Öne Çıkanlar Rize Çayeli Ali SAĞIR ve Mehmet BİLGİÇ hakkında Basın Açıklaması 12 Nisan 2017 Euro Ne Kadar Şeyma Altay Galeriden satılık ikinci el Gri renk

Bu haber kez okundu.

Beslenmede Helâl Arayışları (1)

İnsanlık âlemi hayatın sağlıklı devam ettirilmesinde bir asra yaklaşan bir zamandan beri büyük zorluklar ve çözülemeyen problemlerle karşı karşıya bırakılmıştır.

Ayrıca bu çözümsüzlüğün paralelinde Müslümanların helâl, haram ve şüpheli gıdalar problemi de çok karışık bir hale getirilmiştir. Gıda maddelerindeki meydana gelen karmaşa çeşitli hastalıklar, günahlar ve duâların kabul edilmemesi sonucunu doğurmaktadır. Çünkü bir Müslümanın ağzına aldığı lokmanın helâl olmasındaki sorumluluğu farz derecesindedir.

Bilmek zorundayız ki, vücudumuza girecek lokmayı ağzımıza almadan kaynağını ve özelliklerini bir iki saniye düşünüp, sorgulamamız bu zamanda bir cihad-ı manevî hükmüne geçmiştir. Haram ve şüphelilerden sakınarak, helâl ve temiz gıdayı arayıp bulmak bütün Müslümanlara farz-ı ayndır. Haram hale getirilmiş helâlleri bilmemek bir mazeret teşkil etmediğinden, büyük bir sorumluluğu yüklemektedir.

Beslenmede haram ve şüphelilerden dikkatle kaçınılmadığında, ruh âlemine vereceği sıkıntılar, manevî hayatı da etkileyecektir. Böylece helâl, haram paradoksu dünya imtihanında Müslümanların sorumlu oldukları göz ardı edemeyecekleri problemlerin başında geldiği açıkça anlaşılmaktadır.

Helâl ve temiz beslenme emirleri Kur’ân-ı Kerîm’de “Ey insanlar! Yeryüzündeki bütün nimetlerimden helâl ve temiz olmak şartıyla yiyin. Fakat şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o size apaçık bir düşmandır” (Bakara: 168) “Allah’ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin ve kendisine iman etmiş olduğunuz Allah’tan korkun” (Maide: 88) şeklinde belirtilmiştir.

Bu âyetlerin manasını açıklayan ve Hz. Ömer’den (ra) rivayetlerinde Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki: “Herkim ki, uzviyeti haram lokma ile teşekkül etmiştir. Artık Cehennem, o vücuda yaraşan en iyi bir makardır.” (Sahih-i Buhari)

Bir başka hadislerinde: “Allah yolunda sefer yapmış, üstü başı tozlanmış bir adam, ellerini göklere uzatarak ‘Ya Rab, Ya Rab!’ diye yakarıyor. Hâlbuki onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, gıdası haramdır. Böylesinin duâsı nasıl kabul olur?” (Müslim) buyurmuşlardır. Zamanımızda helâl alanının giderek daraltılmaya çalışılması ve haramlara yaygınlık kazandırılması sonucu, dünyanın ekolojik dengesi, nesillerin davranış ve karakterlerinde yıkıcı erozyonlar meydana gelirken, ahlâkta yaygınlaşacak dejenerasyonlar sonucu ahiret hayatının perişan olmasına yol açacaktır.

Beslenmek amacıyla alınan, gıda sektörünün ürünlerinin nasıl üretildiğini ve helâl, haram dairesindeki durumlarını öğrenmeye çalışmak ve bu sıkıntılı girdapta davranışlarımızı kontrol ederek çıkış yollarını aramak ve helâlin izini sürmek amacıyla hep birlikte uzun bir arayışa çıkmak mecburiyetindeyiz. Çünkü, biz inanıyoruz ki Müslümanların en büyük cihadı mutfaklarda verilmektedir.

SAĞLICAKLA KALIN.

KAYNAK: YENİ ASYA

ADMİN 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner38

banner37

banner34