kemoterapi uyguluyor. Valter Longo bunu şöyle ifade ediyor: “Bizim deneyimizde yüksek dozda kemoterapi uygulanan fareler oruç tuttuklarında hayatta kaldılar ve normal beslendiklerinde ise yüzde yüz öldüler.” 

“Neden karaciğer?”

Bilimsel deneyler bunun kemoterapi ile insanda da aynı güzel neticeyi verip vermeyeceğini de ortaya koymalılar. Kötü huylu tümör hücrelerinin aslında oruç için çok aptal oldukları çok açık. Metabolizmalarını daha iyi harekete geçiriyorlar. Böylece kalıtım bilgilerini ayıklarken hatalar meydana geliyor. Normal hücreler oruç esnasında kendilerini korumaya alıyorlar ve bu yüzden kemoterapi işlemine karşı kanser hücrelerine göre daha iyi bir şekilde hayatta kalabiliyorlar. Görünüşe göre oruçla birlikte vücutta neler olduğunu daha iyi anlayabilmekteyiz. Meselâ son olarak karaciğerde nasıl bir değişim olduğu araştırıldı. Prof. Stephan Herzig’e soruldu: “Neden karaciğer?” Prof. Stephan Herzig şu şekilde cevap verdi: “Çünkü karaciğer metabolizmanın en merkezi değişim organıdır. Bilinir ki, uzun açlıklarda karaciğer beyne daha enerji desteği sağlamak için şeker üretmeye başlar. Karaciğer açlığa, vücudun mevcut ihtiyacına ve hariçten besin gelmemesine tepki verir. Böylece vücut bir bakıma âcil eylem planı olarak karaciğer ile vücudun organlarının düzenli çalışabilmeleri için besin olmadığı halde ihtiyaç olan enerjiyi üretebilmesi sağlanır.”

İlaçsız bir şekilde metabolizmayı düzeltiyor

Muhabirin “Şekerden yağa geçen bir devre anahtarı mı var? Böyle bir şey buldular mı?” sorusuna Profesör Herzig şu cevabı verdi: “Yapılan bir çok araştırmanın neticesinde böyle bir devre anahtarı bulduk. Albümin (yumurta akı molekülü), G45. Bu molekül karaciğer üzerinden transferi sağlıyor veya kan ve karaciğer arasındaki dolaşımı sirkülasyonu haricinde daha fazla yağ üretimini durduruyor. Görünüşe göre, bir çok arkadaşımızla birlikte yaptığımız çalışmalara göre şeker hastalarında veya aşırı kilolu kişilerde bu G45 devre anahtarı düzgün işlemiyor.” Muhabir tekrar sorar: “Buna göre sadece o devre anahtarı molekülü iyileştirmemiz gerekiyor. Ve bunu büyük oranda başardık. Bunun için bir ilâç üretimini umabilir miyiz?” Profesör Herzig şöyle cevap verir: “Elbette ilaçlar her zaman problemlidir, zira bir ilâcın sorunsuz ve tesirli bir şekilde verimli olabilmesi için yıllar gerekiyor. Bu yüzden aralıklı oruç fikrini buluyoruz. İlâçsız bir şekilde metabolizmayı düzeltebilmek çok ilginç bir durum.”

TERCÜME: VİYANA / YENİ ASYA

admin 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34