Öne Çıkanlar Form Kayısılı Meyveli Çayın Faydaları Dünya Fani mi Yalan mı Kayseri İl Genel Meclisinde yumruklu tartışma Renault Clio 1.5 dCi Joy 84.750 TL 48 K 8394

Bu haber kez okundu.

Enfeksiyon Hastalıklarında Beslenme

Enfeksiyon hastalıkları virüsler, bakteriler, mantarlar ve parazitlere bağlı olarak gelişebilmektedir. Toplumda kazanılmış enfeksiyonlar arasında en sık üst solunum yolu enfeksiyonları görülmektedir. Üst solunum yolu enfeksiyonları içinde en sık görülen tablo ise soğuk algınlığıdır. Çoğunlukla virüslere bağlı olarak gelişen soğuk algınlığı genellikle hafif seyirli, kendiliğinden sınırlanan bir enfeksiyon olmakla birlikte, ikincil bakteriyel enfeksiyonlara bağlı olarak sinüs, orta kulak ve akciğer enfeksiyonlarının gelişimi gibi komplikasyonlara neden olabilmektedir. Boğaz ağrısı (tonsillofarenjit) nedeni olarak ön planda virüsler sorumlu tutulsa da beta-hemolitik streptokokların da etken olarak görülme sıklığı yüksektir. Enfeksiyon hastalıkları bütün dünyada önemli bir mortalite ve morbidite nedenidir. Enfeksiyonlar vücudun belli organlarını tutabileceği gibi yaygın da olabilirler. Enfeksiyonların çoğunluğu akut olarak gelişir. Bazı enfeksiyonların klinik seyri ve tedavi süreci uzundur.

Sadece boğaz ağrısı olduğunda semptomlar ilerlemeden tedbir alınmalıdır. Enfeksiyonlar başta olmak üzere tüm hastalıklar için alınabilecek tedbirler arasında amaç; yaşam boyu tüm bireylerin sağlığının korunması, iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, yaşam kalitesinin arttırılması ve sağlıklı yaşam biçiminin benimsenmesini (sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlığı, alkol ve tütün kullanımının önlenmesi) sağlamaktır.

Enfeksiyonlar İle İlgili Genel Öneriler:

* Aşı ile ilgili kayıtlar güncellenmeli ve gerekli aşılar tamamlanmalı

* Enfekte kişiler ile mümkün olduğunca az temasta bulunulmalı

* Öksürük, burun akıntısı ve maske takan kişiler ile uygun mesafe korunmalı

* Eller düzenli bir şekilde yıkanmalı

 * Her kişinin ayrı bir havlusu olmalı ve el hijyenine özen gösterilmeli

 * Araç ve gereçlerin ortak kullanımı engellenmeli

 * Yeterli protein takviyesi ile diyet kısıtlamasına gidilmeli

* Yapılan diyet veya hızlı kilo verme programları varsa bırakılmalı

* Yoğun ve uzun süren egzersiz öncesinde, egzersiz ile ilişkili immün sistemin baskılanmasının engellenmesi için yeterli miktarda karbonhidrat alınmalı

* Her gün en az 8 saat uyku uyumalı

 * Yaşam stresi minimum düzeyde tutulmalı

Yaşamın her döneminde olduğu gibi hastalıklarda da yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması için esastır. Bu nedenle aşağıdaki beş besin grubunda bulunan çeşitli besinler yeterli miktarlarda alınmalıdır.

Süt ve ürünleri

Et-Tavuk-Balık-Yumurta-Baklagiller (nohut, fasulye, mercimek)-Yağlı Tohumlar -Sert Kabuklu Yemişler (ceviz, badem, fındık)

Tam tahıllı Ekmek ve tahıllar (pirinç, makarna, bulgur)

Sebzeler

Meyveler

1-Beş besin grubunun içerdiği besin ögelerinden yeterli ve dengeli miktarda alınmalıdır.

2. Bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tüketimi önemlidir.

Günde mevsimine uygun en az 5 porsiyon meyve ve sebze  tüketilmesi önerilmektedir. Bu tüketimin 2 porsiyon meyve ve 3 porsiyon sebze olmalıdır.

Sebze ve Meyveler

1 Porsiyon Ölçüsü

Elma, portakal vb.

1 Orta boy

Brokoli, bamya, taze fasulye, taze brokoli, bamya, taze fasulye, tazebakla, taze bezelye, yeşil kabak, enginar, kuşkonmaz, brüksel lahanası

(pişmiş)

1 Kupa

Armut, ayva

1 Küçük Boy

Nar

Tanelenmiş 1 Küçük Kase

Kuru kayısı, erik, incir

3-4 adet

Kırmızı biber, turp, bal kabağı, pancar,kırmızı biber, turp, bal kabağı, pancar, patlıcan, kırmızı lahana, ıspanak, pazı, semizotu, brokoli, bamya, taze fasulye, kabak, enginar,

Brüksel lahanası, soğan, kereviz, lahana, karnabahar, pancar, kırmızı biber, patlıcan, pırasa, mantar

(doğranmış, çiğ veya pişmiş)

1 Kupa

Kıvırcık, marul, ıceberg, tere, roka, nane, maydanoz vb. salata yeşillikleri

(İyi yıkanmış)

1 Büyük Kase

 3. E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırmaktadır. E vitaminin iyi kaynakları olan; yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve fındık, ceviz gibi yağlı tohumlardır. Günlük olarak mevsimine uygun 3 porsiyon sebze, 15-20 adet fındık (30 gr) veya 5-6 adet ceviz (30gr) ve haftada 2-3 defa kurubaklagil (mercimek, kurufasulye, nohut) tüketilmelidir.


4. Kemik ve diş sağlığı açısından önemli olan D vitamini, güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde pek fazla bulunmaz. Kış aylarında mahrum kalınan güneş ışınları, vücudun D vitamini gereksiniminin karşılanamamasına neden olmaktadır. Özellikle kış mevsimde havanın güneşli olduğu zamanlarda mümkün olduğunca güneşten faydalanılmalıdır. Balık; D vitamini, beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega 3), kalsiyum, fosfor, selenyum, iyot mineralleri ve E vitamini içerir. Bu nedenle kış aylarında  haftada 2-3 kez balık tüketilmelidir.

5.  Daha çok ev içerisinde vakit geçirilen zamanlarda vücut ağırlığı kontrolünün sağlamasında; basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine tam buğday ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine özen gösterilmesi, enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlılarının tercih edilmelidir. Hazır meyve suları, gazlı içecekler vb. yerine sağlıklı içecekler tercih edilmelidir. Yağ alımının azaltılması için yemekler az yağla pişirilmeli, et yemekleri yağ eklenmeden kendi yağları ile pişirilmeli, kızartma, kavurma gibi pişirme yöntemleri yerine haşlama, ızgara, fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesinde posa içeriği yüksek kuru baklagillerin tüketilmesi (haftada 2-3 kez) ve uygun ortamlar sağlanarak düzenli fiziksel aktivite yapılması önemlidir.

6. Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı alımı gerekmektedir. Yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün 2-2.5 litre su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı, açık çay gibi içecekler tercih edilmelidir.

Kaynaklar: Sağlık Bakanlığı Erişkin İçin Kronik Hastalıklarda Fiziksel Aktivite Rehberi , Çocuk ve Ergen İçin Kronik Hastalıklarda Fiziksel Aktivite Rehberi, TÜBER (Türkiye Beslenme Rehberi)

kaynak

Admin 2

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mine Kabci 2 ay önce

Çok güzel bilgiler . Teşekkürler.

banner35

banner38

banner37

banner34