Öne Çıkanlar Ataşbak Rekortmen Atletleri Kabul Etti Adana Sanayici ve İş Adamları Derneği (ADSİAD) Başkanı Süleyman Sönmez vücuda zarar veren ilaç 11 Mart 2016 Seyhan Nöbetçi Eczane Şampiyon Kupasına Böyle Kavuştu Haberi

Bu haber kez okundu.

Mansur Yavaş'tan gündeme dair açıklamalar

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Habertürk'te yayınlanan Türkiye'nin Nabzı programında Didem Arslan'ın sorularını yanıtlıyor.

Yavaş'ın öne çıkan ifadeleri şöyle:

Sinan Aygün'ün istifası

"(Sinan Aygün'ün istifası) Benim tarzıma uygun değil ama kolay kazanmaya alışmış kişi ile kanunları uygulayan kişi arasında bir tartışma söz konusu. İmar planından dolayı mahkemenin iptal etmesi var. İçerisinde bir kısım hileli davranışlar var. Meclisten bu kararlar geçerken plan notlarının saklanması gibi deştikçe ortaya saçılan şeyler var. Bizim Büyükşehirin 35 bin davası var. Benim için 35 davadan bir tanesi. Belediye meclisi karar almıştır, biz bunu temyiz etmemişizdir. Temyiz etme yönünde çok baskı yapıldı. 'Siz yeter ki 'evet' deyin biz AK Parti ve MHP gruplarını ayarlarız' lafları edildi. Açık açık her yerde gitmeyeceğimi ifade ettim. Kendi dilekçelerinde kendisinin 10 defa 20 defa benimle görüşmek istediğini ve benim görüşmediğimi.

"Hayır hiç görüşmedim. Aslında televizyonda tartışılmayan öncesi de var. Temmuz, Ağustos, Eylül ayları olabilir. O günlerde MHP'li belediye meclis üyeleri Sinan Aygün'ün binasının mühürlenmesiyle ilgili üç kez önerge verdiler. Hukuk servisine havale ettim. Bu arada Sinan Aygün görüşmek istedi, görüştük. 'Benim burada müktesep hakkım var, mühürleyemezsiniz' dedi. Ben hukuk müşavirini yanımıza çağırdım. 'Ben Sinan Aygün'ün düşmanı falan da değilim. Siz bir inceleyin' dedim. Hukuk servisimiz Danıştay 6. Daire'den emekli hakimle görüşüp mütalaa aldı. Biz o zaman mühürlemedik.

"Kendisinin 2.1 emsale göre inşaat ruhsatı aldığını, mahkemenin ruhsat etmediğini, dolayısıyla dava sonuçlanıncaya kadar mühürlenmemesi gerektiğini iddia etmiş. Bu arada hızlı hızlı bir şekilde fırsatçılık yaparak binanın inşa seviyesi yükselmiş.

"(Sözkonusu avukat Sinan Aygün'le çalışıyor bildiğim kadarıyla? Bu ne kadar etik?) Değil tabii ki. Yeni haberimiz oldu. Önceden Sinan Aygün'le çalıştığını bilmiyordum. Bu olay ortaya çıkar çıkmaz kendisini azlettik. Haklı bir sebebiniz yoksa azledemiyorsunuz. Dava devam ediyor benim 2.1'e göre ruhsatım var, mahkemede de iptal etmediği için mühürleyemezsiniz demiş. Benim dönemimde MHP'li üyeler 'bunu mühürleyin' deyince, hukuk danışmanı incelletti, 'evet müktesep hak olmuş olabilir' dediler. Mahkemenin tebligatının bize verilmemiş olması da bir başka boyut. Neden mühürlenmedi sorusunun cevabı Mimarlar Odası'nın açtığı ayrı davadan geliyor. Belediye meclisi kararı alınca, gelip dilekçe veriyor, niye mühürlemediniz diyor. Mustafa Tuna zamanında 'Hayır mühürlemeyeceğiz' deniliyor. Dava açılıyor ve Mimarlar Odası açıyor ve ruhsatsız olunca biz de mühürlüyoruz.

"(Okul konusu) Hiç gündeme gelmedi. Kendisine ters ve kötü davranışım olmadı. Ben sadece hukuku uygularım dedim. Hukuk müşavirimizi çağırdım, 'bakın Sinan Aygün'ün müktesep hak talepleri var, MHP'nin de mühürleyin talebi var. Siz mütalaa alın' dedim. 30 gün içerisinde mahkeme kararlarını uygulamak zorundasınız. Olayların birçoğu teknik konular. Bakıyorum televizyona insanlar çıkıyor. Emsal, mahkeme kararı nedir bilmiyor. Aramızda bir ihtilaf yaşandı, beni savcılığa şikayet etti. Biz de kendisinden şikayetçi olduk. Bir kısım medya şu anda dava görüyor, kendi kendine infaz ediyor.

"Bunu mahkemede tartışacağız. Bana haber gönderdi, televizyonunda çıkalım diye. 'Biz hakimin moderatörlüğünde tartışacağız' dedim. Ben kesinlikle istinafa gitmeyeceğimi söyledim. Şimdi Sinan Aygün'ün söylediklerine itibar ediliyor da benim söylediklerime itibar edilmiyor.

"(Melik Gökçek) Bu soruyu soran Beyaz TV muhabiri. Sürekli görüşüyorlar. Artık Melih Bey işi gücü bıraktı, sürekli internetten hakaret üzerine hakaret ediyor. Kendisini muhatap almıyoruz. Bütün belediye meclis kararlarında plan notları saklanmış. Benim görevi devraldığımda yüzde 30. Asıl kıymetli yer aşağısı. Mahkeme kararı bozuyor. Biliyor ki inşaat durdurulacak. Mayıs ayında inşaat seviyesi yüzde 60. Her işi bırakmış AVM'ye yüklenmiş. Ben başkasının para hırsıyla, kazancıyla uğraşacak halim yok. Mantık şuydu Ankara'da, biz seçilinceye kadar, kim gelirse gelsin işimizi hallederiz, yok artık böyle bir şey. 8 ay boyunca bir tane imar rantı kararı geçmedi.

"Bu rant düzenini bozacağım. Şu anda buralarda rantlar çok yüksek, kıyamıyorlar. 1 kat aşağı olmasını bile kıyamıyorlar. Para her şey değil. Danıştay diyor ki, buraya bu kadar inşaat yaptırırsanız Eskişehir yolu felç olur diyor. İddia ediyorum. Mahkeme kararları versin kararların hepsini uygulayacağız. Yoksa ben kimsenin düşmanı değilim. Tahminimi söylüyorum, birdenbire şikayet edip arayı bozmasının sebebi şu anda Çevre Bakanlığı'ndan ümidi var. Böyle ortamda, mahkeme kararı var, Çevre Bakanlığı niye arttırsın bunu? Çevre Bakanlığı niye şehre karşı işlenen suçlardan bir tanesini işlesin. İçişleri Bakanlığı Mansur'u görevden alır, biz de kurtuluruz diye düşünmüşler. Seçimden önce de denediler. Seçimin bittiğinin farkında değiller. Ankara halkına hukuka uygun bir şekilde hizmet etmekten başka bir şey düşünmüyoruz.

KAYNAK: YENİ ASYA

ADMİN 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34