Öne Çıkanlar zinde kalmak için kür 2012 MEMUR ZAMMI Adana Ticaret Odası Başkanı Atilla Menevşenin Babası Vefat Etti Tarihte Bugün Neler Oldu Antalya kaza

Bu haber kez okundu.

Salgın Daha Çok Yoksulları Vuruyor

Türkiye’de sendikalar, sağlık meslek örgütleri ve muhalefet Covid-19’un sınıfsal olduğu konusunda hemfikir. Halk sağlığı uzmanları çalışma hayatındaki eşitsizliğe dikkat çekiyor. Bütün bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi Covid-19 da yoksulları daha çok vuruyor. DW’nin haberine göre, dünyanın her yerinde yoksullar hastalığa daha fazla yakalanıyor, sağlık hizmetine ulaşmakta daha büyük zorluk çekiyor ve daha fazla ölüyorlar. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun bir süre önce yaptığı araştırmaya göre DİSK üyesi işçiler arasında pozitif vak’a oranı Türkiye ortalamasının 3,2 katı.

“Covid-19 bir işçi sınıfı hastalığıdır”

Salgının çalışma yaşamında ciddî sonuçlar doğurduğu, üretim devam ederken tedbirlerin yetersiz olduğu belirtiliyor. Türkiye’de özel sektörde çalışan işçiler, kamuda çalışanlara göre daha fazla risk altına girdi. Genel-İş Başkanı ve DİSK Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çalışkan, “Yaptığımız çalışmalarla gördük ki Covid-19 bir işçi sınıfı hastalığıdır” diyor. İşçi sağlığı ve güvenliği bakımından zaten kötü olan çalışma hayatının artık doğrudan işçinin sağlığını tehdit eder hale geldiğini söyleyen Çalışkan şu görüşleri dile getiriyor: “Sosyal devlet mekanizması işçileri değil, sermayeyi korumaya yönelik olarak işliyor. Hükümetin salgınla mücadelede üç temel ve acil görev var; halkın sağlığını, çalışanların işini, hanelerin gelirini korumak.”

İyi beslenme imkânları yok

İstanbul Güngören’de aile hekimi olarak görev yapan Dr. Yelda Emek, tecrübelerinden bahsediyor: “İzolasyon konusunda tembihliyoruz ama hangi biri yapabiliyor ki bunu? Birbirinizden ayrı durun diyoruz. ‘Biz 4-5 aile bir arada kalıyoruz, nasıl tek başıma odada kalayım’ diyor. ‘İyi beslen’ diyoruz, ‘direncin yüksek olmalı, bol vitamin al’, hangi parayla diyor. Birbirlerinden izole olmalarının imkânı yok çünkü.” Emek, “O da biliyor bulaşabileceğini, artık herkes biliyor. Ama nasıl yapacak? İki göz odada on kişi, on iki kişi yaşıyorsa nasıl yapacak?” diyor. Başka semtlerde bir kişi 2-3 kişiye bulaştırıyorsa bu gruplar arasında bir kişi 15-20 kişiye bulaştırıyor. Ve diğerlerine göre hastalığı daha ağır geçiriyorlar. Çünkü dirençleri düşük, çünkü iyi beslenme imkânları yok.”

Kamu sınıfta kaldı 

Halk sağlığı uzmanı Prof. Alp Ergör de çalışma hayatındaki eşitsizliğe dikkat çekiyor. Beyaz yakalılar ofis yerine evden çalışabilirken herkesin bu imkâna sahip olmadığını hatırlatan Ergör, “Oysa madenciyi, tekstil işçisini, matbaa işçisini kalabalıklar içinde çalışmaya gönderdik. Bir kere bu başlı başına eşitsizlik. Kamu bu bağlamda çok net olarak sınıfta kaldı bence. Devletin sektörler arası işbirliğiyle çalışması lazım, bunu da görmüyoruz. Kamunun gücü yetmediği yerde örneğin yerel yönetimleri kullanabilirsiniz, ama iktidar zaten yerel yönetimlerle işbirliği yapmamayı seçtiği için salgın yönetimindeki en temel birkaç ögeden birini, sektörlerarası işbirliğini kaybetmiş oluyoruz. İkincisi de açık iletişim, şeffaflık. Salgının şeffaf yönetilmediğini de görüyoruz.”

KAYNAK: YENİ ASYA

ADMİN 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34