Öne Çıkanlar deprem bölgesi Yalova üniversitesi 14 polis yaralandı fay hattı kırık oluşturmadı fay hattı

Bu haber kez okundu.

Ahirette Seni Kurtaracak Bir Eserin Olsun

Kabir, âlem-i ahirete açılmış bir kapıdır; arka ciheti rahmettir, ön ciheti ise azaptır. Bütün dost ve sevgililer, o kapının arka cihetinde duruyorlar. Senin de onlara iltihak zamanın gelmedi mi? Ve onlara gidip onları ziyaret etmeye iştiyakın yok mudur? Evet, vakit yaklaştı. Dünya kazuratından temizlenmek üzere bir gusül lâzımdır. Yoksa onlar istikzar ile ikrah edeceklerdir.

Eğer İmam-ı Rabbânî Ahmed-i Fârukî bugün Hindistan’da hayattadır diye ziyaretine bir dâvet vuku bulsa, bütün zahmetlere ve tehlikelere katlanarak, ziyaretine gideceğim. Binaenaleyh, İncil’de “Ahmed,” Tevrat’ta “Ahyed,” Kur’ân’da “Muhammed” ismiyle müsemma İki Cihanın Güneşi, kabrin arka tarafında milyonlarca Fârukî Ahmedler ile muhat olarak sâkindir. Onların ziyaretlerine gitmek için niye acele etmiyoruz? Geri kalmak hatadır.

Şu esâsâta dikkat lâzımdır:

1. Allah’a abd olana her şey musahhardır, olmayana her şey düşmandır.

2. Her şey kader ile takdir edilmiştir. Kısmetine razı ol ki, rahat edesin.

3. Mülk Allah’ındır, sende emaneten duruyor. O emaneti ibka edip, senin için muhafaza edecek; sende kalırsa, meccanen zâil olur, gider.

4. Devam olmayan bir şeyde lezzet yoktur. Sen zâilsin, dünya da zâildir, halkın dünyası da zâildir, kâinatın şu şekl-i hâzırı da zâildir. Bunlar saniye ve dakika ve saat ve gün gibi birbirini takiben zevale gidiyorlar.

5. Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fânî dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.

İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

“Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahuekber.”

Bu üç mukaddes cümlenin faydalarını ve mahall-i istimallerini dinle:

1. Kalbinde hayat bulunan bir insan, kâinata, âleme bakarken, idrakinden âciz bilhassa şu boşlukta yapılan İlâhî manevraları görmekle, hayretler içinde kalır. İşte bu gibi hayret ve dehşetengiz vaziyetleri, ancak “Sübhanallah” cümlesinden nebean eden mâ-i zülâli içmekle o hayret ateşi söner.

2. Aynı o insan, gördüğü leziz nimetlerden duyduğu zevkleri izhar etmekle, hamd ünvanı altında in’amı nimette ve Mün’imi in’amda görmekle, idame-i nimet ve tezyid-i lezzet talebinde bulunarak, “Elhamdülillah” cümlesiyle nimetler definesini bulan adam gibi nefes alıyor.

3. Aynı o insan, mahlûkat-ı acîbe ve harekât-ı garibeden aklının tartamadığı ve zihninin içine alamadığı şeyleri gördüğü zaman, “Allahuekber” demekle rahat bulur. Yani, Hâlık’ı daha azîm ve daha büyüktür; onların halk ve tedbirleri kendisine ağır değildir.

Mesnevî-i Nuriye, Habbe, s. 143-144

LÛ­GAT­ÇE:

abd: Kul.

Hâlık: Yoktan yaratan, her şeyi yoktan var eden, Allah.

halk: Yaratma, yoktan var etme.

harekât-ı garibe: Kâinatta insanı hayrete düşüren hareketler.

idame-i nimet: Nimeti devam ettirme.

ikrah: İğrenme, tiksinme, nefret.

i’lem eyyühe’l-aziz: Ey aziz kardeşim, bil ki!

in’am: nimet verme, nimetlendirme, ihsan etme.

istikzar: Çirkin, pis ve kötü görme.

kazurat: Pislikler, murdarlıklar.

mâ-i zülâl: Hafif, soğuk ve tatlı su.

mahall-i istimal: Kullanım yeri.

mahlûkat-ı acîbe: Şaşılan, hayret uyandıran mahlûklar, yaratılmışlar.

meccanen: Bedava şekilde, ücretsiz olarak.

muhat: Çevresi kuşatılmış, etrafı sarılmış.

musahhar: Boyun eğen, emir altına giren.

Mün’im: Nimet veren, ikram eden, Allah.

müsemma: İmlendirilmiş, ad verilmiş.

tezyid-i lezzet: Lezzeti arttırma, çoğaltma.

zâil: Sona eren, yok olan.

zeval: Sona erme, yok olma, ölme.

KAYNAK: YENİ ASYA

ADMİN 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34