ÖZEL HABER Haberleri Tümü

En Güzel Hz. Ali Sözleri

* Cimrilik utançtır; korkaklık eksiliktir; fakirlik, insanı haklılığını dile getiremez kılar; yoksul, kendi öz vatanında gariptir.

* İlim, çok değerli bir mirastır. Edep, sürekli yenilenen/tazelenen bir elbisedir. Düşünce, saf/berrak bir aynadır. 

* İnsanlarla öyle bir hukukunuz olsun ki, siz öldüğünüzde size ağlasınlar, siz yaşarken de sizi özlesinler. 

* insanların en acizi, dost edinmekten aciz olandır. Ondan daha acizi ise, kazandığı dostları kaybedendir.  

* Korku, ümitsizlikle ve yersiz utangaçlıkta mahrumiyetle eş olmuştur. Fırsat, bulut gib geçip gitmektedir; öyleyse hayırlı fırsatları elde etmeye çalışın/hayırlı fırsatları ganimet bilin.

* Ameliyle bir yere varamayan kimseyi, soyu sopu bir yere ulaştırmaz. 

* Kendisine edep yüklenen kimsenin kötülükleri azalır.

* Fasık ve günahkar kimselerle arkadaş olmaktan kaçın çünkü kötülük kötülüğe kavuşur.

* Sabır iki kısımdır; belaya sabır iyi ve güzeldir. Bundan daha güzeli, haramlara karşı sabırdır.

* Sırlarını ona buna açıyorsan başına gelecek zilletlere razı ol.

* Kendisini beğenen ve kendisinden razı olan kimse birçok üzüntü ve acı çeker.

* Halka karşı daima içinizde sevgi ve nezaket besleyin. Onlara bir canavar gibi davranmayın ve onları azarlamayın.

* Mürüvvet; insanın, kendisini lekeleyecek şeylerden kaçınması ve güzellik kazandıracak şeylere yaklaşmasıdır. Fazilet, gücü yettiğinde affetmektir.

* Kendini tanımayan kimse kurtuluş yolundan uzaklaşarak cehalet ve sapıklık yoluna giriverir.

* Yapman gereken hayırlı, yararlı işleri yarına bırakma. Bakarsın yarın olur da, sen olmazsın.

* Sabır iki türlüdür: istemediğin, hoşlanmadığın şeye sabretmek ve sevdiğin, istediğin şeye sabretmek.

* Mal, harcandığı kadar sahibine ikramda bulunur. Kişinin yaptığı cimrilik kadar ona ihanet eder.

* Söz sizin ağzınızda olduğu sürece, söz sizin esiriniz, söz ağzınızdan çıktıktan sonra siz sözünüzün esiri olursunuz.

* İyi niyetlilik gönle ferahlık, bedene esenliktir.

* Sana niçin yaptığını sorduklarında utanacağın ve yalanlamaya kalkacağın işleri yapmaktan çekin.

* Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. O hatayı işleyene hatasını, başka birini misal göstererek anlatınız.

* Kendi çocuğunu edeplendirdiğin şeyle yetimi de edeplendir ve çocuğunun eğitimi için yararlandığın yerden yetim için de yararlan.

* Yanlışını gününde görüp nefsine sitem edersen yanlışın faydaya dönüşür. Dünde kalan yaşam geçmişle yok olur gider.

* Yalancıların başlıca sıfatları şunlardır: önce sana diller döker, birçok şeyler vaat eder, sonra senden vazgeçer, daha sonra da arkandan senin aleyhine birçok şey söyler.

* Zamanının bir kısmı maziye karıştı. Geride kalan günlerinin sayısı da belli değil, fırsat varken çalış.

* Memurlarınızın hareketlerini kontrol ediniz ve bunun için güvendiğiniz samimi kişileri kullanınız. Mektuplar ve müracaatlara bizzat kendiniz cevap veriniz.

* Amel eden cahil kişi, yoldan başka yerde yürüyen gibidir. Bu yürüyüşü ona, ihtiyacından uzaklaşmaktan başka bir şey kazandırmaz.

* İlim hiçbir servet ile satın alınmaz. Onun içindir ki, bir cahil ne derecede zengin olursa olsun, en fakir bir âlim ile mukayese olunmaz.

* Öfke kötü bir arkadaştır. Kusur ve çirkinlikleri açığa çıkarır, insanı kötülüğe yakınlaştırıp iyilikten uzaklaştırır.

* Zalime gelip çatan adalet günü, mazlumun uğradığı cevir ve cefa mihnetinden çetindir. Şiddet son dereceyi buldu mu ferahlık gelir çatar. Bela halkaları tam daraldı mı genişlik yüz gösterir.

* Yoksula yardımı dilenmeden yap. Sen onu el açmak zorunda bırakırsan, verdiğin sadaka ile onun sadakadan daha değerli olan haysiyetini satmaktan kurtarırsın.

* Yaptığı günah bir işle öğünmek, o günahı yapmaktan daha kötüdür.

* Akıllı; şehvetten uzaklaşan, ahireti dünya ile değişmeyendir. Akıllı, yalnız ihtiyacı kadar ve delille konuşur, sadece ahiretinin ıslahı için çalışır.

* Kendisini beğenen ve kendisinden razı olan kimse birçok üzüntü ve acı çeker.

* Yüzünüze karşı yapılan şişirme övgüleri dinlemekten kendinizi koruyunuz çünkü onlar kalpleri kirletip ortalığa pis bir koku yayarlar.

* Zaman bana karşı maske takındı, beni tanımazlıktan geldi, bilmedi ki ben güne saygılıyım ve talihsizliklerin en korkulusunu bile kolay şeymiş gibi karşılarım.

* Hızlı yükselenlere imreniliyor. Oysa en hızlı yükselenler toz, duman, saman ve tüydür.

* Takva, dini ıslah, nefsi muhafaza eder ve mürüvveti süsler.

* Kendini cömertliğe alıştır ve her ahlakın en iyisini seç çünkü iyilik alışkanlık haline gelir.

* Sabır iki kısımdır: sevmediğin şeye sabretmek ve sevdiğin şeye sabretmek.

* Söz dilinin sustuğu ve amel dilinin söylediği nasihat hiçbir kulak tarafından kovulmaz ve onun faydası ile hiçbir fayda bir olmaz.

* Yumuşak ahlak soyluluk ve büyüklüktendir. Yumuşak huyluluğun bitmez tükenmez kaynağı ol. Kimseye asla eziyet etme, yaptığın şeyin sonuçlarını görür ve duyarsın.

* Susmak, sana ağırbaşlı bir elbise giydirir ve sonunda özür dileme zorundan korur.

* İlim, insanı Allah’ın emrettiği şeylere götürür, züht ise o şeylere erişilmesini kolaylaştırır.

* Yoksula yardımı dilenmeden yap. Sen onu el açmak zorunda bırakırsan, verdiğin sadaka ile, onun sadakadan daha değerli olan haysiyetini satmaktan kurtarırsın.

* Fazla yemek ve yemek üstüne yemekten kaçının. Zira fazla yiyen kimse fazla hasta olur.

* Fırsat karınca yürüyüşü ile gelir, yıldırım hızı ile gider

* Kendisini beğenen ve kendisinden razı olan bir kimsenin kusur ve zaaf noktaları aşikar olur.

* Kıskançlık insanın kalbi ve sinirleri üzerinde kötü etkiler bırakır ve insanı hasta eder.

* Şerefine düşkün olan kötü cevap almaktan kendini sakınır. İnsanların davranışlarını düşünerek ve gözeterek onlarla uyum içinde yaşayan kendi kişiliğini de korur.

* Yüzünüze karşı yapılan şişirme övgüleri dinlemekten kendinizi koruyunuz çünkü onlar kalpleri kirletip ortalığa pis bir koku yayarlar.

* Yumuşak ahlak soyluluk ve büyüklüktendir. Yumuşak huyluluğun bitmez tükenmez kaynağı ol. Kimseye asla eziyet etme, yaptığın şeyin sonuçlarını görür ve duyarsın.

* Kim bir işte halka öncü olursa, başkasını terbiyeye kalkmadan kendisini terbiye etmeli. Bu terbiye de diliyle öğüt vermeden önce, huyuyla öğüt vermek suretiyle olmalı. Nefsine muallim olup kendini terbiye eden kişi, insanlara muallimlik edip onları terbiye edenden daha fazla ululanmaya değer.

* Söz dilinin sustuğu ve amel dilinin söylediği nasihat hiçbir kulak tarafından kovulmaz ve onun faydası ile hiçbir fayda bir olmaz.

* Söz sizin ağzınızda olduğu sürece, söz sizin esiriniz, söz ağzınızdan çıktıktan sonra siz sözünüzün esiri olursunuz.

* Yaşamın tecrübeleri doğru karar verebilmeyi öğretti, öyle ki artık beni bitirmeye, yok etmeye gelen şeyleri ben bitirip yok ettim.

* Yeni ilmi şeyleri öğrenmekle, kalbinizin yorgunluğunu ve rahatsızlığını giderin çünkü kalpleriniz de vücudunuz gibi yorulur.

* Sözünde duramayacağın bir yerde söz verme ve kefaletine vefa edemeyeceğin yerde kefil olma.

* Şahsınıza fenalık eden bir düşmanı affediniz. Lakin vatanınıza ve milletinize fenalık eden bir kimseyi asla affetmeyiniz.

* İlim meclisi cennet bahçesidir.

* Allah seni hür yarattı, tamah seni kul etmesin.

* Söyleyene bakma, söylenene bak.

* Hırs ve tamah, yorgunluk ve meşakkatin anahtarıdır.

* Susmak, sana ağırbaşlı bir elbise giydirir ve sonunda özür dileme zorundan korur.

* Sükut yalan söylemekten ve başkalarını çekiştirmekten herhalde evladır.

* Şehvet bir kapıdan girer, akıl öbür kapıdan çıkar.

* Fikir çatışmalarından hakikat çıkar.

* Kötülükten çekinmek, iyi bir iş yapmaktan yeğdir.

* Şer'den çekinen kişi, hayır yapana benzer; suçtan sakınan kişi, iyilikte bulunana döner.

* Zayıfları ziyaret etmek alçak gönüllülüktendir.

* Susmak ağırbaşlılığı artırır.

* İyilikle emretmek, insanların en faziletli amelleridir.

* Şeref ve namus, en büyük hazinedir. Onlara malik olanlar, hayatlarını daima memnun ve mesut geçirirler.

* Söz ilaçtır; azı yaşatır, çoğu öldürür.

* Şeref ve soyluluk, yüksek özellik ve niteliklerden gelir, ataların çürümüş kemiklerinden değil.

* Şükür nimetlerin süsüdür.

* Kıskançlık vücudu kemirir.

* Şerefli ve önemli bir mevkiiniz olması için bilime sarılınız.

* Kıskançlık ruhun hapsidir.

* Sözün gümüş olsa da, ey nefs sükut (suskunluk) altındır.

* Sözün güzelliği, kısalığındadır.

* Kıskançlık insanın dünyasını karartır

* Şiddetli istek mutluluğun en büyük düşmanıdır.

* Yapman gereken hayırlı, yararlı işleri yarına bırakma. Bakarsın yarın olur da, sen olmazsın.

* Yaptığın iyilikleri ve sana anlatılanları gizle.

* Fırsat yaz bulutu gibi gelip geçer, elinize geçtiğinde faydalanmasını bilin.

* Fikir çatışmalarından hakikat çıkar.

* Fikir sahibi her şeyden ibret alır.

* Yeni mal mülk edinmeden önce yığdıklarınızı kullanınız.

* Yoksullar bazen çok müşkül durumlarda kalırlar. Söyledikleri sözler ne kadar doğru olursa olsun, onları dinleyenler sözlerine kulak asmazlar.

* Kıskanç kimse daima hasta olur.

* Kıskançlık hasta eder.

* Zamanın icaplarına uymayanlar, sürüden ayrılmış koyunlar gibi geri kalırlar.

* Yoksullarla otur, şükrünü artırırsın.

* Kendini bilmeyen başkasını nasıl bilir?

* Kınama ve azarlamada aşırı gitmek inada neden olur.

* Kıskanç insan hiçbir zaman rahat ve huzur yüzü görmez.

* Kıskançlık hastalıkların en kötüsüdür.

* Ölümü unutmak, kalbi paslandırır.

* Faziletlerin başı ilimdir.

* Fazilet sahibinin kıymetini, ancak fazilet sahibi bilir.

* Kıskançlık ateşin odunu yediği gibi iyilikleri yer.

* Yoksulluğunu gizle, yoksa itibarın sıfıra iner.

* Zaman ibret aynasıdır.

* Zaman uzasa, sonu gecikse bile sabreden mutlaka zafere ulaşır.

* Yola düşmeden arkadaşı, eve girmeden de komşuyu sor.

* Yumuşak konuş, sevilirsin.

* Yüce kişinin aç kalınca, aşağılık kişinin karnı doyunca saldırısından korkun.

* Yükseklik taslamak alçaltır, alçak gönüllülük yükseltir.

* Zenginlik gurbette bir vatan, fakirlik vatanda bir gurbet gibidir.

* Zaman kendine uymazsa, kendini zamana uyduranlar en akıllı kimselerdir.

Admin 2

Paylaş
Tweet Paylaş Paylaş
Yorum Gönder
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir. Teşekkür Ederiz.
Yorumunuz onaylanmıştır, teşekkür ederiz.
Ad Soyad
Yorumunuz