Öne Çıkanlar Duygu Demir Yavru Kaplanı Evine Götürüyor 2013Appleın yeni ürününün kahve fincanımı ŞEVKET YILDIRIM Altın Akıllı Yatırım Olabilir mi Altın Fiyatları Ne Kadar Düşecek

Bu haber kez okundu.

Türkiye-AB KİK Toplantısı

 

-Türkiye-AB KİK toplantısı

-TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Üretim maliyetleri düşürüldükten, yapısal sorunlar çözüldükten, verimlilik düzeyi AB ortalamasına yaklaştırıldıktan, temel gıda maddeleri ve bazı stratejik ürünlerde kendine yeterlilik sağlandıktan, AB standartlarında üretime ulaşıldıktan sonra tarım sektörü gümrük birliğine girmelidir”

-“Aksi takdirde, Türk tarımında telafisi mümkün olmayan sorunlar çıkacaktır. Bu sorunların çözümü için hem zamana hem de büyük miktarlarda mali kaynağa ihtiyaç var”

-“Tam üye olmadan tarımda gümrük birliğine girilirse, hem ortak tarım politikası belirlenirken masada olmayacak, müzakere edemeyecek hem AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarına (STA) uymak zorunda kalacak, AB üyelerinin yanı sıra üçüncü ülkelere karşı da tarımını koruyamayacaktır”

-“AB’nin STA imzaladığı ülkeleri Türkiye ile de anlaşma yapmaya zorlaması, ortak tarım politikasını belirlerken Türkiye’yi de göz önünde tutması gerekir”

-“Sorunlarımızı çözmüş bir şekilde tarımda gümrük birliğine girersek, AB’nin ithalatçı olduğu ürünlerde açığı kapatabilir, AB ihtiyacını karşılayabiliriz”




Brüksel – 19.07.2017 – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üretim maliyetleri düşürüldükten, yapısal sorunlar çözüldükten, verimlilik düzeyi AB ortalamasına yaklaştırıldıktan, temel gıda maddeleri ve bazı stratejik ürünlerde kendine yeterlilik sağlandıktan, AB standartlarında üretime ulaşıldıktan sonra tarım sektörünün gümrük birliğine girmesi gerektiğini bildirdi.

Bayraktar, “aksi takdirde, Türk tarımında telafisi mümkün olmayan sorunlar çıkacaktır. Bu sorunların çözümü için hem zamana hem de büyük miktarlarda mali kaynağa ihtiyaç vardır” dedi.

Şemsi Bayraktar, Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi’nin (KİK) Avrupa Birliği’nin (AB) ve Belçika’nın başkenti Brüksel’de 18-19 Temmuz 2017 tarihlerinde yapılan 36. toplantısında yaptığı konuşmada, Avrupa Parlamentosu’nun, Türkiye ile müzakerelerin geçici olarak dondurulması teklifini oy çokluğuyla kabul etmesinin tavsiye niteliğinde bir karar olsa da ilişkileri olumsuz etkileyeceğini bildirdi. Müzakerelerin sürmesinde, Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirme konusunda gösterdiği büyük çabaya rağmen, bazı üye ülkelerin siyasi nedenlerle Türkiye’ye sürekli engel çıkarmasını kabul edilemez bulduklarına dikkati çeken Bayraktar, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin, hem siyasi hem ekonomik olarak her iki tarafa da çok büyük katkı sağlayacağına inandıklarını vurguladı.



-“AB süreci bıktırıcı bir şekilde yavaş işliyor”-



1963 yılından bu yana Türkiye’nin, AB’ye girmek için mücadele ettiğini hatırlatan Bayraktar, “Türkiye’nin, AB üyeliğinden öte halkının ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda demokrasi, hukuk ve insan hakları alanlarında önemli reformlar gerçekleştirmesine, ekonomide büyük atılımlar kaydetmesine rağmen AB süreci bıktırıcı bir şekilde yavaş işlemektedir. Türkiye-AB müzakerelerinde AB’nin, Kıbrıs sorununu Türkiye’nin önüne şart olarak koyması da müzakere sürecini içinden çıkılmaz hale getirmektedir. Zaman zaman dile getirilen ve hukuki bir altyapısı bulunmayan ‘imtiyazlı ortaklık’ gibi seçenekler de sürece zarar vermektedir” dedi.



-“Tarım, müzakerelerde en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biri”-



Tarım ve hizmetler sektörünü kapsayacak şekilde gümrük birliğinin genişletilmesi konusunun, müzakerelerde en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biri olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Gümrük birliğinin tarım ürünlerini kapsayacak şekilde genişletilmesi; işlenmemiş tarım ürünleri ve işlenmiş tarım ürünlerinde AB ve Türkiye’nin birbirine karşı gümrük vergilerini kaldırması, üçüncü ülkelere karşı ise Türkiye’nin, AB Ortak Gümrük Tarifesini kabul etmesi demektir. Ancak, tam üyelikten farklı olarak Türkiye, gümrük birliğine girerek Ortak Tarım Politikası’na uyum sağlasa dahi Ortak Tarım Politikası Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu (FEOGA) bütçesinden yararlanamayacak ve AB’nin tarıma ilişkin karar alma süreçlerine katılamayacaktır. AB, 2015 yılında 141,2 milyar avroluk toplam bütçesinin 57,6 milyar avrosunu tarıma ayırmıştır. Türkiye, tarımda, tam üye olmadan gümrük birliğine girerse, Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’nın (IPA) bileşeni Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) hariç bu bütçeden yararlanamayacak, tarım sektörünü kendi bütçesiyle finanse edilecektir.

Tam üye olmadan tarımda gümrük birliğine girilirse, hem ortak tarım politikası belirlenirken masada olmayacak, müzakere edemeyecek hem AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarına (STA) uymak zorunda kalacak, AB üyelerinin yanı sıra üçüncü ülkelere karşı da tarımını koruyamayacaktır.



-“AB, üretimin yetersiz olduğu ürünlerde gümrükleri düşük tutuyor”-



Bugün AB, kendi üretiminin yetersiz olduğu çoğu üründe STA’larla gümrük vergilerini düşük tutmaktadır. Bu ürünlerden cevizde, yeterli üretimi olmayan AB; ABD, Meksika, Şili gibi ülkelere yüzde 4 gümrük vergisi uygulamaktadır. Ülkemiz ise cevizden yüzde 43,2 gümrük vergisi almaktadır. Türkiye, buna göre, ABD, Meksika, Şili gibi ülkelere yüzde 4 gümrük vergisi uygulamak zorunda kalacağı için ceviz üretimini sürdürmesi imkansız hale gelecektir. Benzer şekilde muzda AB yüzde 16, Türkiye yüzde 145,8, çayda AB yüzde 0, Türkiye yüzde 145, Antep fıstığında AB yüzde 1,6, Türkiye yüzde 43,2 gümrük uygulamaktadır. Diğer bazı ürünlerde de aynı durum söz konusudur. Bu sorunun çözülmesi için, AB’nin STA imzaladığı ülkeleri Türkiye ile de anlaşma yapmaya zorlaması, ortak tarım politikasını belirlerken Türkiye’yi de göz önünde tutması gerekir.”



-“AB ile Türk tarımı arasında farklılıklar var”-



Türkiye ile AB’nin tarımsal yapısında; kırsal nüfus ve tarımsal işletme yapısı, örgütlenme, destekleme politikası, teknoloji kullanımı, verimlilik, kalite ve standartlar açısından farklılıkları bulunduğuna dikkati çeken Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Ülkemizde mevcut tarım işletmelerinin büyük çoğunluğu ekonomik ölçeklere göre küçük ve çok parçalı araziye sahip, verimli üretim koşulları olmayan işletmelerdir. İşletmelerde görülen küçük ve çok parçalı arazi yapısını düzeltmek için 2014 yılında Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu çıkarılmış, ikincil mevzuat yayınlanmış ve uygulama başlamıştır. Arazi toplulaştırma çalışmaları da sürmektedir. Bunun yanı sıra, sulama yatırımları tamamlanmaya çalışırken, sulama altyapısı yenilemekte, basınçlı sulama sistemleri yaygınlaştırılmaktadır. Tarımda tekniğine uygun girdi ve yeni üretim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaştırılması, modern bilgi ve teknoloji kullanımıyla birlikte verimlilik rakamları artmaktadır.

Üretim maliyetleri düşürüldükten, yapısal sorunlar çözüldükten, verimlilik düzeyi AB ortalamasına yaklaştırıldıktan, temel gıda maddeleri ve bazı stratejik ürünlerde kendine yeterlilik sağlandıktan, AB standartlarında üretime ulaşıldıktan sonra tarım sektörü gümrük birliğine girmelidir.

Aksi takdirde, Türk tarımında telafisi mümkün olmayan sorunlar çıkacaktır. Bu sorunların çözümü, hem zamana hem de büyük miktarlarda mali kaynağa ihtiyaç göstermektedir.”



-Etki analizlerine göre tarım ürünlerinin rekabet durumu-



Mevcut durumda, yaş meyve ve sebze, tütün, pamuk, fındık, incir, kayısı, çekirdeksiz kuru üzüm, koyun ve keçi eti gibi bir kısmı AB tarımını tamamlayıcı durumda olan ürünlerde, AB ülkeleri karşısında rekabet üstünlüğü olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“2015 yılında tamamlanan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Avrupa Birliği uzmanlık tezinde yer alan etki analizi çalışmalarına göre, tarımın gümrük birliğine dahil edilmesiyle, buğday, mısır, arpa, pirinç, süt ve tereyağı, sığır eti, ceviz, ayçiçeği ve palm yağı, karma yem, tamamen/kısmen sapları koparılmış, damarı çıkarılmış tütün, mercimek ve nohut ithalatımızda artış olacağı öngörülmektedir.

Ayçiçeği tohumu, şark tipi tütün, kuru kayısı, üzüm, tavuk eti, incir, portakal, zeytin, patates, kuru soğan, domates, hıyar ve kornişon ticaretinde ise önemli bir değişiklik beklenmemektedir.

Buna karşın, fındık, kiraz, limon, yumurta ve elmada AB’ye ihracatımızın artacağı tahmin edilmektedir.

Dünya Bankası’nın 2014 raporuna göre, tarımın gümrük birliğine dahil edilmesiyle, buğdayda yüzde 97,4, tahıllarda yüzde 61,2, bitkisel yağlarda yüzde 49,5, kırmızı ette yüzde 27,1, süt ürünlerinde ise yüzde 1169,9 ithalat artışı olacaktır. Görüldüğü gibi çoğu üründe ithalatımız artacaktır.

Ticarete konu olan bütün tarım ürünlerinde etki analizleri bundan sonra da düzenli olarak yapılmalıdır.”



-“Sorunları çözmüş şekilde girersek, AB’nin de menfaatine olacak”-



AB’nin gıdada dışa bağımlı olduğu çok sayıda ürün bulunduğunu, sebze, meyvede önemli miktarda ithalat yaptığını hatırlatan Bayraktar, şu bilgileri verdi:

“Sorunlarımızı çözmüş bir şekilde tarımda gümrük birliğine girersek, AB’nin ithalatçı olduğu ürünlerde açığı kapatabilir, AB ihtiyacını karşılayabiliriz. Bu durum AB’nin de menfaatine olacaktır. Türkiye, sebze meyve cenneti olan bir ülkedir. Tek başına AB’nin sebze üretiminin yüzde 40’ı kadar sebze üretmektedir. Türkiye, tarımda önemli bir ülkedir, tarımsal hasılada da Avrupa birincisidir.

Sorunlarını çözmeden, hazırlıklarını bitirmeden AB’ye üye olan, gümrük birliğine giren ülkelerin gördükleri zarar ve yıkımı biliyoruz. Bu ülkelerde sorunlu sektörler olağanüstü yardımlara rağmen ayakta kalamamış, üretimini sürdürememiş, yüzbinlerce kişi işinden olmuştur.

Nitekim Dünya Bankası’nın 2014 raporunda, tarımın gümrük birliğine dahil edilmesinin Türkiye’de tarımsal nüfusta yüzde 3,25 ile yüzde 5 arasında istihdam kaybına neden olacağı vurgulanmıştır. Yüzbinlerce kişinin işsiz kalmaması için her türlü önlem alınmalıdır.”

Bayraktar, konuşmasının sonunda, Türkiye-AB ilişkilerinin en kısa zamanda düzelmesini ve Türkiye’nin hakkı olan tam üyelik yolunun bir an önce açılmasını temenni etti.

Brüksel’de Avrupa Ekonomik Sosyal Komite’de yapılan toplantıya, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın yanı sıra, AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Türkiye-AB KİK Türkiye Kanadı temsilcileri TOBB, TÜRK-İŞ, TESK, MEMUR-SEN, HAK-İŞ, Türkiye KAMU-Sen, TİSK Genel Başkanları, İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ile Türkiye Bankalar Birliği, KAGİDER temsilcileri katıldı.

KİK toplantısının açılışında, 15 Temmuz Şehitleri için saygı duruşunda bulunuldu.

Toplantıda, ilk gün, Türkiye-AB ilişkilerinin son durumu ve Türkiye-AB Bildirisi’nin uygulanması konuları ele alındı.

Türkiye-AB KİK toplantısının ikinci gününde “Türkiye Ekonomisi ve Türkiye-AB Ekonomik Gelişmeleri”, “Türkiye’de Sosyal Konular ve İstihdam” oturumları ve Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin modernizasyonuna ilişkin gelişmeler hakkındaki sunumlar yapıldı.

Bayraktar, Brüksel temasları sırasında AB Daimi Temsilciliğinde 15 Temmuz temalı fotoğraf sergisinin açılışına da katıldı.


KAYNAK: Türkiye Ziraat Odaları Birliği

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34