Öne Çıkanlar deprem bölgesi Yalova üniversitesi 14 polis yaralandı fay hattı kırık oluşturmadı fay hattı

Bu haber kez okundu.

Doğu Akdeniz Krizi Diplomasiyle Çözülmeli

GEREKSİZ MASRAFA GİRMEYELİM

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesinden Ceyhun Çiçekçi: “Yunanistan, askerî yetenek ve kapasite anlamında Türkiye’nin dengi değil. Askerî eylemler fuzulî girişim olarak kalır. Yunanistan’ın bizi gereksiz masrafa sokmasına imkân verilmemeli. Diplomatik yöntemlere ağırlık verilmeli.”

CAZİBE MERKEZİ HALİNE GETİRİR

“Her ne kadar asker-millet olgusunu sosyolojik olarak diri tutsak da dış politikada seçeneklerimizin ne denli fazla olduğunu aklımızda tutmalıyız. Bu yaklaşım toplumumuzun ekonomik refahına ve hayat kalitesine yansıyarak da Türkiye’yi bir cazibe merkezi haline getirir.”

Gerilim büyüyor

Times gazetesi, “Doğu Akdeniz’de enerji rezervleri üzerindeki gerilim büyüyor” başlıklı haberinde, Yunanistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Girit Adası yakınlarında askerî tatbikatlara başlarken, Türkiye’nin doğalgaz yatakları arayışını genişlettiğini yazdı. Times, Ankara ile Atina arasında çıkan krizin, diğer bölgesel güçleri de içine çektiğini belirtti.

Diyalog penceresini açık tutun

Türkiye ve Yunanistan’ın tatbikat açıklamasıyla Doğu Akdeniz’de gerginlik tırmanırken Atina ve Ankara’yı ziyaret eden Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas, "Gerginliğin tırmanması bütün taraflara sadece zarar verir" dedi.

***

Doğu Akdeniz krizi diplomasiyle çözülmeli

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nden Ceyhun Çiçekçi, Doğu Akdeniz’deki krizin askerî yöntemlerle değil, diplomasiyle çözülmesi gerektiğini belirtti.

Atina ile yaşanan gerilime değinen Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nden Ceyhun Çiçekçi ‘Diplomatik yöntemlere ağırlık vermemiz gerekiyor. Yunanistan’la yaşadığımız süreç, bizlere bu açıdan çeşitli dersler veren bir içerik sunuyor’ diyor. Çiçekçi Karar’da yazdığı yazıda, “Asker-millet olgusu, toplumsal karşılığı olması hasebiyle, ülkemizde sıklıkla kullanılagelen bir yakıştırmadır. Her ne kadar sınırları muğlâk bir kavram olsa da Türk milletinin askeri yatkınlıklarına ve kökenlerine vurgu koymaya çalışır. Bu bağlamda bakıldığında, tarihselleştirilen ‘asker Türk’ mitini de güçlendiren bir etkiye sahiptir. Ayrıca her yeni dış politika krizinde de kolayca akla gelen ilk seçeneğin askeri yöntemler olmasını sağlar. Bir başka ifadeyle, Türk devletinin son seçenek olarak görülmesi gereken askeri yöntemleri, bir nevi “sosyolojik bir hazır kıt’a olma halini” de hesaba katarak, öncelemesine ve diplomatik yönlerden yeterli tedbirleri almamasına zemin hazırlar” dedi.

Uluslar arası hukuka dayanması önemli

Türkiye’nin yaptığı anlaşmaların uluslar arası hukuka uygun olması gerektiğinin altını çizen Çiçekçi, “Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki ulusal iddialarımızın ve bunlara istinaden yaptığımız anlaşmaların uluslar arası hukuka dayanması önemlidir. Anlaşıldığı kadarıyla Türkiye, Libya ile yaptığı anlaşmayla bu kıstası sağlamaktadır. Bir diğer husus, Yunanistan’ı girişeceği eylemlerden caydırabilmektir. Şayet caydırabilirseniz askeri önlemlere ihtiyacınız kalmayacaktır. Bu caydırıcılığı da salt askerî yeteneklerinizi sahaya sürerek elde etmenize gerek yoktur. Çünkü bu yöntem, zaten maliyetlidir. Yapacağınız işbirlikleri, söz konusu caydırıcılığa katkı yapacaktır” ifadelerini kullandı.

Denk değiller

“Yunanistan, Türkiye’nin askerî yetenek ve kapasite anlamında dengi değildir”  diyen Çiçekçi, şöyle devam etti: “Bu bağlamda girişilen askeri eylemler, yine fuzulî birer girişim olarak kalacaktır. Bir diğer ifadeyle, Yunanistan’ın bizi “gereksiz masrafa” sokmasına imkân verilmemelidir. En nihayetinde Yunanistan, bölgesel ve küresel destekleyicilerine yaslanarak bu denli pervasız hareket edebilmektedir. Türkiye’nin de asıl ihtiyacı, askeri yetenek ve kapasitesini sahaya sürmekten ziyade, bölgesel ve küresel işbirliklerini geliştirerek “Yunan tehdidini” daha başından sönümlemektir.”

AskerÎ eylemlerden kaçınalım

Çiçekçi sözlerini şu şekilde tamamladı: “Son söz olarak tekrar hatırlatmakta fayda var. Diplomatik yöntemlere ağırlık vermemiz gerekmektedir. Yunanistan’la yaşadığımız süreç, bizlere bu açıdan çeşitli dersler veren bir içerik sunuyor. Her ne kadar asker-millet olgusunu sosyolojik olarak diri tutuyor olsak da dış politikada seçeneklerimizin aslında ne denli fazla olduğunu aklımızda tutmalıyız. Potansiyel diplomatik girişimleri tüketmeksizin askeri eylemlere başvurmaktan kaçınmalıyız. Kuşkusuz bu yaklaşımın topyekûn uygulanması, orta ve uzun vadede toplumumuzun ekonomik refahına ve hayat kalitesine yansıyarak da Türkiye’yi bir cazibe merkezi haline getirecektir.”

***

Gerilim büyüyor

İngiliz Times gazetesi, “Doğu Akdeniz’de enerji rezervleri üzerindeki gerilim büyüyor” başlıklı haberinde, Yunanistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Girit Adası yakınlarında, askerî tatbikatlara başlarken, Türkiye’nin doğalgaz yatakları arayışını genişlettiğini yazıyor. BAE’nin Girit’in güneyi, batısı ve doğusundaki manevralarda yer alması için dört F-16 savaş uçağı gönderdiğini söyleyen Times, Yunan fırkateynlerinin ve F-16’larının da katıldığını ve 12 gün önce, Yunanistan ve Fransa bölgede ortak tatbikat yaparken, bir Türk fırkateyninin bir Yunan gemisiyle çarpıştığı olayın bir benzerinin yaşanması riskinin arttığını vurguluyor. Gazete, bu sırada Ankara’nın Oruç Reis gemisinin bölge yakınlarında doğalğaz yatakları arama misyonunun Perşembe gününe kadar uzattığını aktarıyor. Times, geminin bölgeye Türk donanmasına ait beş geminin eskortu eşliğinde girdiğini ve Ankara ile Atina arasında çıkan krizini, diğer bölgesel güçleri de içine çektiğini belirtiyor.

***

Diyaloğu açık tutun

AB’nin Dönem Başkanı Almanya Doğu Akdeniz’de sismik araştırmalar dolayısıyla Türkiye ve Yunanistan arasındaki gerginliğin dinmesi için arabuluculuk yapıyor.

Alman Dışişleri Bakanlığı Maas’ın Atina ve Ankara ziyaretiyle ilgili açıklama yaptı. Açıklama Maas’ın ziyaretle ilgili görüşlerine yer verildi. Açıklamada Maas, “Türkiye ve Yunanistan NATO müttefiklerimiz. Doğu Akdeniz’deki doğalgaz arama faaliyetleriyle ilgili tartışmalı konular sadece devletler hukuk temelinde ve birlikte içten diyalogla çözülebilir. Gerginlikler sadece Türkiye ile AB arasındaki ilişkiyi sıkıntıya sokmakla kalmıyor. Gerginliğin tırmanması bütün taraflara sadece zarar verir, özellikle de bölgedeki taraflara” dedi. Yunanistan’la Türkiye arasındaki diyalog penceresinin açık kalmaya devam etmesi, kapanmaması gerektiğini vurgulayan Maas, “Bunun için yeni provokasyonlar yerine gerginliğin dindirilmesine dönük adımlara ve doğrudan görüşmelerin başlamasına ihtiyacımız var. Bunu elimizden geldiğince desteklemek istiyoruz” şeklinde konuştu.

İstanbul - Yeni Asya

admin 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34