Öne Çıkanlar 11 Mart 2016 Seyhan Nöbetçi Eczane Ataşbak Rekortmen Atletleri Kabul Etti vücuda zarar veren ilaç Adana Sanayici ve İş Adamları Derneği (ADSİAD) Başkanı Süleyman Sönmez Şampiyon Kupasına Böyle Kavuştu Haberi

Bu haber kez okundu.

Mevsimlerin Tebeddülüyle Küllî Ölmek ve Dirilmek

Hem “Madem gündüz bedâhetle güneşi gösterdiği gibi zemin yüzünde mevsimlerin tebeddülünde küllî ölmek ve dirilmekte perde arkasında bir Mutasarrıf; gayet intizamla koca Küre-i Arz’ı bir bahçe, belki bir ağaç kolaylığında ve intizamında ve azametli baharı bir çiçek sühuletinde ve mizanlı ziynetinde ve zemin sahifesinde üç yüz bin haşir ve neşrin nümune ve misallerini gösteren üç yüz bin kitap hükmündeki nebatat ve hayvanat taifelerini (onda) yazar, beraber ve birbiri içinde şaşırmayarak, karışık iken karıştırmayarak, birbirine benzemekle beraber iltibassız, sehivsiz, hatasız, mükemmel, muntazam, manidar yazan bir Kalem-i Kudret, bu azameti içinde hadsiz bir rahmet, nihayetsiz bir hikmet ile işlediği gibi; koca kâinatı, bir hanesi misillü, insana musahhar ve müzeyyen ve tefriş etmek ve o insanı halife-i zemin ederek ve dağ ve gök ve yer tahammülünden çekindikleri emanet-i kübrâyı ona vermesi ve sâir zîhayatlara bir derece zabitlik mertebesiyle mükerrem etmesi ve hitâbât-ı Sübhaniyesine ve soh- betine müşerref eylemesi ile fevkalâde bir makam verdiği ve bütün semâvî fermanlarda ona saadet-i ebediyeyi ve beka-i uhre- vîyi kat’î vaad ve ahdettiği halde, elbette ve hiçbir şüphe olmaz ki, bahar kadar kudretine kolay gelen dâr-ı saadeti o mükerrem ve müşerref insanlar için açacak ve yapacak ve haşir ve kıyameti getirecek” diye, Muhyî ve Mümît ve Hayy ve Kayyum ve Kadîr ve Alîm isimleri, Hâlık’ımızdan sormamıza cevap veriyorlar.

Evet, her baharda bütün ağaçları ve otların köklerini aynen ihya ve nebatî ve hayvanî üç yüz bin nevi haşrin ve neşrin nümunelerini icad eden bir kudret, Muhammed ve Mûsa Aleyhimessalâtü Vesselâmların her birinin ümmetinin geçirdiği bin senelik zaman karşı karşıya hayalen getirilip bakılsa, haşrin ve neşrin bin misalini ve bin delilini iki bin baharda (HÂŞİYE) gösterdiği görülecek. Ve böyle bir kudretten haşr-i cismanîyi uzak görmek, bin derece körlük ve akılsızlıktır.

Hem madem nev-i beşerin en meşhurları olan yüz yirmi dört bin peygamberler ittifakla saadet-i ebediyeyi ve beka-i uhrevîyi Cenab-ı Hakk’ın binler vaad ve ahidlerine istinaden ilân edip mu’cizeleriyle doğru olduklarını ispat ettikleri gibi, hadsiz ehl-i velâyet, keşif ile ve zevk ile aynı hakikate imza basıyorlar; elbette o hakikat güneş gibi zâhir olur. Şüphe eden divane olur.

HÂŞİYE: Sâbık herbir bahar, kıyameti kopmuş, ölmüş ve karşısındaki bahar onun haşri hükmündedir.

Asâ-yı Musa, s. 41

LÛ­GAT­ÇE:

bedâhet: Açıklık, aşikâr, ispata ihtiyaç olmayacak derecede açıklık.

beka-i uhrevî: Ahiretteki sonsuzluk.

emanet-i kübrâ: Büyük emanet, en büyük emanet.

haşir ve neşir: Kıyametten sonra bütün insanların yeniden dirilip toplanması ve yapılan her şeyin ortaya çıkarılması.

küllî: Umûmî, genel.

Küre-i Arz: Yerküre, Dünya.

Muhyî: Ölüleri dirilten, hayat veren Allah.

musahhar: Boyun eğen, emir altına giren.

Mutasarrıf: Tasarruf eden, tasarruf sahibi olan, her şeyin sahibi olan, mâlik.

Mümit: Diriltip can verdiğine vakti gelince ölümü veren Cenab-ı Hak.

tebeddül: Değişme.

KAYNAK YENİ ASYA

ADMİN 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34