Öne Çıkanlar Trafik Sigortası Göknur AŞ Grip Ve Nezle İle İlgili Bilgiler SANAT sultangazi

Bu haber kez okundu.

Risale-i Nur’da Yağmur


“Aziz, sıddık kardeşlerim, 

Bu sene, aynen geçen sene gibi, Mi’rac Gecesi’nden evvel, gecede, hiç emsali görülmemiş bir tarzda yağmurun gelmesi ve Mi’rac Gecesi ve gündüzünde devam etmesi, kâinat ve anasır bu mübarek geceyi alkışladığına bir alâmet olduğu gibi, Zülfikar ve Asa-yı Musa’nın fütuhatlarına -hususan resmî dairelerde- bir emaresi olduğuna kanaatimiz kat’idir. 1

“Bu Anadolu’ya aynı rahmet olan Risale-i Nur’a karşı, bu acip zamanda böyle umumî ve geniş bir taarruzla ve bazı yerlerde tatile mecbur olması, bu kaht’u galâyı ve bu acip ihtikârı ve bereketsizlik ve açlığı netice verdiğine bize kanaat verdi. Şimdi yanımda, Emin ve Feyzi gibi sair arkadaşlarım da aynı kanaattedirler.” 2

Risale-i Nur’u şefaatçı yaparak yapılan duâdan sonra yağmurun gelmesi: “Risale-i Nur santralı Sabri’nin mektubunu Emin getirdi. Açtık, yağmursuzluk bahsine dair Risale-i Münâcâtın kesretle yazılması bereketiyle yağmurun gelmesi ve rahmet-i İlâhiyenin fakir fukaraya imdat edilmesini yazdığını gördük. Benim için ehemmiyetli bir meseleyi halletti. Burada da yağmura şedit ihtiyaç vardı. Yağmur gelecek hiçbir alâmet hissetmiyorduk. Bu kaht zamanında yağmursuzluk, fakir fukaraya çok ağır gelmişti. Ben, üç defa, namazdan sonra, masum fukaraları ve aç kalan hayvanları Risale-i Nur’u şefaatçi yapıp duâ ettik. Birden, aynı gece, memulümüzün fevkinde, duânın tam kabulünü gördük.” 3

Üstadın Kur’ân’ı şefaatçı yaparak yağmur duâsı yapması: “Kuraklık zamanında, yirmi-otuz gün içinde yağmur Barla’ya yağmamışken, Yokuşbaşı Çeşmesi yapıldığı bir zamanda menbaına yakın Üstadımız ve biz, yani Süleyman, Mustafa Çavuş, Ahmed Çavuş, Abbas Mehmed filan, beraber cemaatle namaz kıldık. Tesbihattan sonra duâ için elimizi kaldırdık; Üstadımız yağmur duâsı etti, Kur’ân’ı şefaatçi yaptı. Birden o güneş altında herbirimizin ellerine yedi-sekiz damla yağmur düştü. Elimizi indirdik yağmur kesildi. Cümlemiz bu hâle hayret ettik. O vakte kadar yirmi-otuz gündür yağmur gelmemişti, yalnız o yağmur duâsı anında duâ eden her ele yedi-sekiz damla düşmesi gösteriyor ki, bunda bir sır var. Üstadımız dedi ki: “Bu bir işaret-i İlâhiyedir. 

Cenab-ı Hak manen diyor ki: ‘Ben duâyı kabul ediyorum, fakat şimdi yağmur vermiyorum.’ Demek sonra Sûre-i Yasin şefaat edecek. Ve nitekim de öyle olmuştur.” 4

Ondokuzuncu Mektubun bir gece yağmurda dışarda kalmış olmasına rağmen ıslanmaması: 

“(Hulusi Beyin bir fıkrasıdır.) 

Aziz Üstadım, On Dokuzuncu Mektubu bir mecliste ve bir Cuma gecesi okumak niyetiyle üzerime almıştım. Şiddetli yağmurlu bir gece idi. O mecliste okumak üzere elimi cebime koydum, o mübarek eser yerinde olmadığını hayretle gördüm. Eseri koyduğum cep yırtık ve delik olmadığı gibi, ben de başka hiçbir yerde durmadığıma göre bu hâle hayret etmemek kabil mi? O geceyi uykusuz geçirdim, müteessir oldum. Hazret-i Gavstan bu mübarek eseri istedim. Lillâhilhamd, ertesi günü, bu eseri dinlemekle namaza başlamış olan bir muallim vasıtasıyla bulundu. Şakır şakır yağmur altında ve çamur içinde bu mübarek eser bulunsa bile artık okunmayacak derecede olacağını tahmin edersiniz, değil mi? Şâyân-ı hayret ve câ-yı dikkat ve medâr-ı ibrettir ki, en ufak bir leke bile olmamıştır.” 5

Dipnotlar:

1- B. Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, s. 205. 2- B. Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, s. 159.  3- A.g.e. s. 185. 4- B. Said Nursî, Sikke-i Tasdik-i Gaybiyye, s. 15. 5- A.g.e. s. 3.

KAYNAK:YENİ ASYA

ADMİN 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34