Öne Çıkanlar Cağaloğlunda yangın Ayşe Köksalan kansere çözüm .ankara.çocuklar ampülnet

Bu haber kez okundu.

Öğretmen Dediğin | Sınıf Arkadaşının Saatini Çalan Çocuk

Herkes öğretmen olur da muallim olmak zordur. Öğrencinin gönlüne dokunmak, hayatlarına bir tohum ekebilmektir muallim olmak.

Genç bir öğretmen anlatıyor:

Ben küçük bir öğrenciydim. Benim zamanımda kol saati çok önemliydi. Öyle herkesin olmazdı. Bir gün arkadaşlarımızdan birisine babası kol saati almış, o da okula gelirken takmış koluna. Hepimiz çok beğendik. Ben de nasıl kıskanmış ve imrenmiştim. İçim geçti adeta. Benim asla böyle bir saatim olmayacaktı. Bu saat benim olmalıydı.

Karar verdim. Beden eğitimi dersinde soyunurken nereye koyduğuna dikkat ettim ve yavaş davranarak soyunma odasından en son ben çıktım. Çıkmadan önce de cebinden alıp benim cebime koydum. Dersten sonra arkadaş saatin çalındığını anladı; şaşırdı, ceplerini birkaç kere aradı, çok üzüldüğü belliydi. Çalındığına kanaat getirince gidip öğretmenimize anlattı. Sınıfa girip herkes yerine oturunca öğretmenimiz şunu söyledi:

‒ Arkadaşınızın saati kaybolmuş, bulan varsa sahibine versin.

Pişman olmuştum, ama utancımdan ben buldum da diyemedim, aldım da. Herkes beni hırsız olarak bilecek ve ömrümün sonuna kadar bu damga silinmeyecekti. Söyleyemedim. Bir süre bekleyen öğretmenimiz farklı yönteme başvurdu. Hepimizin tahtaya çıkmasını ve tek sıra olarak yan yana dizilmemizi istedi. Arkası dönüktü. Bize bakmamaya özen gösteriyordu. O halinde talimat verdi:

‒ Herkes gözlerini kapatsın ve sakın ben açın deyinceye kadar kimse açmasın.

Saati çalınan arkadaştan da sıraya girmesini ve gözlerini kapatmasını istedi. Az sonra ceplerimize bakacağını söyledi. Bu benim hayatımın en utanç verici anlarıydı. Yer yarılsa gönüllü atlardım herhalde. Şimdi yakalayacak ve rezil olacaktım. Belki disipline verecekti, belki okuldan atılacaktım…

Öğretmenimiz ceplerimizi teker teker arayarak saati bende buldu. Aldı hiçbir şey demeden yanımdaki arkadaşıma “Sıra sende, senin ceplerine bakacağım.” dedi. Öncekilere de öyle diyordu, sonrakilere de öyle dedi…

Öğretmenimizin “Tamam gözlerinizi açabilirsiniz” demesi ile açtık ve yerlerimize oturduk. Soru sormamızı istemedi. Öğretmen her zamanki gibi derse devam etti. Bana hiç bakmamıştı bile. Ne o gün ne de sonraki günlerde benim aldığımı belirten hiçbir hareketini, imasını, bakışını görmedim. Buna hem seviniyor hem de merak ediyordum, anlam veremiyordum…

Yıllar geçti, ben de öğretmen oldum ve bir gün öğretmenimle karşılaştım. Kendisine o günü hatırlatarak sordum:

‒ Hocam, o gün çalan ben olduğumdan o saati benim cebimde bulmuştunuz. O gün benim gururumu incitmediniz. Tek bir kelime etmediniz. Ders anlatırken kızgın üzgün bir halde yüzüme bile bakmadınız. Beni incitmek mi istemediniz; neden öyle yaptınız?

Hayatımda unutamayacağım ders içinde ders veren şu cevabı verdi:

‒ Evladım, ben ertesi gün o olayı unutmuştum, sen şimdi anlatınca hatırladım. Siz gözlerinizi kapattığınızda ben de gözlerimi kapatmıştım...

Bu kısa hikaye Peygamber efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v) şu sözlerini hatırlattı, "Kim bir müslümanın ayıbını bu dünyada örterse, Allah'ta dünya ve ahirette onun ayıbını örter"

Said Nursi hazretleri öğretmenler hakkında şöyle demiştir. "Şu zamanın dindar bir muallimine, eski zamanın velîleri nazarı ile bakıyorum. Çünkü eski zamanda dinî terbiye ebeveyne verilmişti, bu zamanda o vazife muallimlere verilmiş. Muallimin iyisi çok iyi, fenası da çok fena. Çünkü masum çocuklar muallimlerine çok dikkat ederler, âdeta mıknatıs gibi hocalarından ne görürse, iyiyi de, fenayı da çekerler. Muallimin iyisi minare başında, kötüsü kuyu dibindedir. Muallimler için ortası yoktur, ya âlay-ı illiyyînde veya esfel-i sâfilîndedirler’ derdi."

Admin 2

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34