Öne Çıkanlar deprem bölgesi Yalova üniversitesi 14 polis yaralandı fay hattı kırık oluşturmadı fay hattı

Bu haber kez okundu.

Can Yücelin 21. Ölüm Yıldönümü

Usta şairimiz Can Yücel’i, aramızdan ayrılışının 21. yılında saygı ve özlemle anıyoruz.

Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah.

Can Yücel’in Eşsiz Şiirlerinden Derlediğimiz Sözleri

1. Buluşmak Üzre

“Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşi evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni”

2. Sevgi Duvarı

“Baktım gökte bir kırmızı bir uçak
Bol çelik bol yıldız bol insan
Bir gece Sevgi Duvarını aştık
Düştüğüm yer öyle açık öyle seçik ki
Başucumda bi sen varsın bi de evren
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
Yalnızlığım benim çoğul türkülerim
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi”

3. Küçük Kızım Su’ya

“Bir derin uykudaydım ölümün içinden
Açtım ki gözlerimi
Bir suyun gölgesi gibi
Kendisi adeta bir suyun
Ayakucumda sen oturuyorsun
Şiir getirenlerin çok olsun çocuğum!”

4. Farzet Hiç Ayrılmadık

“Farzet hiç ayrılmadık
Gözümde tütüyor
Gözümü tütsülüyorsun hala
Hep birlikteyiz sanki
Seninle ben ve DÜNYA”

5. Hayır

“Yuvarlanan yıldızlar içinde saçlarımız,
Boylarımız büyür usul usul;
Duyulmasın diye gürültüler uykularda
Yağmurlar yağar geceleri.”

6. Hayal Oyunu

“Ellerindi ellerimden tutan
Ellerimdi ellerinden tutan…
Bıraktığı anda ellerimiz ellerimizi
Gökyüzüne vuracaktı gölgeleri ellerimizin
Kimbilir kaç martılar halinde

Bir masada karşı karşıya
Seyrederken dudaklarını senin
Dile gelmiş ilk Türkçeydik
Henüz başlamış kül rengi bahar
Ne savaş, ne barıştık biz…
Bu dünyaya yeni gelmiş bir diyar
Manolyaya gece konmuş kumrular”

7. Bir Sen Eksiktin Ayışığı

“Bileklerimizi morartmış yeni Alman kelepçeleri,
Otobüsün kaloriferleri bozuldu Kaman’dan sonra
Sekiz saat oluyor karbonatlı bir çay bile içemedik,
Başımızda perensip sahibi bir başçavuş.
Niğde üzerinden Adana Cezaevine gidiyoruz…
Bi sen eksiktin ayışığı
Gümüş bir tüy dikmek için manzaraya!”

8. Kuşlar Vardır

“Kuşlar vardır, cana benzer havalarda;
Soğuksa kar, baharsa yaprak;
Bir başına büyür toprakta ömrümüz,
Güneşle yeşil elleriyle çıplak;

Nefeslerle sürüp giden yaşamamız
Bir su kenarına gelir durur;
Ekmekten, şaraptan öte nimetler vardır;
Yürünmez öyle hep, bazen susulur.”

9. Yeşil

“Gözlerini kapatır beklerdi;
Yaprağa benzer ellerini, avuçlarını uzatır,
Beklerdi işitinceye dek
Ağacın dalında, rüzgarda;
Yeşili duydu mu uyurdu
Rüyasında…”

10. Güzel’e

“Dün gece senin küçücük elinle yalnız yattık
Yalnız senin küçücük elinle yalnızlık
Kandilli ilkokulu kadar kalabalık
Zilleri çaldığında düşlerinin
Sınıfların kapıları ardına kadar açık
Gökyüzünün, denizin, toprağın, hayalle, emeğin
Haklı sınıfları”

11. Hayatta Ben En Çok Babamı Sevdim

“Hayatta ben en çok babamı sevdim.
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpı bacaklarıyla –ha düştü, ha düşecek –
Nasıl koşarsa ardından bir devin,
O çapkın babamı ben öyle sevdim.

Bilmezdi ki oturduğumuz semti,
Geldi mi de gidici – hep, hepp acele işi! –
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi.
Atlastan bakardım nereye gitti,
Öyle öyle ezber ettim gurbeti.”

12. Dumanın Doğrusu

“Dumanın Doğrusu
Kolay gelsin vapurun dumanı!
İnersin sen de birgün yeryüzüne,
Benim gibi yağmur diye!
İy’de edersin!”

13. Ellerimde Bir Göztaşı

“Dedim, dünya gibi bulut yok dünya üstünde
Ellerimde bir göztaşı, gözlerim boş gidiyordum
Ne bileyim, bir türkünün böyle Veysel olduğunu
Açıldım, çıkmaz bir sokak gibi, kapanınca denizde”

14. Baharın Azizliği

“Kibrit çakıyorsun karanlıkta
badem çiçeklerini görmek için
Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift
sarnıç gemisi gözlerin
Bir iş açacaksın sen başımıza
yangın mı olur artık, bahar mı?”

15. Cehennemin Dibi

“Uğradığım meyhanelerde hep senin içimin var
Ben mezesiz demleniyorum biliyorsun
İçerken hep yanımda
Yanımda buğulu bir bardak
Bir bardak su gibi
Yanımda hep sen varsın.”

16. Hayırsız Ada

“Bir haftadır yok yere dolaşıp duruyordum
Bir haftadır içimde bir kırlangıç fırtınası
Siyahın biri konup biri kalkıyor
Şişli’den taa Rami’ye kadar
Her sokağın ayrı bir kanat çırpışı var
Yeni Cami önlerindeydim sonra
Vapur düdüklerinden anladım
Bir haftadır seni ararmışım meğer”

17. Öğretmenin Düşü

“Mavi bir ışık yandı gözlerimde
Gökyüzü öyle yakın
Çocuklar doğacak çocuklarım
Ve öyle yağmur ki toprak, koklarsın
Ellerim bütün hayvanlar alemi,
Hangi ağacı çalsam açıyor
Uzaylar uslu,
Yönlerim yörük
sağduyularım sol duyu”

18. Gün Yalımı

“Duvar dibindeydiler bi bakış baktı
Şimdi ışık yıllarında yaşıyor o çiçekler

Heyt bu kadına can veren tanrım
Sarı bir yatış var bütün çarşaflardan ayrı

Gelirim demişti bugün için
Gözlerim güneş saatinde”

19. Kar Havası

“Şehir demir almış bir gemi karda
Kalktı kalkacak
Belki de seni bekliyoruz böyle
Gene en son dakkada geleceksin”

20- Sevgili Gençlik

“Öyle parçalandım ki ömrümde
Sevgiyle öfke arasında,
Sevgimi öfke vurdu
Öfkemi sevgi kaçırdı
İçim parçalandı arada

Bi de bi gün baktım gökyüzüne bir bayram gecesi
Bi kestane fişeği açmış yedi rengimden
Yağıyorum çocukların üstüne”

Can Yücel

Doğum: 21 Ağustos 1926
İstanbul, Türkiye

Ölüm: 12 Ağustos 1999 (72 yaşında)
İstanbul, Türkiye

Meslek: Yazar, çevirmen, spiker, rehber, şair

Milliyet: Türk

Vatandaşlık: Türkiye

Evlilikler: Güler Yücel

Çocuklar: 3

Can Yücel 21 Ağustos 1926, İstanbul - 12 Ağustos 1999, modern Türk şairidir.

Kullandığı kaba ama samimi dil ve bariton sesiyle okuduğu şiirlerle Türk Edebiyatı'nda farklı bir tarz yaratmıştır.

7 yıl süreyle Millî Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel'in oğludur.

Hayatı:

1943 yılında, yakın dostu ve Ankara Atatürk Lisesi'nden sınıf arkadaşı Gazi Yaşargil ile birlikte yurt dışı eğitim bursu kazandığı halde, babası, dönemin Millî Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel " Bakan, kendi oğluna torpil yaptı derler" diyerek karşı çıktığı söylendi. Gazi Yaşargil, bu bilginin doğru olmadığını, ikisinin de ailelerinin imkânlarıyla yurt dışına gittiklerini açıkladı.[3] Ankara ve Cambridge üniversitelerinde Latince ve Yunanca okudu. Çeşitli elçiliklerde çevirmenlik, Londra’da BBC’nin Türkçe bölümünde spikerlik yaptı. Askerliğini Kore’de yaptı. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra bir süre Bodrum ve Marmaris'te turist rehberi olarak çalıştı. Ardından bağımsız çevirmen ve şair olarak yaşamını İstanbul’da sürdürdü. 1956 yılında Güler Yücel ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı (Güzel ve Su) ve bir oğlu (Hasan) oldu.

Son yıllarında Eski Datça’ya yerleşti ve her hafta Leman, her ay Öküz dergilerinde yazıları ve şiirleri yayımlandı. 1996 yılında kurulan Emek Partisi'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı. Şairin "Hava döndü" şiiri EMEP'in parti marşı olarak kullanılmaktadır. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel`e hakaretten de yargılanan Yücel, 18 Nisan 1999 seçimlerinde Özgürlük ve Dayanışma Partisi`nin İzmir 1. sıra milletvekili adayı oldu. 12 Ağustos 1999 gecesi ölen şair, çok sevdiği günebakan çiçekleriyle uğurlanarak Datça'ya defnedildi.[4][5]

Sanat Hayatı:

Can Yücel, 1945-1965 yılları arasında Yenilikler, Beraber, Seçilmiş Hikayeler, Dost, Sosyal Adalet`, Şiir Sanatı, Dönem, Ant, İmece ve Papirüs adlı dergilerde yazdı. Daha sonraları Yeni Dergi, Birikim, Sanat Emeği`, Yazko Edebiyat ve Yeni Düşün dergilerinde yayımladığı şiir, yazı ve çeviri şiirleri ile tanınan Yücel, 1965`ten sonra siyasal konularda da ürün verdi. 12 Mart 1971 döneminde Che Guevara ve Mao'dan çeviriler yaptığı gerekçesiyle 15 yıl hapse mahkûm oldu. 1974'te çıkarılan genel afla dışarı çıktı. Dışarı çıkışının ardından hapiste yazdığı Bir Siyasinin Şiirleri adlı kitabını yayımladı. 12 Eylül 1980 sonrasında müstehcen olduğu iddiasıyla "Rengahenk" adlı kitabı toplatıldı.

1962'de İngiltere'deyken, 1709 yılından kalma, Latin harfleriyle taş baskısı olarak basılmış bir Türkçe dilbilgisi kitabı bulması geniş yankı uyandırdı.

Can Yücel, taşlama ve toplumsal duyarlılığın ağır bastığı şiirlerinde, yalın dili ve buluşları ile dikkati çekti. Can Yücel'in ilham kaynakları ve şiirlerinin konuları; doğa, insanlar, olaylar, kavramlar, heyecanlar, duyumlar ve duygulardır. Şiirlerinin çoğunda sevdiği insanlar vardır. 'Maaile' şairin kitaplarından birine koyduğu bir ad. Can Yücel için ailesi çok önemlidir: eşi, çocukları torunları, babası.. Bu insanlarla olan sevgi dolu yaşamı şiirlerine yansımıştır. 'Küçük Kızım Su'ya', 'Güzel'e', 'Yeni Hasan'a Yolluk', 'Hayatta Ben En çok Babamı Sevdim' bu sevgi şiirlerinden bazılarıdır.

Can Yücel ayrıca Lorca, Shakespeare, Brecht ve Wilde gibi önemli yazarların oyunlarından çeviriler yaptı. Shakespeare çevirileri (Hamlet, Fırtına ve Bir Yaz Gecesi Rüyası) aslına bağlı kalmayan, eserleri topluma aktarma amacıyla yaptığı çevirilerdir. Shakespeare'in ünlü 'to be or not to be' sözünü 'bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin' şeklinde Türkçeleştirmiştir. 1959'da ilk baskısı yayımlanan 'Her Boydan' adlı kitabında dünya şairlerinin şiirlerini serbest ama çok başarılı bir biçimde Türkçeye çevirmiştir.

12 Ağustos 1999 tarihinde vefat eden Yücel'in cenazesi dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina'nın katkıları ile Datça'ya getirildi ve 17 Ağustos 1999 tarihinde 1999 Gölcük depreminin meydana geldiği tarihte defnedildi.[2] Ölüm yıldönümlerinde anma törenleri, "şarap" içiliyor gerekçesi ile Datça Belediyesi tarafından yapılmadı.[6] "Mekanım Datça Olsun" isimli bir kitap yazması ve yayınlaması nedeniyle, mezarı Datça şehrine defin edilen Yücel'in mezarı, Datça'da adına tören düzenlenmemesi ve başka yerlerde yapılan törenler nedeniyle yıkıma uğratıldı ve mezar taşı parçalandı.[6][7] Mezarı yakınında bulunan "Can Evi" isimli alan ise, bu yıkımın ardından kapatıldı.[6]

Eserleri:

Can Yücel'in Eski Datça'daki evinin bahçesinde, üzerinde imzasının bulunduğu taş.

Yazma (1950)

Her Boydan (Çeviri Şiirler) - 1957

Sevgi Duvarı (1974)

Bir Siyasinin Şiirleri (1974)

Ölüm ve Oğlum (1976)

Şiir Alayı (ilk dört şiir kitabı) - 1981

Rengâhenk - (1982)

Gökyokuş - (1984)

Beşibiyerde (ilk beş şiir kitabı) - 1985

Canfeda - (1985)

Çok Bi Çocuk - (1988)

Kısa Devre (1990)

Kuzgunun Yavrusu (1990)

Gece Vardiyası - (1991)

Güle Güle - Seslerin Sessizliği - (1993)

Gezintiler (1994)

Maaile - (1995)

Seke Seke - (1997)

Alavara - (1999)

Mekânım Datça Olsun - (1999)

Çevirileri:

Hatırladıklarım - Eleanor Roosevelt - SEÇİLMİŞ HİKÂYELER DERGİSİ - Ankara - 1953

Yeni Türkiye Bir Garp Devleti - Georges Duhamel - 1956

Herboydan: Dünya Şiirinden Seçmeler - Seçilmiş Hikayeler Dergisi - 1957

Anne Frank'ın Hatıra Defteri - Anne Frank - Dost Yayınları - Ankara - 1958

LORD STRATFORDUN TÜRKİYE HATIRALARI - STANLEY LANE POOLE - 1959

Muhteşem Gatsby (The Great Gatsby, F. Scott Fitzgerald), Ağaoğlu Yayınevi - 1964

Lenin Petrogirad'da - Sosyalist Akımın Gelişmesi - EDMUND WILSON - Ağaoğlu Yayınevi - 1967

Gerilla Harbi - MAO TSE TUNG - Ernesto Che Guevara - Payel - 1967

Küba'da Sosyalizm ve İnsan - Ernesto Che Guevara - Payel - 1967

Siyah İktidar - Stokely Carmichael - Ant Yayınları - 1968

Salozun Mavalı (Peter Weiss) - Yöntem Yayınları - 1972

Yeni Başlayanlar İçin Marks - Rius - Vardiya Yayınları - 1977

Kafkas Tebeşir Dairesi - Bertolt Brecht - İzlem Yayınları - İstanbul - 1980

Bahar Noktası (Bir Yaz Gecesi Rüyası'nın çevirisi) - Shakespeare - Ağaoğlu Yayınevi - 1981

Şvayk Hitler'e Karşı - Bertolt Brecht - İzlem Yayınları - 1982

Snoopy - Bir Fıstık Kitabı - Charles M. Schulz - Kaktüs - 1983

Hamlet - Shakespeare - Papirüs Yayınları - 1996.

Batı Yakasının Hikâyesi - ARTHUR LAURENTS - Gözlem Yayıncılık - 1988

Kızıl Komser - Yaroslav Haşek - Cem Yayınevi - 1991

Snoopy Kar Korkusu 2 - Charles M. Schulz - Papirus Yayınları - 1991

Fırtına - William Shakespeare - Adam Yayınları - 1991

Maksat Samimiyet (Oscar Wilde) - İş Bankası Yayınları ISBN 978-605-295509-3 - 2018

Admin 2

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34