Öne Çıkanlar Adana Demirspor Kulüp Başkanı Murat Sancak Tam Altın Ne Kadar 04.08.2012 Tüketiciler Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç Tatlısesin Bir Kızı Daha Oldu Ayten Bozkurt

Bu haber kez okundu.

Kâinatın Şekl-i Hâzırı, İlâhî İradeyi Gösterir

 
Ve keza, kâinat yüzünde hüsn-ü zâtîyi gösteren bir hüsn-ü arazî ve bir cemal-i mücerredi gösteren bir cemal-i hazin ve Mahbub-u hakikîye işaret eden bir aşk-ı sadık ve bütün esrarı cezb eden bir hakikat-i cazibeye işaret eden bir cezbe ve bir incizab vardır.



Bu hakikatler, kâinata bir Rabb-i Vâcibü’l-Vücud lâzım ve zarurî olduğuna şehadet ettiklerini kâinat “Allahu lâ ilahe illâ hû” ile talim ile i’lâm ediyor.

• Ve keza, bütün envâın cüz’iyatında bir tasarruf var. Bu tasarruf, faydalı iş ve maslahatlar içindir. Ve nebatat ve hayvanatta bir tebeddül ve tahavvül var. Bu da pek çok menfaatler içindir. Küre-i arzda gece ve gündüz cihetiyle bir tağyir var. Bu dahi büyük büyük gayeler içindir. Kâinatta hükümferma olan nizam ve intizamla beraber, faaliyet hususunda elvân-ı seb’a gibi tebarüz eden şu hakikatler, bilbedahe bir mutasarrıf-ı hakîm, kadîr, fâil-i muhtar gibi bütün evsaf-ı kemaliye ile muttasıf bir Hâlık’ın vücub-u vücuduna yaptıkları delâleti kâinat “Allahu lâ ilahe illâ hû” ile tebliğ ediyor.

• Ve keza, kâinatın ihtiva ettiği bütün envâ ve ecza ve zerratı istilâ eden hudus, bir Muhdis ve bir Mûcid’i iktiza eder.

• Ve keza, kâinat, bütün eczasıyla beraber gayr-i mütenâhî eşkâl ve vaziyetlere kabiliyeti, ihtimali, imkânı varken, bu şekl-i hâzıra girmesi, elbette bir Hâlık-ı Vâcibü’l-Vücud’un ihtiyâr, irade ve tercihiyle olmuştur.

• Ve keza, büyük bir fakr u ihtiyaçta bulunan kâinatın envâ ve eczasına lâzım olan işlerini, hâcetlerini evkat-ı münasipte “Min haysü lâ yahtesib” [Umulmadık bir tarzda. (Talak Sûresi: 3.)] îfâ ve is’af etmek, bir Rezzak-ı Kerîm’in vücub-u vücuduna delâlet eder.

• Ve keza, kâinat umumî ve hususî, maddî ve manevî pek büyük ihtiyaçlar içindedir. Gerek vücuduna ve gerek bekasına lâzım şeyleri, işleri görmekten âcizdir. Bu gibi matlublarının şuuru olmaksızın yerine getirilmesi, elbette Rahman-ı Rahîm ve Vâcibü’l-Vücud bir Sâni-i Hakîm tarafındandır.

Mesnevî-i Nuriye, Katre, s. 73-74

LÛ­GAT­ÇE:

cemal-i hazin: Gamlı, kederli güzellik.

cemal-i mücerred: Maddenin kendisine bağımlı olmayan bağımsız güzellik.

ecza: Cüzler, parçalar, kısımlar.

elvân-ı seb’a: Yedi renk.

envâ: Nev’ler, türler.

esrar: Sırlar.

eşkâl: Biçimler, şekiller.

evkat-ı münasip: Münasip, uygun vakitler.

gayr-i mütenâhî: Sonsuz.

Hâlık-ı Vâcibü’l-Vücud: Her şeyi yoktan var eden ve varlığı zorunlu olan Allah.

hudus: Sonradan meydana gelme, yok iken var edilme.

hüsn-ü arazî: Zâtî olmayan, dışarıdan veya başkası tarafından verilen güzellik.

hüsn-ü zâtî: Zatın kendisinden kaynaklanan güzellik.

i’lâm: Bildirme.

incizab: Cezb edilme, kapılma, çekilme.

is’af: Kabul etme, yerine getirme.

küre-i arz: Dünya, yer küre.

Muhdis: İhdas eden, yeniden çıkaran, önceden olmayan bir şeyi yapan, icad eden, kuran.

Rabb-i Vâcibü’l-Vücud: Her şeyi sevk ve idare eden, besleyip ve büyüten ve varlığı zorunlu olan Allah.

şekl-i hâzır: Var olan şimdiki şekil, biçim.

tağyir: Başkalaştırma, değiştirme.



KAYNAK: YENİ ASYA

ADMİN  1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34