Öne Çıkanlar Adana son dalika TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu İsrail basbakanı Sefirin Kızı 17. Bölüm sezn finali akdam

Bu haber kez okundu.

Risale-i Nur’da Ağaç - 4

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, kâinatın yaratılış ile bir çekirdekten bir ağacın yaratılış bağlantısını şu şekilde anlatılıyor: “Halbuki bu kâinat öyle bir tarzda yaratılmış ki, bir çekirdeği halk etmek için, bir ağacı halk edebilir bir kudret lâzımdır.” 1

Her bir çiçek ağacın ve meyvenin birer mühr-ü vahdeniyet olduğu şöyle beyan edilir: “Evet, herbir çiçek, herbir meyve, herbir ot, hattâ herbir hayvan, herbir ağaç, birer mühr-ü ehadiyet ve birer sikke-i samediyet olduklarını ve bulundukları mekân ise, bir mektup suretini alması cihetiyle herbiri bir imza şeklini alır, o mekânın kâtibini gösteriyor.” 2

Ağaçların çekirdek ve köklerinin ağçlar gibi hayata mazhar oluşu: “Hem nasıl ki bu hazır bahardan evvel geçmiş güzün bıraktığı tohumlar ve kökler, bu bahar gittikten sonra gelecek baharlara bırakacağı çekirdekler, kökler, bu bahar gibi cilve-i hayatı taşıyorlar ve kavânin-i hayatiyeye tâbidirler. Aynen öyle de, şecere-i kâinatın bütün dal ve budaklarıyla herbirinin bir mazisi ve müstakbeli var.“ 3

Çam ağacının küçük tohumunda çam ağacının fihristesinin yazılışı: “Evet, bir nohut tanesinde bütün Kur’ân’ı yazar gibi, çamın gayet küçük bir tohumunda koca çam ağacının fihristesini ve mukadderâtını yazan kalem, elbette semâvâtı yıldızlarla yazan kalem olabilir.“ 4 Ağaçların her yıl urba değiştirmesinin Allah’ın birliğinin delil oluşu: “Evet, zeminde hiçbir tahavvül ve ağaç ve hayvanlarda her senede urbasını değiştirmek gibi hiçbir tebeddül-cüz’î olsun, küllî olsun-yoktur ki, intizâmıyla Senin vücuduna ve vahdetine işaret etmesin.” 5

Dağ gibi bir koca ağacı tırnak gibi bir çekirdekte saklamak: “Hem bir Fâtır-ı Hakîm ki, dağ gibi koca bir ağacı, tırnak gibi bir çekirdekte saklar. Elbette, o Zât-ı Zülcelâlin kudret ve hikmetinden uzak değildir ki, küre-i arzın kalbindeki Cehennem-i Suğrâ çekirdeğinde Cehennem-i Kübrâyı saklasın.” 6

Üstad Barla Çam Dağı’nda katran ağacı üstünde semanın yıldızlarını temaşasını şöyle anlatmış: “Bir gece, yüz tabakalık irtifada, bir katran ağacının başındaki yuvada, semânın yıldızlarla yaldızlanmış güzel yüzüne baktım.” 7 Semadaki yıldızları bir gaybi ağaca benzetiyor: ”Sair yıldızlar da o gaybî ağacın meyveleri olduğunu hayale telkin eder.” 8

Üstad Hazretleri Dördüncü Mektupta insanlardan kaçtığını şöyle anlatıyor: ”Ben şimdi Çam Dağı’nda, yüksek bir tepede, büyük bir çam ağacının tepesinde, bir menzilde bulunuyorum. İnsten tevahhuş ve vuhuşa ünsiyet ettim. İnsanlarla sohbet arzu ettiğim vakit, hayalen sizleri yanımda bulur, bir hasbihal ederim, sizinle müteselli olurum.” 9

Dipnotlar:

1- Bediüzzaman Said Nursî, Lem’alar, 314.

2- A.g.e, 329.

3- A.g.e, 331.

4-A.g.e, 353.

5- A.g.e, 357.

6- Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat, 20.

7- A.g.e, 21.

8- A.g.e, 24. 9- A.g.e, 40.

kaynak: yeni asya

admin 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34