Üçte Biri Eski İş Yerlerinin Dosyalarına Erişebiliyor

Mevcut ve eski çalışanlarının hareketlerini kısıtlamayan şirketler veri kaybı riskiyle karşı karşıya.

09 Temmuz 2019 Salı 07:32
Bu haber 382 kez okundu
Üçte Biri Eski İş Yerlerinin Dosyalarına Erişebiliyor
banner39
 
Mevcut ve eski çalışanlarının hareketlerini kısıtlamayan şirketler veri kaybı riskiyle karşı karşıya.



Kaspersky tarafından yapılan “İş yerlerindeki dijital dağınıklığı düzeltmek” başlıklı araştırmada, Türkiye’de çalışanların yaklaşık üçte birinin (%30) bir önceki iş yerinin dosya ve belgelerine erişebildiği ortaya çıktı. Bu durum şirketlerin veri bütünlüğünü ve çalışmalarını tehlikeye atıyor. Eski çalışanlar bu veriyi yeni iş yerlerinde kendi amaçları için kullanabiliyor, yanlışlıkla silebiliyor veya verilere hasar verebiliyorlar. Sonuç olarak, daha faydalı işler için harcanabilecek olan zaman ve çaba veri kurtarmaya ayrılmak zorunda kalıyor.

Günümüzde tüm şirketler ortak çalışma uygulamaları, çevrim içi belgeler ve dosya paylaşım hizmetleri kullanmaları sonucunda ortaya çıkan dijital dosya kalabalığı içinde boğuluyor. Hangi verinin nerede saklandığını, kimlerin nelere, nasıl ve ne zaman eriştiğini takip etmek çok zor. Ancak bu “dijital dağınıklık” yalnızca bir organizasyon sorunu olmanın ötesinde etkilere sahip. Çevrim içi verilerin kontrolünü kaybetmek şirketler için dezavantaj ve hatta tehdit haline gelebiliyor.

İşle ilgili dosyalara izinsiz erişim riski bazen hiç beklenmedik bir yerden gelebiliyor. Şirkette artık çalışmayan fakat kurumsal e-posta servisinden, mesajlaşma uygulamasından veya Google belgelerinden çıkarılmayan çalışanlar da risk oluşturabiliyor. Fikri mülkiyet, ticari sırlar ve gizli veya korunan veriler gibi açığa çıktığında siber suçlular veya rakipler tarafından kullanılabilecek dosyalar söz konusu olduğunda durum daha da ciddi bir hal alıyor. Kaspersky’nin düzenlediği ankete Türkiye’den katılanların %83’ü çeşitli hassas veriler içeren belgelerle çalıştığını söylüyor.

Veri karmaşası

Araştırma ayrıca, dijital veri karmaşası nedeniyle çalışanların aradıkları belgeyi veya veriyi bulmasının zaman aldığını ortaya koyuyor. Türkiye’deki ofis çalışanlarının %60’ı iş yerinde bir belge veya dosya bulmanın zor olduğunu dile getiriyor. %52 oranında bir kesim ise aynı cihazı hem iş hem de kendi kişisel ihtiyaçları için kullanıyor. Bu da bilgilerin farklı cihazlarda kopyalanması veya eskimesi nedeniyle karışıklığa ve işlerde hatalara yol açabiliyor. Dışarıdan kişiler ve hatta rakipler de dijital dağınıklıktan yararlanıp veri sızdırabilme imkânına sahip. Bunun sonucunda gizlilik sözleşmelerinin veya veri koruma yasalarının ihlali gibi nedenlerle ceza alma veya müşterilerin açtığı dâvâlarla karşı karşıya kalma riski doğuyor.

Parola paylaşımı itirafı

Türkiye’de çalışanların yaklaşık üçte biri (%31) iş yerindeki cihazlarda kullandıkları kullanıcı adı ve parolalarını iş arkadaşlarıyla paylaştığını kabul ediyor. Bu da iş dosyalarına doğru erişim konusunda yaşanan sorunların ne ölçekte olduğunu gösteriyor. Açık alanlar ve ortak çalışma yöntemlerinin kullanıldığı modern ofis kültüründe insanlar, iş arkadaşlarıyla aralarındaki sınırları kaldırıp kalemden masaya, fikirlerden işlere ve hatta cihazlara kadar her şeyi paylaşmaya daha yatkın hale geliyor. Yetersiz parola alışkanlıkları ve hassas kurumsal veriler için denetimsiz bir ortam oluşması doğrudan bir veri sızıntısına yol açmayacak şekilde zararsız görülebilir. Ancak riskler konusunda çalışanların daha iyi eğitilmesi gereklidir.

***

Sahte temizleme kurbanları

Kaspersky uzmanları, sahte sistem temizleme programlarının saldırısına uğrayan kullanıcı sayısında iki katı ertış tespit etti. Bu dolandırıcılık programları insanları kandırarak bilgisayarlarındaki sözde ciddi sorunların düzeltilmesi için para ödemeye ikna ediyor. Saldırıya uğrayan kullanıcılar 2018’in ilk yarısında yalnızca 747.322 iken, 2019’un aynı döneminde bu rakam 1.456.219’u buldu. Bu süre zarfında bazı saldırılar daha karmaşık ve tehlikeli hale geldi. Bilgisayarın yavaş çalışması ya da zayıf performans göstermesi, PC kullanıcıları arasında yaygın şikayetlerden biri ve bu tarz sorunları çözmek için fazla sayıda meşru araç bulunmuyor. Ne var ki, gerçekten işini yapan sistem temizleyicilerin yanında dolandırıcılar tarafından geliştirilen sahte temizleyiciler de var. Bu sahte programlar, kullanıcıları kandırarak bilgisayarlarının hafızanın aşırı yüklenmesi gibi kritik bir tehlike altında olduğuna ve acilen temizlenmesi gerektiğine inandırıyor. Ardından saldırganlar belirli bir ödeme karşılığında bu hizmeti sunmayı öneriyor. Kaspersky bu programları ‘sahtekar sistem temizleyiciler’ olarak tanımlayıp tespit ediyor.

Program aldatmacası

Kullanıcı iznini ve ödemeyi alan dolandırıcılar, bilgisayarı temizleyeceğini iddia eden programı kuruyor; fakat bu program ya hiçbir şey yapmıyor ya da bilgisayarı kritik bir tehlike yaratmasa da fazlasıyla sinir bozucu bir istenmeyen reklam dalgasına maruz bırakan reklam yazılımlarını yüklüyor. Öte yandan, siber suçlular Truva Atları ya da fidye yazılımları gibi kötü amaçlı yazılımları indirmek veya gizlemek için sahte temizleyicileri giderek daha fazla kullanmaya başladı. 2019’un ilk yarısında sahte temizleme programlarıyla yapılan saldırılardan en çok etkilenen ülkeler, tehdidin coğrafi olarak ne kadar geniş bir alana yayıldığını gösteriyor: Listenin başında kullanıcılarının %12’si etkilenen Japonya var; onu Almanya (%10), Beyaz Rusya (%10), İtalya (%10) ve Brezilya (%10) takip ediyor.



KAYNAK: YENİ ASYA

ADMİN 1

    Yorumlar

Hava Durumu
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
E-Gazete
Sen de Yaz
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri
Siz de yazmak istemez misiniz?
Ziyaretçi Defteri
Arşiv

banner38

banner37

banner34