Öne Çıkanlar .ankara.çocuklar Cağaloğlunda yangın Ayşe Köksalan kansere çözüm ampülnet

Bu haber kez okundu.

BİR TABAK İNCİRLE KUR'AN KURSU YAPTIRAN İHTİYAR KADIN


Anadolu’da bir ilçede müftüydüm. Günlerden cumartesi. İlçenin pazarı da o gün kurulur. Daireler kapalı. Evde oturacağıma müftülüğe gideyim dedim. Daireye vardım, bir çay demledim, camdan dışarı bakıyorum. Bahsettiğim pazar, müftülüğün biraz ilerisinde kurulur. Kimi almaya, kimi satmaya, herkes pazara geliyor. Kalabalık. Müftülüğün karşısında bir bakkal var.
Ben camdan ilçenin cumartesi günlerine mahsus bu hareketli vaziyetini seyrederken, lüks bir otomobil gelip, bakkalın önüne park etti. Bakkal bir hışımla çıktı;
- Yok, arkadaş dükkânın önüne park etme! dedi.
Zaten pazar kurulduğu için, bakkala giden gelen yok. Bir de dükkânın önü kapanacak diye adamcağız iyice asabileşti. Arabanın sahibi de haklı;
- Yahu burada park yasağı mı var? Niye park etmiyormuşum? diye çıkıştı. 
Baktım gereksiz bir münakaşa çıkacak. Hemen indim, arabanın sahibine;
- Arkadaş, bugün ilçenin pazarı var. Gelen-giden çok. Bakkal, belki satış yaparım diye dükkânın önü kapansın istemiyor. Arabana zarar gelmesin, müftülüğün bahçesinde müsait park edecek yer var. Ben kapısını açayım, oraya koy dedim.
- Olur! dedi.
Arabayı park ettikten sonra;
- Yukarıda çay demledim, tek başıma içiyorum, istersen buyur birlikte içelim dedim.
- Olur, içelim. dedi. Teşekkür etti.
Yukarı çıktık. Bir yandan çaylarımızı içiyor, bir yandan tanışıyor, konuşuyorduk.
O sırada müftülüğün kapısı açıldı. İçeriye elleri titreyen yaşlı bir hanım girdi. Elinde tek sıra dizilmiş bir tabak incir.
- Oğlum, müftülüğün kapısını açık gördüm de içeri girdim. Kusura bakmayın. Ben bu incirleri bizim bahçeden topladım. Pazara satmaya götürüyorum. Parasını da kız Kur’ân kursu yaptırırsınız diye sana getireceğim dedi.
Bir tabak incir. 1 kilo ya gelir, ya gelmez. Kur’ân kursu yaptırmak için onu getirip hayır olarak müftülüğe verecek.
Duygulandırıcı bir samimiyet, niyet ve arzu…
Ben dondum kaldım. Misafirim de duygulandı. Hanıma dedi ki:
- Kaça satıyorsun?
Kadıncağız mütevekkil:
- Ne verirseniz? dedi.
Adam da coştu:
- Peki, bir Kur’ân kursu yaptırmaya verir misiniz? 
Yâ Rabbî!..
Bir tabak incir ile bir Kur’ân kursu…
Adam bu güzel niyeti gerçekleştirmek için harekete geçti. O kadıncağızın arzusu gerçek oldu…
Siz ne derseniz deyin, bunun adı samimiyetten başka bir şey değil. Samimiyetle ve ihlâsla istersen, Mevlâ’m karşılığını hemen, fazlasıyla verir. 
Kadıncağız, istemiş, gönülden arzu etmiş. "Benim ne imkânım var ki?" diye düşünmemiş. "Bir tabak incirden ne olur?" dememiş, onu toplamış. "Bana gülerler" dememiş, yola koyulmuş. Bunlar hep bereketin sırları…"
Alıntı                                                       

Admin 2

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34