Öne Çıkanlar Form Kayısılı Meyveli Çayın Faydaları Dünya Fani mi Yalan mı Kayseri İl Genel Meclisinde yumruklu tartışma Renault Clio 1.5 dCi Joy 84.750 TL 48 K 8394

Bu haber kez okundu.

CORONAYA’dan kurtulun!

Corona virus korkusu paranoyaya dönüştü. Bu, coronaya’dır. Eskilerin çok doğru bir sözü vardır: “Şüyuu vukuundan beterdir” diye. Bir musibetin başımıza gelme söylentisi ve korkusu, o musibetin başımıza gelmesinden beter eder insanı.
Coronayadan bıkanlar yazımı okusunlar, geri kalanlar vazgeçip korku içinde yaşamaya devam etsinler. Bir kısmı da, “halkı alınan tedbirlere karşı soğutuyor” diye yeni paranoyalar ve suçlamalar geliştirsinler, hiç de öyle demiyorum, devamını okuyan anlayacak zaten.
Akıl ve mantık terk olunca, insanları paniğe sevketmek çok kolay oluyor.Tedbirli olmak ve uyarılara kulak vermek kadar, paniklemeden sakin kalabilmek de önemli bunu atlatmak için.
Hiç ilgilenmeyip korkmaya devam etmek isteyenler için son cümlem yukarıdadır. Rahatlamak isteyenler okumaya buradan devam edebilirler.

BİYOLOJİDE MATEMATİK ÇALIŞMAZ

Virus enfeksiyonu (virüs değil, doğrusu virus) eksponensiyel yayılır. Bu doğru.
Bir kişi hastaysa, yanındakini hasta eder. Artık hasta olan 2 kişi vardır. Ertesi gün 4 kişi, sadece birer kişiyi hasta ederse, 8 kişi hasta olur, giderek ikinin katları şeklinde hasta sayısı artar.
Üçüncü günün sonunda hasta sayısı 8 kişiye çıkar. Eğer bir kişi dört kişiyi hasta ederse, ikinci günün sonunda 5 hasta, üçüncü günün sonunda 20 hasta olur.
Üç ayın sonunda eksponensiyel artış ile tüm dünya hasta olur... Diyeceksiniz ki öyle değil işte.
Corona virus, insanlıktan önce vardı, devam edecek, üstelik her sene mutasyona uğrayıp (genetik değişim) yeni yüzleriyle yeniden, yeniden, yeniden karşımıza çıkacak.
Anlamakta zorlandığımız şu ki, zaten aynen de öyle yapıyordu henüz bilinmediği tanınmadığı çağlarda bile.
Peki, yukarıdaki hesap doğru olsa, insanlık bugüne gelebilir miydi? Gelemezdi.
Biyolojide matematik çalışsaydı, ne ben bu yazıyı yazabiliyor olurdum, ne de sizler okuyor olurdunuz. Hepimiz ölmüştük. Ama öyle değil gördüğünüz gibi, yazıyorum, okuyorsunuz.

CORONAYA’DAN KURTULMAK İÇİN NEDENLER

1. Her sene kuzey yarım kürede kış aylarında virütik enfeksiyonlar artar, ilkbaharda azalmaya başlar, yazın iyice azalır. Bunun nedeni, yükselen ve parlayan güneştir. Güneşten dünyaya ulaşan ultraviole ışınları kışın dünyanın atmosferine girince, (eksen eğikliğinden dolayı) daha uzun yol katederler ve dünya yüzeyine ulaşan UV indeksi düşer.
21 Mart’tan itibaren kuzey yarımküre yüzünü güneşe döner ve UV indeksi yükselir.
UV virusları kırar. Hele corona gibi RNA virusu ise (dışı çok zayıf kaplıdır, güçlü değildir) güneşe dayanamaz.
2. Biyolojide matematik neden çalışmaz biliyor musunuz?
Bir gölün yüzeyini kaplayan nilüfer yaprakları hesabı gibi, ilk gün yüzeyin % 10’nunu, ikinci gün yüzde bilmem kaçını, bir ayın sonunda ise tüm yüzeyi kaplar desek de, nilüfer bile asla tüm yüzeyi kaplayamaz. Çünkü göldeki nilüfer sayısı arttıkça, yapraklarını ve köklerini yiyen su canlıları da artacak ve artış frenlenecektir. İşte bu fenomene biyolojide BAĞIŞIKLIK diyoruz.
3. Bağışıklık oluşması biraz zaman ister. Corona virusu kapan insanların büyük çoğunluğu hastalığı hafif atlatacaklar, ölmeyecekler ve bağışıklık geliştireceklerdir.
4. Hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğu ileri yaş + kronik hastalığı olanlardır. İleri yaş ve kronik enfeksiyonlar, corona enfeksiyonuna dayanma güçlerini kırdı ve hayatlarını kaybettiler. Unutmayın tüm dünyada hayatını kaybedenler arasında 20 Mart 2020 itibariyle 35 yaş altında hiç kimse yok. Sadece küçük bir bebek öldü, ki o da konjenital enfekte doğmuştu, yani hasta annesinden virusu kaparak zaten hasta doğmuştu.
5. Hayatını kaybedenler, Allah Rahmet Eylesin, bir anlamda insanlık uğruna kendilerini feda ettiler. Hastalığın yayılmasına neden olurlarken, bir yandan da bağışıklık geliştirilebilmesi için insanlarda doğal aşılanma sağlayarak, bağışıklığı tetiklediler.
6. Nüfusun % 60-70’i bağışıklık geliştirdiğinde corona virusunun bu seneki mutant formu olan COVID-19’a bay bay diyeceğiz.

O halde, coronaya’dan kurtulmak için elimizdeki kartlar giderek güçleniyor.

Güneş + Bağışıklık + Toplum Bilinci

Bu üç silah coronayı yenecek. Hep yendi, yine yenecek.
Son bir not daha: (Yazmadan duramadım, çünkü insan sağlığını istismar ederek para kazanan sektöre Medikal Sektör denmez, ahlak yoksunu sektör denir).
Bir virusun bulaşıcılığına virülans, öldürücülüğüne ise fatalite denir.
COVID-19’un bulaşıcılığı çok yüksek, öldürücülüğü ise düşüktür.
H1N1, SARS - MERS ispanyol nezlesi, kuş gribi, domuz giribi viruslarıyla karşılaştıralım:
H1N1 ile enfekte bir kişi odaya girdi. Odada 100 kişi var. Aksırdı ve virusları damlacık enfeksiyonu ile etrafa saçtı.
Odadaki 100 kişiden 10 kişi virusa yakalanır, ama bunlardan yarısı ölür (rakamlar örnektir).
Yani az bulaşır, çok öldürür.
COVID-19 öyle değil.
Virülansı yüksek, fatalitesi düşüktür.
Odada bulunanların %80’ine bulaşır, sadece % 4 ölür.
Şu ana kadar salgının en yüksek olduğu ülkelerde bile ölüm oranı %4’ü hiç geçmedi.
Üstelik hayatlarını kaybedenler, sağlıklı ve genç nüfusa dahil değillerdi.
Bugüne kadar bilinen pandemiler (tüm dünyaya yayılan enfeksiyon) içindeki en düşük öldürücülük oranı COVID-19’da.
Coronaya’ya körükle gidenler bundan para kazanacak olanlara hizmet ederler.
Belirli firmalara bütçe aktarılır.
Bu kötü mü demeyin?
Eğer H1N1 virusu patladığında, hemen ertesinde firmanın biri çıkıp, “Merak etmeyin, elimde 30 milyon doz aşı var” demeseydi, ben de kötü değil derdim.
Hiç kimse veya kuruluş, “Nereden biliyorsunuz da 30 milyon doz aşı hazırladınız?” diye sormadı, aksine tüm dünya “Ohh çok şükür, aşısı varmış” diyerek rahat nefes aldı.

SONUÇ

Yukarıda yazdıklarımı “alınan tedbirlere ve yapılan uyarılara karşı halkı soğutuyor” diye algılamayın.
Tüm önlem ve uyarılar sizlerin sağlığı içindir, hafife almayın.
Ama CORONAYA’dan yani corona paranoyasından kurtulmak için bu yazımı iyi anlayın ve doğru değerlendirin.
Stres ve panik, virusa hizmet eder, direncinizi düşürür.
İlkokulda öğretmenlerimiz ve annelerimiz bize ne derdi hatırlayın: “Evladım, karşıdan karşıya geçerken tedbirli ol, dikkatli ol, hızlı geç, ama koşma”
Çünkü koşanın düşme olasılığı daha fazladır.
DİKKATLİ OLUN, UYARILARA KULAK VERİN, ÖNLEMLERE UYUN, AMA PANİK OLMAYIN.

Prof. Dr. Esat ORHON

Admin 2

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34