Öne Çıkanlar bolivyada deprem adana belediye otobüs saatleri Davutoğlu Casus Dinleme Açıklama VAN DEPREMZEDELERE MAAŞ Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi Açılış Töreni

Bu haber kez okundu.

Zehirsiz Sofralar Mümkün

Türkiye’de tarım ilacı kullanmadan üretim yapan Şaban Burhan, tarım zehirleri olarak bilinen pestisitlerin kullanılmadan da alternatif yöntemlerle zehirsiz sofraların mümkün olduğunu anlattı.

HABER - FOTO: Süreyya Nur İŞLER
sureyyanurisler@yeniasya.com.tr

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından pestisitlerin zararları konusunda farkındalık oluşturmak ve Türkiye’de pestisit kullanımını azaltmak amacıyla yürütülen Zehirsiz Sofralar Projesi kapsamında, Bursa Karacabey’de organik tarım yapan çiftçiler ziyaret gezisi düzenlendi.

Pestisitlerin tarım ilâcı değil, zehir olduğunu açıklayan Zehirsiz Sofralar İletişim ve Kampanya Koordinatörü Turgay Özçelik, “Giderek artan bir pestisit kullanımı söz konusu. Özellikle Son 4 yılda kullanımı % 51 artmış durumda. Endüstriyel tarımda zehir kullanımının tam bir çılgınlık boyutuna vardı. Bir elmaya soframıza gelene kadar ortalama 16 kez pestisit uygulanıyor” dedi. 

Pestisitlere mahkûm değiliz

Buğday Derneği Koordinasyon Kurulu Üyesi Oya Ayman da pestisitlere mahkûm olmadığımızı, zehirsiz de üretebilmenin mümkün olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Türkiye’de 13 tehlikeli pestisitin yasaklanmasını tarım bakanlığından talep ediyoruz. Bu tehlikeli pestisitler aslında Dünya Sağlık Örgütü tarafından tehlikeli olduğu kanıtlanmış durumda. Zararları çok kapsamlı, çiftçinin verim ve gelir kaybından iklim değişikliğine kadar çok geniş yelpazede ortaya konulan zararları var. Bu sorunun alternatifi olarak doğa dostu yöntemler var. Alternatif yöntemler biyolojik çeşitliliği arttırmaya yönelik yöntemlerdir biz bunlara dönersek tarım zehirlerine ihtiyacımız kalmıyor.”

“80’li yıllarda pestisitler yok”

Türkiye’de tarım ilâcı kullanmadan üretim yapan organik tarım üreticisi Şaban Burhan ise deneyimlerini şöyle anlattı: “Gıda toptancılığı yaparken yediklerimizin ne kadar sağlıklı olduklarını kendimce sorgulamaya başladım ve en azından çocuklarıma sağlıklı ürünler verebilmek için küçük bir bahçe aldım. İlk defa 1998-2000’li yıllarda organik tarım yapılabileceğini İstanbul’da bir profesörden dinledim. Ve bu dönemlerde organik tarımla üretilen ürünlerin % 98’inin yurt dışına gittiğini öğrendim. Buradan yola çıkarak yurt dışındaki insanlar bizim insanlarımızdan daha mı değerli diye sorgulamaya başladım. 1970’li, 80’li yıllara baktığımızda sentetik gübre yok, pestisitler yok. Bilimsel araştırmalara baktığımızda Karacabey’de toprağının tuzluluk oranı 6-7 iken 8.4 çıktı. Bu demek oluyor ki, 50 sene sonra toprağın tuzluluk oranı frenlenemezse bu oran 9’a çıktığında senede 3 sefer ürün alan arazilerimiz çöl olacaktır.”

KAYNAK: YENİ ASYA

ADMİN 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34