İkizlere Borçlu Olduğumuz 5 Keşif

Yıllardır yapılan ikiz araştırmaları, genlerimizin ve çevrenin sağlığa olan etkisine dair inanılmaz bulguların ortaya çıkmasını sağlamıştır.

30 Kasım 2017 Perşembe 14:22
Bu haber 529 kez okundu
İkizlere Borçlu Olduğumuz 5 Keşif
banner1

Avustralya İkiz Araştırmaları Diretörü John Hopper, ikizlerin çok önemli bir konuda, genetiğin mi yetiştirmenin mi belirleyici olduğu konusunda kilit bir rol oynadığını belirtiyor.

1982'de kurulan araştırma kurumu, veritabanında 35 bin çift ikizle ilgili çeşitli veriler barındırıyor. Bu bakımdan kurum dünyadaki en büyük ikiz veritabanı. John Hopper, bu dönemde yürüttükleri 230'dan fazla araştırmada ulaştıkları sonuçların en önemli beşini şöyle sıralıyor:

1. Göğüs kanserinin genetik ve epigenetik riskinin belirlenmesi

Hopper, ikiz örnekler üzerinde çalışarak hem mamografik yoğunluğu (mamografide beyaz alanların miktarı) hem de meme kanseri riski LSP1'i etkileyen ilk geni tespit ettiklerini açıklamıştır. Ekibi, tek yumurta ikizlerinin gelecekteki meme kanseri riskini öngören mamografi yoğunluğu açısından oldukça benzer olduğunu keşfetti. Ancak tek yumurta ikizleri yarı yarıya benzerdi. Bu bulgu da genetiğin meme kanserinin altında yatan önemli bir faktör olduğunu düşündürüyordu.

Hopper, bununla ilgili olarak “İnanılmaz bir şekilde, rahimde belirlenen meme kanseri için yeni bir epigenetik risk faktörü bulduk; sadece ikiz örnekler üzerinde çalışarak keşfedebildiğimiz bir bulgu. Bir sonraki adım, rahmin içindeki ortamın neden meme kanseri riskini etkilediğini bulmaktır” demiştir.

Sonuç olarak, bu çalışma dünya üzerinde meme taramasını ve meme kanserini önlemeyi sağlayabilir.

2. Epilepsi kalıtsal bir hastalık olabilir

Yirmi yıl öncesine kadar tıpçılar, epilepsinin baş yaralanmalarından veya doğumda oluşan komplikasyonlardan kaynaklanan bir hastalık olduğunu düşünürdü.

Ancak Melbourne Üniversitesinden Sam Berkovic ve Ingrid Scheffer, epilepsinin bazı formlarına genetik bir temel buldular. Hopper’a göre: “bu keşiflerde ikiz araştırmaları gerçekten çok önemli rol oynadı. Birçok epilepsi tipinden hangisinin genetik temelli olduğunu ve hangilerinin olmadığını keşfedildi”.

Ekip aynı zamanda birinde epilepsi bulunan diğerinde bulunmayan bir ikiz örnek üzerinde çalışmıştır. Bununla beraber doğumda oluşan herhangi bir yaralanma veya komplikasyonla ilgili verilere de bakmıştır. Bu araştırmalar sonucunda epilepsiye neden olan hiçbir doğumdan kaynaklı komplikasyon bulunmamıştır. Bu da bir çok ailenin rahat bir nefes almasını sağlıyor.

3. Rahim içinde bulunan çevre gelecekteki sağlığımızı etkiliyor

Nispeten yeni bir çalışma alanı olan epigenetik, çevrenin genlerimizin çalışma biçimi üzerindeki etkisini araştırıyor. Bu alan, araştırmacıların diyet ve stres gibi değişik yaşam tarzlarının sağlığımız üzerindeki etkilerini ve bunların nesiller boyunca genler yoluyla nasıl aktarıldığını daha iyi anlamalarına yardımcı oluyor.

Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsünden Doçent Jeff Craig ve ekibi tek ve çift yumurta ikizlerinde epigenetik farklılıkların seviyesini karşılaştırarak rahimdeki deneyimin epigenetik profilimizi etkilediğini gösterdi. Bu, aynı DNA'yı paylaşmalarına rağmen neden ikizlerin genellikle farklı sağlık koşullarına sahip olduklarını açıklayabilir.

Hopper’a göre “Yine ikizler üzerinde yapılan araştırmalar, sağlığımızın gebe kalma anından itibaren ve özellikle de erken yaşlarda çevre tarafından şekillendirildiğini gösteriyor”.

4. Sağlıklı yaşlanan beyin

New South Wales Üniversitesi'nden nöropsikiyatrist profesör Perminder Sachdev'in liderliğindeki uzun süreli Avustralyalı ikizler üzerindeki çalışması, sağlıklı beyin yaşlanmasını araştırmak için 65 yaşın üzerindeki ikizleri takip ediyor.

Tek ve çift yumurta ikizlerini karşılaştıran araştırmacılar, sonraki yaşamda hangi genlerin ve yaşam biçimlerinin bilişsel gerilemeye ya da bilişsel esnekliğe neden olduğunu öğreniyorlar.

Hopper’a göre “Araştırmacılar, yaşlanan ikizleri inceleyerek egzersiz, diyet ve sigara içme gibi yaşam deneyimlerini karşılaştırarak beyinlerin daha hızlı ya da daha yavaş yaşlanmasına neden olan faktörleri ortaya çıkarıyor”.

5. Matematik ve okuma becerileri çoğunlukla genetiğe bağlıdır

New England Üniversitesinden Profesör Brian Byrne, üçüncü, beşinci, yedinci ve dokuzuncu sınıflardaki yaklaşık 3 bin çift ikizin NAPLAN skorunu analiz etti. (NAPLAN: Okuryazarlık ve Matematiksel Beceri Ulusal Değerlendirme Programı; Avustralya’da öğrencilere her yıl uygulanan temel becerilere odaklanan bir dizi testtir).

Byrne’ın Ekibi, çocukların matematik, okuma ve heceleme gibi yeteneklerinin yüzde 75'ine kadarının ve yazma becerilerinin yüzde 50'sine kadarının genetik farklılıklardan kaynaklanabileceğini keşfetti.

Hopper, bu konuda şöyle diyor: “Günümüzde eğer genler önemliyse, çevresel faktörlerin bir önemi yoktur gibi bir tartışma yapılmaktadır. Aslında bu yanlış bir yaklaşımdır. Çevresel ve genetik faktörler birbirini etkilemektedir. Çocuklar genetik olarak iyi olup olmamalarına bakılmaksızın, yeteneklerini en üst düzeye çıkarmak için onları destekleyen bir çevreye ihtiyaç duyarlar.”


www.tzv.org.tr/#/haber/1589




 
Admin 1

    Yorumlar

Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner37

banner25

banner34